Özelleştirme gemiyi batırdı!

Türkiye Deniz İşletmeleri'ne bağlı Deniz Nakliyat AŞ, 66 gemisi ile sektörün en büyük işletmesiyken özelleştirme sonrasında gemileri birer birer satıldı.

Özelleştirme gemiyi batırdı!
Muzaffer Özkurt
Türkiye Deniz İşletmeleri'ne bağlı Deniz Nakliyat AŞ'de çalışan tüm işçiler 8 ay önce yapılan özelleştirme ile işsiz kaldı. İlk özelleştirme çalışmaları, 1985'te başlayan işletme özelleştirilene kadar bu piyasada bulunan en büyük şirketti. Yıllık 100 milyon doları bulan gelirine karşılık Deniz Nakliyat AŞ sadece 59 milyon dolara Deniz Armatörler Birliği'ne satıldı. Üstelik 66 gemisi olan şirketin sadece iki gemisinin fiyatı bu parayı karşılıyor.
İşçiler şirketi sendikaları aracılığıyla Anasol-D hükümeti döneminde 129 milyon dolara almak istedi. Ancak bu istek çeşitli gerekçeler ileri sürülerek reddedildi. İşçiler bu reddin arkasında sendikanın da ikili oynamasının rolü olduğunu söylüyor. İlk ihalenin iptalinin ardından şirkete ait 3 tanker Armatörler Birliği'nden İhsan Kalkavan'a verildi. Daha sonra hükümetin düşmesi ile beraber Üsküdar'da bulunan tarihi Malzeme İkmal Binası, Korkmaz Yiğit'e verildi. Bu sadece bir binanın elden çıkartılması olmadı, böylece şirket ikiye bölünmüş oldu. İkinci ihalede fiyat 62 milyon dolar olarak belirlendi. Armatörlerin girdiği bu ihale de iptal edildi. İşçiler, Deniz Ticaret Odası Başkanı Cengiz Kaptanoğlu'nun Mesut Yılmaz'ı ikna ettiğini ve böylece ihalenin 59 milyon dolara Deniz Armatörler Birliği'ne verildiğini dile getiriyorlar.
İki gemi fiyatına verdiler
Özelleştirmenin ardından 66 tankeri bulunan şirketin tanker sayısı 29'a düşürüldü. Böylece özelleştirmenin hemen ardından şirketin öz kaynaklarını satan armatörler ihale parasını katlayarak çıkartmış oldu. İhale sadece mevcut kaynakları değil Haliç Tersanesi'nde bekleyen 4 yeni tankeri de kapsıyordu. İşçiler özelleştirme konusunda şunları söylüyor, "İki roro gemisi ihale parasını çıkartıyor. Karaköy Fındıklı'da bulunan 4 bina var. Bu bile ihale parasını çıkartmaya yeterli".
'Bilerek yatırım yapılmadı'
Özelleştirmeye gerekçe olarak şirketin eskimesi ve zarar etmesinin ileri sürüldüğünü belirten işçiler bilerek yatırım yapılmadığına ancak hemen satış öncesinde merkezi bilgisayar sisteminin yenilendiğine dikkat çekiyorlar. Özelleştirme dönemi boyunca işçiler açısından da koşullar değişmiş. Özellikle deniz çalışanlarını bıktırmak için iki-üç sene izinsiz çalıştırmışlar. "Bu durumun bu hale gelmesinin nedeni sendikadır" diyen işçiler, sendikanın kendilerine, "Sizin için Ankara'ya mı gireceğiz?" dediğini söylüyorlar. İkinci olayın ise KİGEM'den yapılan açıklamayla ortaya çıktığını ifade eden işçiler şöyle diyorlar: "KİGEM sendikaya haber vermiş. Bunu KİGEM'dekiler bize söyledi. 40 gün içinde itiraz edilmesi halinde özelleştirme durdurulabilirmiş ancak sendika bunu yapmadı ve bu fırsat da kaçtı. Hatta sendikadan, 'Herkes memnun' denmiş."
Okuyan korumalarla kovdu
İşçilerden birisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'la İstanbul'a geldiği sırada görüşebildiğini söylüyor. İşçi başından geçen olayı, "Makamına çıktım ve 'Ben açım sayın bakanım' dedim. O da 'Niye?' diye sordu. 'TDİ'ye bağlı Deniz Nakliyat AŞ'de çalışıyordum, özelleştirmeden sonra atıldık, ben partinize oy verdim. Şirket iki futbolcu parasına satıldı' dedim, iki koruma geldi koluma girip dışarı attılar beni" sözleriyle anlatıyor.
Dertlerini anlatabilmek için televizyon programlarına çıkmak istediklerini ancak hep reddedildiklerini anlatan işçiler en sonunda Kanal 7'deki İskele Sancak programına katılabilmişler. Bu programa katılan işçi, isim verdiği için programın verilen reklam arasından sonra sona erdirildiğini ifade ediyor. Programın sunucusu Ahmet Hakan durumu, "Elde olmayan sebeplerle" açıklamış...
Yaklaşık 7 aydır İş ve İşçi Bulma Kurumu'ndan maaşlarının bir kısmını aldıklarını belirten işçiler sadece ocak ayı sonuna kadar maaş alacaklar. Tazminatları ve ihbar tazminatlarıyla beraber 8 ila 10 milyar lira arasında para aldıklarını anlatan işçiler, bundan sonrasında ne yapacaklarını bilmiyorlar. İşçiler bulundukları durumu anlatmaya devam ediyorlar: "İş ve İşçi Bulma Kurumu bize iş gösteremiyor. Bu yaştan sonra kimse bizi işe almıyor. Şu an ortada kaldık. Bakan Yüksel Yalova bizim diğer kurumlara memur olarak atanabileceğimizi söylemişti, bunu da yapmadılar. İşçi alırken bizi tercih etmiyorlar. Bizim çalıştığımız yerde deniz çalışanlarının tamamı olan 500 tayfayı çıkarttılar. Kara çalışanlarında da 1150 olan işçi sayısı 40-50'ye düşürüldü. Bizim yerimize sosyal güvencesi olmayan 130 ile 200 milyon arası maaş alan yeni işçi aldılar. Emekliliğimize en az 10 yıl var ve böyle giderse emekli olamayacağız."
'THY ve Telekom'un da sonu bu'
İşçiler Türk-İş'in duyarsızlığından da şikâyet ediyor. Ankara'ya giderek Bayram Meral'le görüştüklerini ancak Meral'in kendilerini neredeyse kovduğunu söyleyen işçiler başlarından geçeni şöyle anlatıyorlar: "Meral bize, 'Her gün yirmi kişi geliyor. Ben bakanla görüşürüm' dedi. Ertesi gün gittik ne oldu diye. Bizi kabul etmedi. Şimdi Petrol-İş ve Hava-İş sendikası ile görüşmek istiyoruz. Çünkü böyle giderse THY ve Telekom'un sonu da bizim gibi olacak. Buna izin verilmemesi gerekiyor".
www.evrensel.net