'Yaşamımız enflasyon rakamlarını

   yalanlıyor'

'Yaşamımız enflasyon rakamlarını
    yalanlıyor'
Yusuf Karadaş
Hükümetin 2000 yılı enflasyon rakamını yüzde 39 olarak açıklamasından sonra açıklanan rakamla ilgili tartışmalar sürüyor. Kimi çevreler yüzde 39'luk enflasyonu hükümetin büyük başarısı olarak sunarken bazı çevreler de açıklanan enflasyon oranın bir aldatmaca olduğunu ve halkın gerçek enflasyonunun daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Açıklanan enflasyon rakamının dahi hükümetin hedefinden yüzde 56'lık bir sapma yaşadığının göstergesi olduğunu ifade eden TÜRK-İŞ Malatya İl Temsilcisi ve Tek Gıda-İş Sendikası Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanı Mecit Amaç sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu büyük sapmaya rağmen açıklanan enflasyon oranının halkın satın alma gücü ve belirli tüketim maddeleri esas alındığındığında gerçek enflasyonun yüzde 50-60 düzeyinde olduğu görülecektir.
DİE'nin açıkladığı rakam hükümetin zorlamasıdır. Ismarlama enflasyon geçmişte Tansu Çiller döneminde de yapılmıştı."
Düşüş yansımadı
Açıklanan enflasyonun oranın yaşamlarına nasıl yansıdığını sorduğumuz Tekel taşeron işçisi Mahmut Kaplan, enflasyon yüzde 80 dolaylarında dolaşırken yaşamları nasıldıysa şimdi de aynı olduğunu, sözde düşen oranın yaşmalarında her hangi bir değişikliğe yol açmadığını kaydetti. "Eğer enflasyon yüzde 39 ise bu 30-40 puanlık farkın cebimize girmesi gerkiyor. Son bir yılda soframıza katılan bir şey yok. 50 milyona çalışan adam için enflasyon düşse ne olur, düşmese ne olur?" dedi.
Rakamlarla ilgili illüzyon yaratılarak halkın aldatılmaya çalışıldığını dikkat çeken Tüm Bel-Sen Malatya Şube Başkanı Nurettin Kınık, ne işsizlik, ne büyüme ne de yatırım sorununa çözüm bulunamadığını belirtti. Kınık, enflasyon oranının memur kesimine nasıl yansıdığına ilişkin olarak da, açıklanan rakam ne olursa olsun kendilerinin reel gelirlerinin her yıl gerilediği gerçeğinin açıkça görüldüğünü söyledi.
Rakamlar gerçekçi değil
Çaycılık yapan Niyazi Gelengeç ise somut yaşadıklarının, soyut olarak açıklanan enflasyon oranını yalanladığının altını çiziyor. Çaya, şekere, tüp gaza yapılan zamların yüzde 50'yi geçtiğine değinen Gelengeç, çay satışlarının yarıya düştüğünü, ayrıca her gün bir esnafın kepenk kapatmasının da kendilerini iyice zor duruma ittiğini kaydetti.
Açıklanan enflasyon oranını gerçekçi bulmayan Elektrikçi Deniz Erkuş, "Neye dayanarak enflasyon düştü diyorlar, bilmiyorum. Piyasadaki durgunluğu mu enflasyonun düşmesi olarak açıklıyorlar, anlamıyorum. Hükümetin işçisine, memuruna sıfır zam dayatarak, tarım ürünlerine kota koyarak enflasyon sorunun çözmek yerine, halkı yoksullaştırıyor" dedi.
Üç yıllık Üniversite Öğrencisi Hasan Çolak ise, 2000 yılında çektiği ekonomik sıkıntıları daha önceki yıllarda çekmediğini, daha önce 35 milyon kira öderken şimdi ev kiralarının 75 milyona çıktığını, geçen yıllarda arada bir sinemaya gidebildiğini, kitap alabildiğini, şimdi ise günlük gazete almakta bile zorlandığını" belirtti. Çolak, IMF'ye bağlı bir ekonominin sorunlardan kurtulamayacağını düşündüğünü vurguladı.
www.evrensel.net