Eğitimci sürgün değil hak istiyor

Eğitimci sürgün değil hak istiyor

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde kalem bırakan eğitim emekçileri sürgünlerin durdurulmasını istedi. Eğitim emekçileri, bütçeden eğitime ayrılan payın eksikleri kapatmaya yetmeyeceğini vurguladılar.

Eğitimci sürgün değil hak istiyor
Açlık sınırının 652 milyon liraya vardığı Türkiye'de ortalama 200 milyon lira maaşla yaşamaya mahkûm edilen eğitim emekçileri, taleplerini İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde dile getirdiler ve üretmeyi, düşünmeyi ve uygarlığı temsil eden kalemlerini müdürlük önüne bıraktılar.
Eğitim-Sen İstanbul Şubeleri'ne üye eğitim emekçileri, dün 12.00'de İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaptı. Öğretmenlerin ellerindeki kalemleri havaya kaldırarak katıldıkları eylemde, basın açıklamasını Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Çalık yaptı. 2001 yılı bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'na ayrılan payın genel bütçeye oranının yüzde 8.3 olduğunu söyleyen Çalık, bu parayla bina ve araç-gereç eksikliklerinin giderilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Bütçe dağılımının çalışanlar arasında da adil olmadığını söyleyen Çalık, "MEB'e bağlı personel sayısı tüm kamu personelinin yaklaşık 1/3'ünü oluştururken, personel ödemelerine ayrılan payın 1/4'ü MEB'e ayrılmış durumdadır" dedi. Ortalama öğretmen ücretinin 200, yoksulluk sınırının 652 milyon lira olduğunu açıklayan Çalık, maaşlarının yapılması düşünülen yüzde 10'luk zamla ancak 220 milyon liraya ulaşacağını kaydetti.
'Yaşamımızdan sürgün çıkarılsın'
Ek ders ücretlerinin artırılmasını, yardımcı personel ve hizmetlilere fazla çalışmalarına karşılık mesai ücreti verilmesini istediklerini söyleyen Çalık, okullardaki memur ve hizmetlilerin çalışma koşullarının düzeltilmesini de istedi. Mardin'in Derik ilçesinde çalışan beş öğretmen arkadaşlarının il dışına tayin edildiklerini açıklayan Çalık, "Sürgünün eğitim çalışanlarının yaşamlarından çıkarılması"nı istedi.
1 Aralık'ta yasal ve meşrû olarak yaptıkları işbırakma eylemlerine katılan on binlerce arkadaşları hakkında soruşturmalar başlatıldığını, Zonguldak'ta eylem günü sunuculuk yapan arkadaşları Serpil Açıl'ın ise Vali tarafından açığa alındığını belirten Çalık, IMF talimatıyla hazırlanan bütçenin en temel insan haklarına dahi düşman, insanca bir yaşam sürdürme hakkının yok sayıldığı bir bütçe olduğunu ifade etti.
Çalık, 1 Aralık işbırakma eylemine katılan bütün eğitim emekçilerinin sahiplenileceğini ve eğitim emekçilerine yönelecek her türlü baskı, soruşturma ve ceza uygulamasında onların yanında olunacağını söyledi. "Direne direne kazanacağız", "Silaha değil eğitime bütçe", "Sürgünler bizi yıldıramaz" ve "IMF'ye değil emekçiye bütçe" sloganlarının atıldığı açıklamanın ardından eğitim emekçileri, "Yazmanın, üretmenin ve düşünmenin kısaca uygarlığın silahı" olarak gördükleri kalemlerini yerlere bırakarak eylemi sona erdirdiler.
www.evrensel.net