Bergamalı, yabancı sermaye için

   feda ediliyor

Bergamalı, yabancı sermaye için
    feda ediliyor
Bergama-Ovacık altın madeninin işletmeye açılabilmesi için, Başbakanlık tarafından TÜBİTAK'a hazırlattırılan raporun, 'Kimyasal Özelliklerin Tespiti ve Risk Belirlemesi' başlıklı bölümü konusunda bir basın açıklaması yapan Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi, raporun çelişkilerle dolu olduğunu ve ortadan kalktığı söylenen risk faktörünün işletmecinin 'iyi niyeti'ne bırakıldığını açıkladı.
Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nde yapılan basın açıklamasında İzmir-Bergama, Eşme, Sivrihisar Hareketi adına konuşan, Kimya Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeliha Baltacıoğlu, Ovacık altın madeni ile ilgili tüm ölçümler ve verilerle birlikte hazırlanan ÇED raporunun da yıllardır tartışıldığını hatırlattı. En son TÜBİTAK tarafından hazırlanan raporun da tartışılması gereken birçok noktasının bulunduğunu söyleyen Baltacıoğlu, hedeflenen ürün konusunda bile TÜBİTAK'la Eurogold arasında çelişkiler bulunduğunu ifade etti. Baltacıoğlu, diğer elementlerin miktarının nasıl ve kimler tarafından tayin edildiği, daha da önemlisi ne kadar olduğu konusunda ciddi şüpheleri olduğunu dile getirdi.
Yanlışa izin verilmemesi istendi
Etibank Gümüşköy İşletmesi'nde üretimin siyanür kullanılarak yapılmasının, TÜBİTAK raporunda Ovacık altın madeni için örnek olarak gösterilmesinin bilim adamlığı ile bağdaşmadığının altını çizen Baltacıoğlu, "Bu cümlenin anlamı şudur. Biz zaten hata yapmışız ve Gümüşköy'de siyanür kullanmışız. Öyleyse hata yapmaya devam edelim ve ülkemizin 560 bölgesinde de kullanılsın ki Eurogold'a haksızlık olmasın ve ülkemiz siyanür çöplüğüne dönsün. Bilim adamının görevi doğruları ortaya koymaktır, yapılan yanlışları referans göstererek yeni yanlışlara izin vermemelidir" dedi.
Arıtma sonrası katı-sıvı atıkların atık havuzunda toplanacağını, 160 dönümlük bir alanı kaplayan bu havuzda 80 bin ton atık depolanacağını anlatan Baltacıoğlu, her ne kadar madenin altından fay geçmediği söylense de 1.5 km. yakınından Kaynarca fayının geçtiğini ve bu fayın 1939 yılında kırılarak 7.1 büyüklüğünde bir deprem oluşturduğunu aktardı. Dünyada altın çıkarılması ve siyanür kullanılması nedeniyle meydana gelen kazaları anlatan Baltacıoğlu, "TÜBİTAK raporunda,alınan tedbirlerle ortadan kalktığı söylenen risk faktörleri hâlâ işletmecinin iyi niyetine ve denetimine duyulan güvene bağlıdır. Gerçekte mahkeme kararını değiştirecek hiçbir değişiklik olmamıştır" dedi. Baltacıoğlu ayrıca, 8 yıl gibi bir işletme değeri olan Ovacık altın madeninin geriye tonlarca atık bırakacağını, buradaki toprağı geri kazanmak için yapılacak masrafın da madenin getirisinden kat kat fazla olacağını sözlerine ekledi. Baltacıoğlu hükümetin,"Yabancı sermaye ülkeye girsin de nasıl girerse girsin" mantığından hareketle Eurogold'a izin verdiğini aktararak, "Bu bölge insanını feda etmektir" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Öğrenciler: Can güvenliğimiz yok
Marmara Üniversitesi (MÜ) öğrencileri İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde basın açıklaması yaparak son günlerde yaşanan provokatif saldırıları protesto ettiler. Öğrenciler adına basın açıklamasını okuyan Arzu Yalçın ülkedeki provokasyon ortamının sokaklarda ve üniversitelerde devam ettiğini belirtti. Üniversitelerde imzasız olarak dağıtılan "Vatan hainlerinin kanı oluk oluk akıtılacak" şeklindeki bildiriler ve ertesinde yaşanan olayların kamuoyuna sağ-sol çatışması olarak gösterildiğine dikkat çeken Yalçın, "Saldırıların bu şekilde değerlendirilmesi daha sonra yaşanacaklara davetiye çıkartır niteliktedir" dedi. MÜ'de 13 Aralık Çarşamba günü yaşanan saldırıda 4 öğrencinin yaralandığını hatırlatan Yalçın, perşembe günü de 3 öğrencinin okul çıkışında ülkücü faşistlerce bıçaklandığını kaydetti. İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde, Fatih Haşim İşcan Geçidi'nde ve Aksaray'da ikisi ağır 4 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylara da dikkat çeken Yalçın, bu olaylarla provokasyon ortamının iyice derinleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Saldırıları boşa çıkarmanın, bu olayları sağ-sol çatışması olarak göstererek değil, saldırıyı yapanları teşhir ederek mümkün olacağını belirten Yalçın, "Polislerin 'dişe diş, kana kan' nidaları altında silahlarını gösterdiği bir dönemde, can güvenliğimizin olmadığını ve her gün arkadaşlarımıza saldırı gelebileceği endişesiyle beklediğimizi bildiriyor, provokatif saldırılara karşı kamuoyunu ve okul yönetimini duyarlı olmaya çağırıyoruz" dedi.
www.evrensel.net