F tiplerinde sayım bahanesiyle işkence

F tiplerinde sayım bahanesiyle işkence

Yakınlarıyla görüşen aileler anlatıyor: F tiplerinde sayım bahanesiyle işkence yapılıyor; ısınma ve içme suyu problemi var; açlık grevi yapanlar saldırıya uğruyor; görüşe gidenler insan haysiyetini kırıcı uygulamalarla karşılaşıyor.

F tiplerinde sayım bahanesiyle işkence
Sincan ve Edirne F tipi cezaevleri ile Kütahya Cezaevi'nde kalan çocuklarıyla yaptıkları görüşmelerin ardından izlenimlerini gazetemize anlatan tutuklu ve hükümlü aileleri, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün "F tiplerinde işkence yoktur" açıklamalarının gerçekleri yansıtmadığını belirterek, çocuklarına sayım bahanesiyle günde bir kaç kez işkence yapıldığını bildirdiler. Siyasi tutuklu ve hükümlülerin F tipi cezaevlerinin kapatılması talebiyle ölüm orucuna başladığını, cezaevlerine yapılan operasyonun ardından da çocuklarının F tipi cezaevlerine kapatıldığını belirten aileler, F tipi cezaevlerini gördükten sonra çocuklarının direnişlerine daha çok hak verdiklerini söylediler.
4 oğlu içerde
Operasyon öncesi Çanakkale Cezaevi'nde 3, Aydın Cezaevi'nde bir çocuğu olan Fehmi Eren, Çanakkale'deki oğulları Günay ve İnan'ın Edirne F Tipi, Rahşan'ın Manisa, Aydın Cezaevi'nde ölüm orucunun ilk ekibinde olan Sinan'ın da Sincan F tipi Cezaevi'ne gönderildiğini belirtti. Sincan'da tek kişilik hücrede tutulan oğlu Sinan'la kendilerinin ve avukatlarının görüştürülmediğini bildiren Eren, oğlunun görüştürülmemesine tepki gösterek, görüşe çıkarılmayan tutuklu ve hükümlülerin sağlık durumları hakkında endişeye duyduklarını ifade etti. "Adalet Bakanı'na hodri meydan diyorum. Bizler çocuklarımıza işkence yapıldığını gördük. Sayım bahanesiyle sık sık kaba dayaktan geçiriyorlarmış" diye konuşan Fehmi Eren, Edirne F Tipi Cezaevi'ndeki çocuklarının vücutlarında darp izleri ve ateş topları nedeniyle yanıklar bulunduğunu, saçlarını ve sakalları traş edilirken de yüzlerinin yara içinde bırakıldığını anlattı.
'Bizim değil, devletin ayıbı'
Fehmi Eren, Manisa Cezaevi'nde bulunan kadın tutuklu ve hükümlülerin kendilerine, açlık grevlerini bırakmaları için cinsel tacize maruz kaldıklarını ve işkenceye uğradıklarını anlattıklarını bildirerek, Edirne F Tipi'ne görüşe giden kadınların çırılçıplak soyularak aranmasına da tepki gösterdi. "Kadınlarımızı çırılçıplak soydular. Bu bizim ayıbımız değildir. Devletin ayıbıdır" diye konuşan Eren, bundan sonraki süreçte de çocuklarının yanlarında olacaklarını vurguladı.
Çankırı Cezaevi'de bulunan oğulları Barış ve Savaş Özçelik'in operasyondan sonra Sincan F Tipi Cezaevi'ne gönderildiğini belirten Fatma Özçelik de, çocuklarının tenlerinin morla sarı arası bir renk aldığını bildirdi. Çocuklarının üzerlerindeki kıyafetlerin paramparça olduğunu söyleyen Özçelik, oğullarının beze sarılmış ve ayakları yalın bir vaziyette görüşe çıktıklarını anlattı.
Çocuklarının ayakta zor durduğunu ve konuşma güçlüğü çektiğini bildiren Özçelik, çocuklarının kendilerine, Çankırı Cezaevi'ne de çok sayıda göz yaşartıcı, sinir, gaz bombası ve alev topu atıldığını söylediğini aktardı. Çocuklarının, Çankırı Cezaevi'ne yapılan operasyonda hayatını kaybeden İrfan Ortakçı'nın ayaklarından kurşunlandığını ve sağ iken güvenlik güçlerince teslim alındığını anlattığını bildiren Özçelik, sevk sırasında ve F tipinde de tutuklu ve hükümlülerin işkencelerden geçirildiğini belirtti. Çocuklarının süresiz açlık grevinde olduğunu kaydeden Özçelik, "Sular çamurlu akıyormış. Üzerlerindeki atletle süzüyorlarmış suyu. O atlet zaten kapkara paramparça olmuş" diye konuştu. Kütahya Cezaevi'nde bulunan yeğeni İlkay Özçelik'in de tek kişilik hücrede tutulduğunu belirten Özçelik, Kütahya'da kadın tutuklu ve hükümlülere de işkence yapıldığını ve ölüm orucunda olanların şeker ve tuz alımını da kestiklerini bildirdi.
www.evrensel.net