Gemi faciasının boyutları büyüyor

Gemi faciasının boyutları büyüyor

Onlarca mülteciyi taşıyan yük gemisinin Antalya açıklarında batmasının ardından, şiddetli rüzgârın etkisiyle kurtarma çalışmaları sonuçsuz kalıyor.

Gemi faciasının boyutları büyüyor
Antalya'nın Kemer ilçesinin Kiriş mevkii açıklarında batan Gürcistan bayraklı yük gemisindeki arama kurtarma çalışmaları, elverişsiz hava koşulları yüzünden, aralıklı olarak sürdürülüyor. Antalya Deniz Komutanı Kıdemli Albay Fevzi Tosun, şiddetli rüzgâr nedeniyle dalışın mümkün olmadığını belirterek, arama kurtarma çalışmalarına bir süre ara verildiğini bildirdi. Tosun, arama kurtarma çalışmalarına yeniden başlamak için havanın düzelmesini beklediklerini belirtti.
Bu arada, dün sabahtan bu yana sürdürülen çalışmalarda bulunan ceset parçaları denizden çıkarıldı. Çıkarılan ceset parçaları arasında gövdeden kopmuş 2 baş da bulunuyor.
SAS ve SAT komandolarının arama kurtarma çalışmaları sırasında, geminin denizin dibindeki parçasının yatış şekli belirlenecek ve daha sonra, bu bölümdeki ambarda bulunduğu sanılan cesetlerin çıkarılmasına çalışılacak. Yetkililer, geminin yaklaşık 20 metrekarelik ön ambar kısmında olduğu sanılan yaklaşık 45 kişinin hayatta kalma şanslarının bulunmadığını belirttiler.
Mucize kurtuluş
Kemer'deki gemi kazasından mucize eseri kurtulan ve sığındığı bir koyda bulunan kazazedenin kimliği belirlendi. Kemer'deki Özel Yaşam Hastanesi'ndeki tedavi altına alınan kazazedenin, 27 yaşındaki Abu Kalam Ajad adlı bir Bangladeşli yolcu olduğu bildirildi. Acil Servis'te kazazedeye ilk müdahaleyi yapan Dr. Halim Yılmaz, hastanın hayati tehlikesi bulunmadığını ve 1-2 gün sonra taburcu edilebileceğini söyledi.
Hastanede soruları yanıtlayan ve oldukça bitkin olduğu görülen Bangladeşli Abu Kalam Ajad ise gemiye Antalya yakınlarından bindiklerini, ancak kesin mevkiyi bilemeyeceğini belirtti. Alnında ve kolunda sıyrıklar olan Ajad, kazanın ardından yüzerek çıktığı Kalınburun koyunda, ulaşım imkânı bulamadığı için mahsur kaldığını anlattı. Gemide, mürettebat dışında yaklaşık 70 yolcu olduğunu belirten Ajad, Yunanistan'a gitmek istediklerini söyledi. Bangladeşli kazazede, İngilizcesi yeterli olmadığı için öteki soruları yanıtlayamadı.
Soruşturma sürdürülüyor
Öte yandan olayla ilgili olarak bir açıklama yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Veli Çiftçi, Kemer'de kaçak yolcu taşıyan geminin kayalara çarpıp ikiye bölünerek batmasıyla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğünü söyledi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Veli Çiftçi, olayın henüz netlik kazanmadığını, şu anda 6 cesedin bulunduğunu bildirdi. Çiftçi, şunları söyledi: "Olayda yabancı uyruklu mülteciler var. Pasaport Kanunu'na muhalefet var. Mülteciler mağdur durumda, bu insanları kandıranlar var. Deniz içinde insanlar var. Mevcut cesetlerin kimlikleri tespit edilemedi. Soruşturma sürdürülüyor. Ancak olayı daha netleştiremedik."
Çiftçi, Liman Bölge Müdürlüğü, Gümrük Müdürlüğü, Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğü yetkililerinden aldığı bilgilerin, geminin boş olduğu yönünde olduğunu kaydetti.
Mürettebat da sorguda
Gemi kazasından kurtarılan 32 kişi Antalya'da gözaltında tutulurken, 9 kişi olduğu bildirilen gemi mürettebatının ifadeleri alınıyor.
