'Devlet eliyle işlenen suç'

EMEP, ÖDP, HADEP, SİP, DİSK ve KESK, cezaevlerine yönelik müdahaleyi yaptıkları açıklamalarla protesto ettiler. Açıklamalarda, yaşanan ölümlerden siyasi iktidarın sorumlu olduğu vurgulandı.

'Devlet eliyle işlenen suç'
Emeğin Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, Başbakan'ın cezaevlerindeki ölüm orucuna gidenleri "terörist" olarak ilan ettiğini belirterek, bu mantıkla cezaevlerinde insanların ölmeleriyle sonuçlanacak bir müdahalenin düğmesine basıldığını ve ölüm haberlerinin gelmeye başladığını kaydetti. Tüzel, yaptığı yazılı açıklamada, devletin cezaevlerindeki terörden koruma ve kurtarmadan bahsettiğine dikkat çekerek, "Ancak geceyarısı başlayan ev operasyonları ve sokaktaki gözaltı, baskı, şiddet ve sansürle, parti baskınlarıyla tüm toplum terörize edilmiştir. Devletin kurtardığı insanlar değil, itibarı ve güç gösterisidir. Türkiye'yi koğuş sisteminden kurtarma iddiası ve kararlılığının, böyle insanların yaşamını hedef alan insanlıkla bağdaşmaz bir müdahale ve sindirme anlamına geldiği, bugün daha iyi anlaşılmaktadır" dedi.
Tüzel, yine bir kez daha ölüm orucunda ısrar edenlerin, bakanlığın açıklamalarına rağmen devlete neden güvenmediklerinin bu operasyonla görüldüğünü kaydederek, devlet eliyle işlenen suçun daha ağır sonuçlar doğurmaması için derhal operasyonların durdurulmasını, sevk girişimlerinden geri durulmasını istedi.
ÖDP: Görüşme başlamalı
Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı Ufuk Uras da yaptığı yazılı açıklamada, hükümetten, ölümler artmadan cezaevlerine yönelik müdahaleyi durdurmasını istedi. Uras, "Bayrampaşa başta olmak üzere 5 cezaevindeki operasyonun ve birçok tutuklu ve mahkûmun tedaviyi kabul etmemesi zor kullanarak sonuç alınamayacağını ya da alınacak sonucun, çok cana mal olacağını göstermektedir. Görüşmelerde yer almış kurumlar ve kişiler devreye girmeli ve görüşmeler kaldığı yerden yeniden başlamalıdır" dedi.
HADEP: Müdahale durdurulsun!
HADEP Genel Başkan Vekili Ahmet Türk yaptığı yazılı açıklamasında, cezaevlerine yapılan müdahalelerin başta cezaevlerinde yakınları bulunanlar olmak üzere tüm toplumu huzursuzluk ve endişe içinde bıraktığını belirterek, bundan önceki uygulamaların ne denli kötü örnekler oluşturduğunun toplum tarafından unutulmadığını bildirdi.
Türk, hükümetin hukuka ve insan haklarına uygun davranarak cezaevlerine yapılan müdahaleyi durdurmasını istedi. İktidar, F tipi cezaevlerinin insan haklarına ve hukuk normalarına uygun olmadığını agözeterek hareket etseydi bu noktaya gelinmeyeceğini belirten Türk, "Kendine güvenen adil bir yönetimin, tecrit hücrelerini uygulamaya koyması düşünülemez" dedi.
SİP: Operasyon değil katliam!
Sosyalist İktidar Partisi Merkez Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, hükümetin tutukluların talepleri ile ilgili hiçbir girişimde bulunmadığına dikkat çekilerek, ölüm oruçlarını bitirmek için bulduğu 'çözüm'ün bir çözüm değil katliam olduğunu bildirdi. Açıklamada, hükümetin günlerdir yeni arabulucu heyetleri oluşturmak için yapılan girişimleri yanıtsız bıraktığı belirtilerek, "Devlet son günlerde saldırılar, tutuklamalar ve sansür kararlarıyla katliama zemin hazılama niyetindeydi. Hükümet önceden tasarlayarak toplu katliama girişmiştir" denildi.
DİSK: Hücreden vazgeçilsin
DİSK Genel Sekreteri Murat Tokmak ise cezaevlerine operasyonun gerekçesinin "İnsan yaşamını kurtarmak" olarak açıklandığını belirterek, "Ancak yapılan operasyonun biçimi ve alınan bilgiler böylesi bir amaçla uyumlu olmayan, tam aksine sonuçlar doğuracak niteliktedir" dedi. Tokmak yazılı açıklamasında, hükümetin cezaevleri politikasını mutlaka değiştirmesini, hücre uygulamasından vazgeçmesini ve insanca yaşama olanaklarının sağlamasını istedi.
KESK: Ölümleri meşrulaştırma çabası
KESK Genel Sekreteri Sevil Erol, cezaevleri operasyonunun ölüme davet çıkarmak olduğunu belirterek, "Ölümlere neden olan ve yaşanılan kaosu çözümsüzlük noktasında derinleştiren bu ilkel müdahaleyi ve yaşanan gözaltıları şiddetle kınıyoruz" dedi. Erol, yaptığı yazılı açıklamada, "Haklı tepkiler karşısında geri adım atması gereken siyasi iktidar, tam tersine ilkel bir biçimde cezaevlerine müdahale etmiştir. Siyasi iktidar, müdahaleyi ve kendisinin sorumlu olduğu ölümleri meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Çok açık ki cezaevlerinde yaşanan kıyımdan, ölüm oruçlarına öldürerek son vermeye çalışan siyasi iktidar sorumludur" dedi. Erol, müdahalenin "insan hayatını doğrudan hedef alan otoriter bir rejim yapısının yansıması" olduğunu belirterek, ölümlerden başta Adalet Bakanlığı olmak üzere siyasi iktidarı sorumlu tuttu.
Bu arada, Ceyhan'da EMEP, ÖDP ve HADEP, ÖDP İlçe Örgütü'nde ortak bir basın açıklaması yaparak saldırıyı kınadı. EMEP Kocaeli İl Örgütü'nde 30 kişinin katılımıyla protesto açıklaması yapıldı. Demokratik Mücadele Platformu da, tutukluların haklı ve insani taleplerini savunma ve yapılan katliamları lanetleme çağrısı yaptı.
www.evrensel.net