Gerçekler açıklansın,

Gerçekler açıklansın,

   sorumlular yargılansın

Gerçekler açıklansın, sorumlular yargılansın
Cezaevlerine yapılan operasyonlar yapılan yazılı açıklamalarla da kınanmaya devam ediyor.
Haklar ve Özgürlükler Platformu (HÖP) tarafından yapılan açıklamada, Bayrampaşa Cezaevi'nde birinci ölüm orucu ekibinde yer alan ve Bakırköy Kadın ve Çocuk Hapishanesi'nde bulunan Suna Ökmen'in anlatımları aktarıldı.
Ökmen'in aktardığı bilgiler şöyle: "Operasyon anında bayan arkadaşlar havalandırmada kenetlenerek direnişe geçtik. Üzerimize bir sıvı dökülerek topluca yakmak istediler. Bu arada ateş de açmışlardı. Birsen (Kars) de tamamen tutuşmuştu ama diğer bayan arkadaşlar onu söndürmeye çalışarak kurtardılar. Bütün arkadaşlar ölüm orucu direnişçilerimizi korumak için kenetlendiler. Özlem Ercan da bana zarar vermesinler diye benim üzerime kapaklanmıştı, bu durumda şehit düştü." Açıklamada, "ölüm orucundakileri kurtarmak için" operasyon yaptıklarını iddia edenlerin ölüm orucundakileri korumaya çalışanları katlettiği belirtildi. Ayrıca açıklamada, "Ulucanlar'da olduğu gibi, ne olduğu belirsiz sıvılar kullanıldığına" dikkat çekildi.
'Hayata dönüş' değil imha
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Ali Balkız, "hayata dönüş" adı verilen operasyonun aslında bir imha harekâtı olduğunu belirterek, bu olayın devletin "F tipi cezaevleri toplumsal mutabakat sağlanmadan açılmayacak" şeklindeki açıklamalarının ne kadar gerçek dışı olduğunu gösterdiğini anlattı. Balkız yaptığı yazılı açıklamada F tipi cezaevlerine toplumun geniş kesimlerinden gelen yoğun baskılara, insani amaçlarla, sorunun diyalog yoluyla çözülmesi istemlerine karşın, gelinen son noktada devletin imha tavrının anlaşılabilir olmadığına dikkat çekti. Balkız; cezaevi katliamının Çorum, Sivas, Maraş, Gazi ve Ulucanlar katliamlarının yanına kaydedilip, unutulmayacağını kaydetti.
Sorumlulardan biri de medya
Nakliyat-İş Sendikası, DİSK/Basın-İş Sendikası, Limter-İş Sendikası, Deri-İş Sendikası, Dokuma- İş Sendikası Genel Merkezi, Genel-İş 2 No'lu Bölge, Genel-İş 3 No'lu Şube, Genel-İş 7 No'lu Şube, Genel-İş 9 No'lu Şube, Genel-İş Konut Şube, Lastik-İş İstanbul Şubesi, Enerji-Yapı Yol Sen İstanbul Şubesi, Belediye-İş 1 No'lu Şube Sekreteri, Belediye-İş 2 No'lu Şube, Belediye-İş 3 No'lu Şube, Belediye-İş Beyoğlu Şube tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, katliamın en büyük sorumlulardan birisinin tüm gerçekleri çok iyi görüp bilmelerine rağmen gerçekleri ters yüz eden, yalanlarla, çarpıtmalarla kamuoyunu yanıltan medya olduğu belirtildi.
Devlet sözünü tutsun
İzmir Meslek Odaları Platformu bir basın açıklaması yaparak son günlerde yaşanan cezaevi operasyonlarının, F tipi cezaevi sorunu ve af konularının tehlikeli boyutlara ulaştığını ve kamu vicdanını derinden yaraladığını belirtti. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi'nde gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan EMO Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Meslek Odaları Platformu Dönem Sözcüsü Musa Çeçen, operasyonların BM beyannameleri ve kriterlerine aykırı olduğunun altını çizerek, onlarca tutuklu ve hükümlünün ölümünden, sorunları görüşmeler yoluyla çözmek yerine şiddeti tercih eden siyasi iktidarın sorumlu olduğunu söyledi. Adalet Bakanı'ndan 9 Aralık'taki "toplumsal mutabakat sağlanmadan F Tipine geçilmeyeceği" ve "yeniden değerlendirme sürecinde TTB, TBB ve TMMOB'nin yer alacağı" yönündeki açıklamalarını yerine getirmesi istendi.
Tüm Banka-Sen de yaptığı açıklamada, "Hükümetin toplu katliam girişimini kınıyoruz. İstifaya çağırıyoruz" dedi.
www.evrensel.net