Tantan kitle örgütlerini tehdit etti

Tantan kitle örgütlerini tehdit etti

İçişleri Bakanlığı'nda düzenlenen brifingde, operasyonun henüz arabulucu heyetinin görüşmeleri "umutlu bir aşamada" sürdürdüğü 12 Aralık 2000 tarihinde kararlaştırıldığı itiraf edildi.

Tantan kitle örgütlerini tehdit etti
İçişleri Bakanlığı'nda düzenlenen brifingde, operasyonun henüz arabulucu heyetinin görüşmeleri "umutlu bir aşamada" sürdürdüğü 12 Aralık 2000 tarihinde kararlaştırıldığı itiraf edildi. 12 Aralık günü ilgili bakanlık ve kurum yetkililerinin katılımıyla bir değerlendirme toplantısı yapıldığı anımsatılan brifingde, 14 Aralık günü, son koordinasyon toplantısı sonucunda hazırlanan "hayata dönüş" müdahale planının ilgili bakanlık ve kuruluşlara gönderildiği, 15 Aralık gününden itibaren de Cezaevi Kriz Yönetim Merkezi 24 saat esasına göre faaliyete geçtiği kaydedildi.
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan kitle örgütlerini de hedefe koyarak, "Birtakım sivil toplum adı altında oluşmuş insanlarımızı da tanıma fırsatı elde etmiş oluyoruz" dedi.
Hayata dönüş operasyonlarıyla ilgili olarak dün İçişleri Bakanlığı'nda gazetecilere brifing verildi. Brifinge İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Saim Çotur ve Emniyet Genel Müdürü Turan Genç de katıldı. Sunuşun, Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanı Kurmay Albay Ali Aydın tarafından yapıldığı brifingde, açlık grevi ve ölüm orucu olayları; F tipi cezaevlerine geçişi engellemek için gerek cezaevi içinde ve gerekse cezaevi dışında 20 Ekim'de başlayan isteklerle "adeta dayatma şeklini alan bir başkaldırı hareketi" olarak nitelendirildi. Müdahale öncesine kadar 20 cezaevinde 1928 PKK, 1920 sol örgüt davalarından tutukluların olduğu ifade edilen brifingde, genellikle sol tutukların başlattıkları bu hareketle 48 cezaevinde açlık grevi, 17 cezaevinde ise ölüm orucunun sürdürüldüğü belirtildi.
Operasyonun hazırlanışı
Durum böyleyken, Adalet Bakanlığı, Meclis İnsan Hakları Komisyonu üyeleri ve sivil toplum örgütlerinin, ölüm oruçlarının sona erdirilmesi konusundaki girişimlerinden sonuç alınamadığı ve "büyük umutlarla başlayan görüşmelerin", tutukluların "kabul edilemez istekleri karşısında kesildiği" iddia edilen brifingde; bunun üzerine, ölüm oruçlarına son vermek ve cezaevlerindeki devlet otoritesini yeniden tesis etmek amacıyla 12 Aralık günü ilgili bakanlık ve kurum yetkililerinin katılımıyla bir değerlendirme toplantısı yapıldığı anımsatıldı. Ancak 12 Aralık'ta henüz görüşmelerin ilk günlerinin yaşandığı gerçeği unutuldu.
Brifingde, 14 Aralık günü, son koordinasyon toplantısı sonucunda hazırlanan "hayata dönüş" müdahale planının ilgili bakanlık ve kuruluşlara gönderildiği, 15 Aralık gününden itibaren de İçişleri Bakanlığı bünyesinde; Adalet, Sağlık ve Dışişleri Bakanlığı temsilcileri ile Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT Müsteşarlığı temsilcilerinden oluşan Cezaevi Kriz Yönetim Merkezi'nin 24 saat esasına göre faaliyete geçtiği kaydedildi. Hayata dönüş planında müdahale için 8 jandarma komando taburu, 37 bölük olmak üzere toplam 8335 personelin tahsis edildiği belirtilen brifingde, ihtiyaç duyulacak ilave kuvvetin Emniyet ve Asayiş Yardım Planı'na göre karşılanması için de valiliklere İçişleri Bakanlığı tarafından emir verildiği ifade edildi.
Yalanda sınır yok!
İçişleri Bakanlığı'nda verilen brifingde, 19 Aralık saat 05.00'ten itibaren ölüm orucu ve açlık grevi yapılan 20 cezaevine aynı anda müdahale edildiği belirtilerek, müdahale esnasında, hiçbir hükümlü ve tutuklunun zarar görmemesi için her türlü gayretin gösterildiği iddia edildi.