Alınan bilgiye göre, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan ve geminin Yunan kaptanının da içinde bulunduğu 9 kişinin sorgulamaları tercümanlar yardımıyla sürdürülüyor. Emniyet yetkilileri, gözaltındaki kişilerin ifadelerine ilişkin açıklama yapmaktan kaçınıyorlar.
Yunanistan'ın Pire Limanı'na gitmek için gemiye binen ve batan gemiden kurtarılan yolcular da bir emniyet biriminde bekletiliyorlar.
2 ceset daha bulundu
Kemer'deki gemi kazasının ardından yapılan arama kurtarma çalışmalarında, denizden 2 ceset çıkarıldı. Kazadan sonra denizden çıkarılan toplam ceset sayısı 8'e yükseldi. Elverişsiz hava koşulları nedeniyle bir süre ara verilen arama kurtarma çalışmalarına yeniden başlandı. Deniz komandoları, Kiriş mevkiinin ilerisindeki balıkçı koyunda, balıkçılar tarafından görülen 2 cesedi denizden çıkardılar. Bölgede arama kurtarma çalışmaları bir helikopterin de desteğiyle sürdürülüyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Manisa Cezaevi'nde de işkence
Çanakkale Cezaevi'ndeki operasyonun ardından Manisa Kapalı Cezaevi'ne getirilen kadın tutuklular, burada da da işkence ve dayağa maruz kalıyorlar. Tutuklular, cezaevinde ısınmanın yeterince sağlanamadığını, sıcak su verilmediğini, kendilerine iletilmesi için verilen kıyafetlerin ellerine ulaşmadığını belirttiler. Manisa Kapalı Cezaevi'ndeki siyasi tutukluların ilk aile ziyareti geçtiğimiz pazar ve pazartesi günleri yapıldı. Resmi olarak 1 saatle sınırlanan ziyaretler, fiilen 15-30 dakikaya indirildi. Sadece, anne, baba, eş, çocuklar ve kardeşlerin alındığı ziyaretlerde, tutuklu yakınlarının getirdiği kıyafetlerin çoğunluğunun içeri sokulmadığı bildirildi. Sarı, kırmızı, yeşil ve lacivert renkteki kıyafetlere yasak konulurken, ayrıca sayı sınırlaması da getirildiğini aktaran tutuklu yakınları, cezaevindekilerin sağlığının çok kötü olduğunu söylediler.
Tutukluların çoğunun yüzündeki ve vücudundaki morlukların ve bileklerindeki kelepçe kesiklerinin hâlâ geçmediğini belirten aileler, Manisa'ya geldiklerinde tutukluları arayan polislerin, paralara el koyduklarını ifade ettiler.
2 kişi ölüm sınırında
Yakınlarıyla görüşen tutuklular, geçtiğimiz hafta pazartesi günü yeniden gardiyanların saldırısına uğradıklarını, itfaiye aracı ile üzerlerine su sıkıldığını ve ardından dövüldüklerini söylediler. Cezaevinde tecrit koşullarının sürdüğünü kaydeden tutuklular, aynı hücrede kalanlar dışında kimseyle görüştürülmediklerini ifade ettiler. Cezaevinde bulunan 25 tutuklunun da açlık grevinde olduğunu aktaran tutuklu yakınları, Çanakkale Cezaevi'ndeki ölüm orucu 1. ekibinde yer alan Berna Ünsal (Saygılı) ve Ayşe Eren'in çok kötü bir durumda olduklarını ve her an ölebileceklerini belirttiler. Manisa Kapalı Cezaevi'ne nakilin üzerinden 8-9 gün geçmesine karşın, sıcak su verilmediği için tutukluların banyo yapamadığını anlatan tutuklu yakınları, cezaevinin yeterince ısıtılmadığını ve çocuklarının ancak battaniyelere sarınarak oturabildiklerini söylediler.
Baro ve TTB'ye çağrı
Tutukluların henüz sağlık kontrolünden geçirilmediğini belirten aileler, Manisa Tabib Odası ve Manisa Barosu'na da çağrıda bulundular. Tabib Odası'nın oluşturacağı bir heyetle tutuklulara yapılan işkenceyi ve sağlık durumlarını tespit etmesini isteyen tutuklu yakınları, baronun da cezaevinde inceleme yapmasını istediler. Tutuklu aileleri, Manisa Barosu'nun cezaevindeki insanlık dışı koşulları ve hukuksuz uygulamaları tespit ederek, kamuoyuna sunmasını talep ettiler.
www.evrensel.net