İkinci Bush dönemi

George W. Bush, yaptığı kadro değişiklikleri ile izleyeceği dış politikanın sinyallerini veriyor. Bush'un uluslararası silahlanmayı körükleyeceği belirtiliyor.

İkinci Bush dönemi
ABD'de "İkinci Bush" döneminin dış politikası, uluslararası alanda yeni tartışmalar yaratıyor. Eski genelkurmay başkanı Colin Powell'ın dışişleri bakanlığına getirilmesiyle ilk işaretlerini veren bu politikanın, Clinton dönemine "hem benzer, hem de ondan farklı" olacağı görüşünü dile getiriyorlar.
Avrupa devletleri, giderek belirginleşen bir "Soğuk Savaş sonrası" eğilimin Bush yönetiminde doruğa varacağı görüşünde. Buna göre Washington, onyıllardır yaptığı gibi Avrupalı emperyalistler her istediklerinde yardıma koşmayacak.
'Eskisi gibi olmayacak'
"İşlerin eskisi gibi olmayacağını" belirten bir NATO yetkilisi, Colin Powell'ın "Avrupa işlerine fazla karışmaktan yana olmadığı" yorumunu yaptı. Powell, generalliği sırasında ABD askerlerinin Bosna'da üslenmesine karşı çıkmıştı.
The Guardian gazetesine konuşan üst düzey bir Avrupalı askeri yetkili de, "ABD'nin Avrupa işlerine daha az karışacağını" kaydetti. Adı verilmeyen yetkili, Washington'un daha çok Asya-Pasifik bölgesi ile Afganistan'a yöneleceği tahminini yaptı.
Ortadoğu ve Asya-Pasifik
Bu tahminleri doğrulayan bir gelişme, Avrupa'daki "yalnız kalma" kaygısını daha da artırdı. Yeni başkan George W. Bush'un ulusal güvenlik danışmanı Condoleezza Rice, "Beyaz Saray'a girersem, NATO'ya, ABD'nin Balkanlar'da barış koruma operasyonlarında yer almayacağını bildireceğim" diye konuştu. Rice, bu demecinden hemen sonra görevlendirilerek "Beyaz Saray'a girdi". Rice, Avrupa konusunda "yeni bir görev paylaşımı"ndan bahsetti ve "ABD, Körfez'deki anlaşmazlıkları çözebilecek, Suudi Arabistan'ı koruyabilecek bir güç konuşlandıracak ve Tayvan Boğazı'nda bir krizle başedebilecek tek kuvvet. Ve uzun süreli barış koruma misyonları, bu tür küresel görevlere hazır oluşumuzu etkiliyor" dedi.
Bu bakış açısına rağmen, Bush yönetiminin Avrupa'daki işgal güçleriyle ilgili "tek taraflı bir çekilme kararı" almayacağına garanti verildi.
Yine de Avrupalı liderler, Bush döneminde "kendi başlarının çaresine bakacaklarının" farkında. Bu, bir süredir belirtileri yoğunlaşan bir gelişmeydi. Ancak Avrupa'yı asıl kaygılandıran, Bush'un "Amerikan enternasyonalizmi" kavramı. Bu kavram çerçevesinde, ABD giderek daha çok "tek taraflı" karar alacak ve kendi kararlarını dünyaya dayatacak. Böylesi bir tutum, son 10 yıldır iyice yıpranan Birleşmiş Milletler'i de çöküş noktasına getirebilir.
Daha pervasız bir ABD
Bu politikanın ilk meyvesinin, ABD'nin Ulusal Füze Savunma (NMD) sistemi olması bekleniyor. "İkinci Yıldız Savaşları" olarak adlandırılan bu sistemin kurulması, 1972'den beri geçerli olan uluslararası nükleer dengeyi bozacak. Gözlemciler, Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok rakip emperyalistin, daha çok silahlanmaya zorlanacağını dile getiriyorlar.
Nitekim, müstakbel dışişleri bakanı Colin Powell, NMD sisteminin inşasında ısrarlı olacaklarını vurguladı. Ancak Powell, önce sistemin teknolojisinin "uygulanabilir" olup olmadığının anlaşılması gerektiğini, ayrıca ABD müttefikleri ve diğer ülkeler ile bir uzlaşma arayacaklarını ifade etti.
Amerikan demokrasisi
New York Times gazetesinde de, Powell döneminde ABD diplomasisinin olası seyrine ilişkin bir analiz yayınlandı. Analizde, General Powell'ın cumartesi günü yaptığı ilk konuşmasında "hem Clinton döneminin politikalarını sürdürme, hem de onlardan kopma" mesajları verdiği tespiti yapıldı. Ardından, Powell'ın bu konuşması büyütçe altına alınarak neredeyse satır satır yorumlandı.
Powell'ın bu konuşmasında, özellikle "Demokrasinin zaferi nedeniyle ABD'yi hayal edemeyeceğimiz fırsatlar bekliyor" cümlesi dikkat çekiciydi. Ancak asıl fırtına, Irak ile ilgili sarfettiği cümleler üzerinde koptu. Powell'ın, "Saddam Hüseyin, birkaç yıl sonra yıkılacak olan başarısız bir rejimin tepesinde oturuyor" sözü, Ortadoğu'da yankı yarattı. Irak'a karşı yaptırımların sertleştirileceğine ilişkin sözleri ise, BM'de konuyla ilgili yeni sürtüşmelerin habercisi. Irak yönetimi, "tehditlere boyun eğmeyeceğini" açıkladı.
Konuşmasında, Ortadoğu ve Asya-Pasifik'i "öncelik" olarak niteleyen General Powell, Cumhuriyetçi Parti'nin en önemli dış politika danışmanları arasında yer alıyor. Powell, eski dışişleri bakanı Henry Kissinger ve George Shultz ile birlikte, yeni başkan Bush'un dış politika ekibinin belkemiğini oluşturuyor.
www.evrensel.net