"Münferit de olsa bazı çevrelerce basın yayın kuruluşlarında güvenlik kuvvetlerine karşı haksız suçlamalar" yapıldığı ifade edilen brifingde, bu suçlamalara sağduyu sahibi kamuoyunun itibar etmediği öne sürüldü.
Belçika vurgusu yapıldı
Brifingde, 19 Aralık günü saat 05.30 sıralarında "Bayrampaşa Cezaevi'nden Bartın Cezaevi'nde bulunan aşırı sol terör örgütü hükümlü ve tutuklular arasında yapıldığı" tespit edildiği bildirilen telefon görüşmesinde, "Birisi kendisini yaksın ve düşmana teslim edin" talimatı verildiği ileri sürüldü.
Brifingde, "Yine saat 08.30'da Ümraniye Cezaevi'nden terör örgütünün Belçika bürosu ile yapılan telefon görüşmesinde müdahale ile ilgili bilgi aktarıldığı tespit edilmiştir" denildi.
Ölü sayısı 26
Operasyon sırasında 2 jandarma personelinin öldüğü, 4 jandarma personelinin de ateşli silahlarla yaralandığı belirtilen brifingde, ölüm ve yaralanmalarla ilgili şu bilgiler aktarıldı: "Aldıkları talimat üzerine kendilerini yakan hükümlü ve tutuklulardan 16'sı ölmüş ve 30'u yaralanmıştır. Güvenlik kuvvetlerinin görevlerini yapmalarını engelleyen ve silahla karşılık veren hükümlü ve tutuklulardan 10'u ölmüş ve 103'ü yaralanmıştır. Yaralanan 4 jandarma personeli ile ölüm orucunu sürdüren ve yaralanan 237 tutuklu ve hükümlü olmak üzere toplam 241 kişi sağlık kuruluşlarına sevk edilmiştir."
"Hayata dönüş operasyonu" ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'nda verilen brifingde, DHKP-C ve TKP (ML) hakkında da bilgi verildi. Halkın Hukuk Bürosu, İdil Kültür Merkezi, Tohum Kültür Merkezi gibi yasal kuruluşlar "terörün uzantısı" olarak sıralanırken, DHKP-C'nin son dönemde "cezaevlerini" bölge sorumlusu durumuna getirdiği kaydedildi.
Tantan: Devletin ayıbını temizledik
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, "Hayata dönüş operasyonu"nu değerlendirirken, "Devletin ayıbını bu operasyon temizlemiş oldu" dedi. Tantan, İçişleri Bakanlığı'nda "Hayata dönüş operasyonu" ile ilgili verilen brifingin ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, 10 yıldır cezaevlerine girilememesini de Adalet Bakanlığı'na havale ederek, "Jandarma teşkilatı fiziki olarak cezaevlerinin dış güvenliğinden sorumludur. İçerideki bütün hareketten sorumlu Adalet Bakanlığı'nın bizatihi kendisi. Onun da sorumlusu Cezaevleri Genel Müdürü" diye konuştu.
F tipinde değişikliğe karşı
Bir soru üzerine Tantan, "F tipi cezaevlerinin değiştirilmesine ancak parlamentonun karar vereceğini, İçişleri Bakanlığı olarak bu cezaevlerinin değiştirilmesine karşı olduklarını" söyledi.
Bir gazetecinin, "Hayata dönüş operasyonu"yla ilgili çalışmalar sürdürülürken, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün "F tipi cezaevlerine geçiş ertelendi" açıklamasında bulunmasının operasyonun bir parçası olup olmadığını sorması üzerine Tantan, "İçişleri Bakanlığı olarak, güvenlik güçlerinin, her türlü muhtemel harekete karşı kendini sürekli eğitimle yenilemek, taktik ve prensiplerini geliştirmek durumunda olduğunu" söyledi.
Kitle örgütleri hedefte
İçişleri Bakanı Tantan kitle örgütlerini de hedefe koyarak, "Birtakım sivil toplum adı altında oluşmuş insanlarımızı da tanıma fırsatı elde etmiş oluyoruz. O açıdan da halkımız ve bizler son derece mutluyuz. İnsanları gerçek kimlikleriyle tanımak hepimize mutluluk veriyor. Hayata dönüş operasyonu ülkemizde birtakım gerçekleri öğrenmemize de vesile olmuştur" dedi.
www.evrensel.net