Asker operasyonu anlattı

Asker operasyonu anlattı

19 Aralık sabahı Gebze Cezaevi'nde düzenlenen operasyona katılan bir askerin anlatımları, resmi açıklamaları çürütürken, tutukluların maruz kaldıkları uygulamaları da gözler önüne seriyor.

Asker operasyonu anlattı
Gebze Cezaevi'ne düzenlenen operasyonu gerçekleştiren komando timinde yer alan bir askerin anlatımları, "Karşılıklı çatışma yaşandı", "Devlet cezaevlerine 10 yıldır giremiyor" ve benzeri açıklamaları yalanlıyor. Anlatılanlar, tutukluların nasıl bir baskıya maruz kaldıklarını da ortaya çıkarıyor.
"G-3 silahlarımızı, biber gazı bombası ve göz yaşartıcı bombalarımızı kuşandık ve sabah saat 05.00'te Gebze Cezaevi'ne geldik" diyen komando timi askeri, operasyonun nasıl başladığını, geliştiğini ve sonuçlandığını şöyle anlatıyor: "Bizi gruplara ayırdılar. Her grup önceden belirlenen koğuşa müdahale edecekti. Koğuşlara gittiğimizde barikatlarla karşılaştık. Tutuklu ve hükümlüler bir operasyon beklentisi içindeydi. Yaklaşık olarak 2 ay önce de arama yapmak amacıyla yine cezaevine gidip, aramamızı yapıp çıkmıştık. İlk anda mahkûmlarla karşılıklı diyalog süreci yaşandı. Onları, sadece arama yapıp çıkacağımıza ikna etmeye çalıştık. Ama kendilerini kandırmaya çalıştığımızı anladılar. Bunun üzerine bekleyişe geçildi. Çatıda jandarma timleri, biz de aşağıda bayağı bekledik. Bekleme sırasında bolca küfürler edildi, tehditler savruldu.
Çatıdan ateş açıldı
Operasyon, koğuş duvarları ve koğuşların bulunduğu koridorların üst bölgelerinin kompresörlerle delinmesiyle birlikte başladı. Bomba atılacak kadar delik açılıncaya kadar bu işleme devam edildi. Daha sonra rütbeliler askerlerin ellerindeki bombaları alarak kendileri mahkûmların üzerine attılar. O kadar çok bomba atıldı ki, çıkan gazlardan biz de, yüzümüzde maske olmasına rağmen etkilendik. Tutuklu ve hükümlüler, hava almak için camları kırarken, bu sırada çatıdan ateş açıldı. Bu ateş sonucu iki mahkûm yaralandı. Bir mahkûm bacağından yaralanırken, birinin de başında sıyrık vardı.
Bombalar atıldıkdan sonra koğuş demirleri askerler tarafından kesildi. Barikatlar yavaş yavaş dışarı çıkarıldı ve içeri girildi. Herhangi bir çatışma yaşanmadı. Askere yönelik herhangi bir saldırı da olmadı. Gazdan oldukça etkilenmiş olan mahkûmları alıp avluya çıkardık ve üst aramasından geçirdik. Ölüm orucundakiler dışarı çıkarılırken tartaklandılar."
İşkence ve dayak
Müdahaleden bir gün sonra operasyona katılan komando timi olarak Kandıra F tipi Cezaevi'ne gönderildiklerini söyleyen askerin anlattıkları, F tipine gönderilenlerin karşılaştıkları baskı ve şiddetin bir de operasyona katılanlar tarafından itirafı niteliği taşıyor:
"Ring araçlarından indirilen mahkûmlar kelepçeleri çözüldükten sonra teker teker bir odaya alındı. Kilotlarına kadar soyuldular. Oda içerisinde isim ve soyisim, örgüt ismi alındıktan sonra dayak ve işkenceden geçirildiler. Bu odadan başka bir odaya götürülen mahkûmlar, bu odada "sorgu"dan geçirildi. Gardiyanların bulunduğu odada fotoğrafları çekildi. Burada da gardiyanlar tarafından dayak sürdürüldü. Daha sonra saç ve sakalları kesilen mahkûmlar hücrelere götürüldüler."
www.evrensel.net