Gerçekler gizlenemiyor

DU mermilerinin kansere yol açmadığına dair açıklamalarda bulunmaya devam etse de, kamuoyona yansıyan ve bugüne kadar gizli tutulmuş raporlar, bu açıklamaları yalanlıyor.

Gerçekler gizlenemiyor
Ufuk Altun
ABD ve NATO'nun, seyreltilmiş uranyum (DU) içeren mermilerin kansere yol açmadığı ve Kosova'da radyasyon izine rastlanmadığına ilişkin yalanları çabuk açığa çıktı. Almanya'da yayınlanan Tageszeitung gazetesinin Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerinden elde ettiği bir belgeye göre, BM'li uzmanlar, savaşın ardından DU mermilerinin kullanıldığı 11 bölgeden 8'inde yüksek orada radyasyona rastladılar.
Gazetenin dünkü sayısında yayınlanan rapor, BM'nin çevre koruma örgütü UNEP tarafından hazırlandı. Önümüzdeki mart ayında kamuoyuna açıklanacak raporda, Kosova'da uranyum içeren mermilerden çevreye radyasyon yayıldığı tespit edildi. Bölgede araştırmalar yapan UNEP grubuna başkanlık eden Finlandiya eski Çevre Bakanı Pekka Haavisti, son günlerde kamuoyunu meşgul eden iddiaların doğruluk yanı olduğunu söyledi.
NATO, UNEP'i engellemeye çalıştı
UNEP çevresinden verilen bilgilere göre, BM tarafından savaşın bölgedeki ekolojik dengeyi nasıl etkilediğine dair araştırma yapmakla görevlendirilen UNEP grubu, geçtiğimiz kasım ayına kadar NATO tarafından engellendi. UNEP'in istediği bilgileri vermeye yanaşmayan NATO, kuruluşun ısrarlı tutumu üzerine, DU mermilerinin kullanıldığı bölgeleri gösteren haritayı sonunda verdi.
NATO tarafından verilen harita doğrultusunda bölgede araştırma yapmak isteyen gruba, NATO, DU mermilerinin kullanıldığı 112 bölgenin sadece 11'inde inceleme yapma izni verdi. Bu 11 bölgede incelemeler yapan grup, 8 bölgede yüksek oranda radyasyon izine rastladı. Uzmanlar, radyasyon izinin yanı sıra bölgede patlamamış DU mermileri de buldu. Mermiler, grubun içinde yer alan Amerikalı uzmanları da şaşkına uğrattı. Zira patlamamış mermilerin, Körfez Savaşı'nda kullanılan mermilerden çok daha büyük ve imha gücüne sahip olduğu ortaya çıktı.
Bölgedeki radyasyon oranının, NATO ve ABD'nin açıklamalarının aksine çevre ve insan sağlığı açısından endişe verici boyutlarda olduğunu tespit eden grup, raporunda bölgenin derhal halka kapatılmasını ve bölgede geniş çaplı güvenlik ve temizlik çalışmalarının başlatılmasını öneriyor.
Pentagon engeli
Öte yandan, ABD'li sağlık ve çevre koruma uzmanlarının DU mermileri üzerine yapmak istedikleri tüm araştırmaların, Savunma Bakanlığı Pentagon tarafından engellendiği de ortaya çıktı. Bu doğrultuda ABD Senatosu tarafından görevlendirilen Ulusal Tıp Merkezi bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyeti, geçtiğimiz temmuz ayında Senato'ya sunduğu raporunda, araştırmalarının Pentagon tarafından engellendiğini belirtti. Raporda, engellemeler nedeniyle DU mermilerinin herhangi bir hastalığa yol açıp açmadığının tespit edilemediği kaydedildi.
Gizli raporlar açıklanmalı
UNEP uzmanları, DU mermilerinin dış cephesindeki uranyum oranının insan ve çevre sağlığını tehdit edip etmediği yönünde net bir açıklama yapamıyor. Ancak, asıl tehlikenin mermilerin patlamasından sonra ortaya çıktığına işaret ediyorlar. Bölgeden toprak ve su örnekleri alan uzmanlar, patlamanın ardından toz haline gelen uranyumun toprağa, havaya ve suya karıştığını ve bu yolla insan bünyesine girerek, kanser ve diğer hastalıklara yol açtığını tahmin ediyorlar. Patlamanın ardından çevreye yayılan zehirli uranyum tozlarının insan bünyesini ve çevreyi hangi oranda etkilediğinin bilinmediğini kaydeden uzmanlar, bunun ancak NATO ve Pentagon'un gizli tuttuğu belgeleri uzmanların incelemesine sunduğu takdirde ortaya çıkacağını vurguluyorlar.
SON GELİŞMELER

İspanya'da 8 asker kanser
İspanya Savunma Bakanı Federico Trillo'nun, Kosova'da görev yapmış İspanyol askerinde, seyreltilmiş uranyumdan kaynaklanan kanser vakalarına rastlanmadığını açıklamasına rağmen, en az 8 askerin kansere yakalandığı açıklandı. El Mundo gazetesinin haberinde, Bosna ve Kosova'da görev yapan İspanyol askerlerinden en az 8'inin kansere yakalandığı belirtildi.
"Askeri Savunma Bürosu" adlı derneğin verilerine dayandırılan haberde, derneğin Bosna ve Kosova'da görev yapan 20 askerin durumunu incelediği ve bu askerlerin ya kanser ya da ciddi bağırsak ve dermatolojik rahatsızlıkları bulunduğu kaydedildi.

Danimarka ve Çek Cumhuriyeti'nde ilk kurbanlar
Danimarkalı bir askerin de Bosna'da görev yaptıktan sonra lösemiye yakalandığı bildirildi.
Danimarka ordusundan General Hans-Michel Jelsdorf, kan kanserine yakalandığını belirttiği askerin kimliğini ve hangi dönemde Bosna'da görev yaptığını açıklamadı.
Çek basınında yer alan bir haberde ise Çek ordusunun, ilk kurbanını geçen yıl verdiğine dikkat çekildi. Mlada Fronta Dnes gazetesi, Bosna'da SFOR gücünde görev yapan Çek tugayı pilotunun kan kanserinden öldüğünü hatırlattı.

Dul eşin sözüne de inanmıyorlar
Macar makamları ise, bir Macar askerininin Balkan Sendromu'ndan öldüğü yolundaki iddiaları yalanladılar. Macaristan Savunma Bakanı Janos Szabo, bir askerin dul eşinin, kocasının Bosna'da görev yaptıktan sonra lösemiye yakalanarak öldüğü yolundaki açıklamalarını yalanlayarak, radyasyona rastlanmadığını ileri sürdü.

Bir Alman asker daha öldü
Kosova "Barış Gücü" KFOR bünyesinde görev yapan Alman Tugayı'nda, önceki gün bir askerin "halsizlikten" öldüğü bildirildi. Bild Gazetesi, Bosna-Hersek'te 1997 yılının Ağustos ve Kasım ayları arasında görev yapmış 25 yaşındaki bir başka Alman askerinin, "Balkan Sendromu"na yakalanmış olabileceğini belirtti. Kan kanserine yakalanmış olabileceği belirtilen ve adı açıklanmayan asker, gazeteye verdiği demeçte, "Alman askerlerinin hasta olmadığının söylenmesine üzüldüm, çünkü beni biliyorlar" dedi. Gazete, askerin mart ayında ordudan ayrıldığını ve 6 aydır tedavi gördüğünü yazdı.

www.evrensel.net