Sağlık pazara çıkınca...

Sağlık pazara çıkınca...

Herkes için eşit ve ücretsiz sağlık hizmetini amaçlayan bir sistem olmayınca, insan sağlığı "kâr amaçlı bir ticaret"in oyuncağı oluyor. İlaç tanıtım elemanlarıyla yapılan ankette dile gelen eleştiriler, paranın hakim kılındığı sağlık sistemindeki yozlaşmayı ortaya koyuyor.

Sağlık pazara çıkınca...
Yeni bir ilacın tanıtımı için her gün hekimlerle yüzyüze gelmek durumunda olan ilaç firmalarının satış temsilcileri şikâyetçi... Reçeteye yazılacak ilaç üzerine yapılan pazarlıklar, hediye istemleri ve hediye teklifleri, hastanın değil kişisel çıkarların gözetilmesi bu rahatsızlıkların odağında.
Gazi Üniversitesi öğretim üyeleri, Yrd. Doç. Dr. Sezer Korkmaz ile Yrd. Doç. Dr. Dilaver Tengilimoğlu'nun, Ankara'daki tıbbi satış temsilcilerine yönelik anketlerinin sonucu tartışma yaratacak gibi. Türkiye ilaç pazarında ciro bakımından en fazla paya sahip 10 ilaç tekelinin Ankara temsilciliklerinde çalışan 132 satış temsilcisi ile gerçekleştirilen ankette, ilaç pazarlamasında yaşanan sorunların bir yönü ortaya çıktı.
Ankette, hekim-satış temsilcisi ilişkisinde en fazla ilacın reçeteye yazılmasının pazarlık konusu yapılması, tıbbi ürünler dışında hediye istenmesi ve ilaç seçiminde hastanın değil, hekimin çıkarlarının ön plana çıkması gibi sorunların yaşandığının saptandığını belirtildi.
Raporda, hekim ile tıbbi satış temsilcisi arasında yaşanan sorunlar arasında, hekimlerden randevu almada yaşanan güçlükler, hekimlerin satış temsilcisine yeterince saygı göstermemesi ve tıbbi satış temsilciliği mesleğini yeterince algılayamamaları da gösterildi. Anket, hekimlerin tıbbi ürünler dışında, firmanın ilacını reçeteye yazması karşılığında, hediye olarak daha çok ev gereçleri ve para istediklerini de ortaya çıkardı. Ankete yanıt veren satış temsilcileri, hekimlerin satış temsilcilerinin ürünü tanıtmaları için yeteri kadar zaman ayırmaya istekli görünmemelerinden de yakındılar. Satış temsilcilerinin daha çok, öğretim üyesi hekimler ile pratisyen hekimlerden yakındıkları gözlendi. İlacın reçeteye yazılmasını pazarlık konusu edenlerin de daha çok pratisyen hekimlerden oluştuğu belirlendi. Satış temsilcileri anketi yanıtlarken, özellikle öğretim üyesi hekimlerin, ilaç seçiminde hastanın değil de kendi menfaatlerini düşündüklerini savundular.
Satış temsilcileri, hekimlerle aralarında sorun çıkmasının, tıbbi satış temsilciliği mesleğine ilişkin etik kurallar bulunmamasından kaynaklandığı görüşünde birleştiler. Raporun sonuç bölümünde, tıbbi satış temsilcilerinin çalışma ilkelerinin belirlenmesi, etik kurulların saptanması, tıbbi satış temsilcileriyle, sağlıkçılar ile ilişkilerin belirli bir standarta bağlanması önerildi.
www.evrensel.net