Umut onların ekmeği olmuyor

"Belki de sıra sizde" diyen Milli Piyango'nun dağıttığı "umut"tan, piyango satıcılarına pay yok. Onlar, zor koşullarda, hiç bir güvenceleri olmadan çalışıyorlar.

Umut onların ekmeği olmuyor
Bülent Bozkurt
İlk olarak 1889 Şubatı'nda düzenlenen ve 15 sınıf eşyanın ikramiye olarak konulduğu piyango çekilişinden bugüne köprülerin altında çok sular aktı. 15.500 kuruş olan ikramiyeler, trilyonları buldu.
Bugün "Milli Piyango Genel Müdürlüğü"nün sürdüğü piyango ile dağıtılan "umut"tan "nasiplenemeyenler" ise milli piyango satıcıları. Onlar, zor çalışma koşulları, zarar etme gibi ağır şartlarda, evlerine ekmek götürmekte güçlük çekiyorlar.
50 yaşındaki Mustafa Erdoğan, bir yıldır piyango sattığını söylüyor. Sabah saat 06.30'dan gece geç saatlere kadar çalıştığını anlatan Erdoğan'ın, 5 çocuğu var. Kazancının ev geçindirmeye yetmediğini dile getiren Erdoğan, "500 tane kazı kazan satarsam, elime 8 milyon lira geçiyor. Yemem içmem sigaramı düşün, elde bir şey kalmıyor" diyor.
Ayda 150 milyon
1982'den bu yana piyango satıcılığı yapan 55 yaşındaki Emirali'nin 4 çocuğu var. Arada sırada inşaatlarda çalıştığını ya da hamallık yaptığını anlatıyor.
Amelelikten kazandığını piyangodan kazanamadığını söyleyen Emirali, kârın da zararın da kendisine ait olduğunu, aylık eline geçen paranın 100 - 150 milyon lira arasında olduğunu dile getiriyor.
Umut dünyası işte
Satıcı olarak kendisinin de sık sık piyango bileti ya da kazı kazan aldığını anlatan Emirali, 1982'den bu yana geçen 18 yılda en fazla 50 milyon lira kazanabildiğini söylüyor. Emirali, "Umut fakirin ekmeği" diyor ve ekliyor; "Ama kendi kendimizi kandırıyoruz. Umut dünyası işte".
Piyango satarken kalp krizi geçirdi
Mahmut Değirmencioğlu, 55 yaşında. Sabah 08.00'de bilet satmaya çıktığını, akşam saat 17.00'ye kadar dolaştığını söylüyor. Türkiye'de hiçbir kurumun, hiçbir kuruluşun güvencede olmadığını düşünen Değirmencioğlu, "Biz esnaf kooperatif birliğine depozit hariç yılda 4.5 milyon lira ödüyoruz. Ama hiçbir sosyal güvencemiz yok" diyor.
Piyango satarken kalp krizi geçirerek ölen arkadaşları Zeynel Koçer'i örnek veriyor Değirmencioğlu; "Piyangoculuk yaparak geçimini sağlıyordu. Kalp krizi geçirerek öldüğünde hastane ve ölüm masraflarını sağa sola minnet ederek karşıladık".
Piyangocu Değirmencioğlu'nun şans oyunlarına umut bağlayanlara da bir mesajı var; "Piyangonun da kazı kazanın verdiği ikramiye bedeli ve adeti bellidir. Bu yüzden piyangoya değil, emeğimize güvenelim".
www.evrensel.net