'Tutuklular saatlerle yarışıyor'

Ümraniye Cezaevi'ne yaptığı ziyaretin ardından gazetemize bir açıklama yapan ÇHD avukatları genel olarak tutuklu ve hükümlülerin durumunun ağır olduğunu belirtti.

'Tutuklular saatlerle yarışıyor'
Ölüm oruçlarında bulunan müvekkillerine destek amacıyla üç gündür açlık grevi başlatan Çağdaş Hukukçular Derneği avukatları Behiç Aşçı ve Remzi Kazmaz, dün Ümraniye Cezaevi'ne giderek tutuklu ve hükümlülerin durumu hakkında bilgi aldılar. Cezaevi'ne yaptığı ziyaretin ardından gazetemize bir açıklama yapan ÇHD Avukatı Remzi Kazmaz, Behiç Aşçı, genel olarak tutuklu ve hükümlülerin durumunun ağır olduğunu belirtti.
Remzi Kazmaz, özellikle Zeynep Arıkan ve Cem Yılmaz isimli tutukluların durumunun kritik bir aşamaya ulaştığını kaydetti.
Grip salgını başladı
Ümraniye Cezaevi'nde grip salgınının başladığına dikkati çeken Kazmaz, "Bu grip salgını ölüm orucundaki tutukluların içerisinde bulunduğu kritik günleri hızlandırıyor. Artık günlerle değil saatlerle yarışıyoruz. Her şey Bayrampaşa Cezaevi'nde çıkacak kararlara bağlı. Ancak şunu belirteyim tutuklu ve hükümlüler F tipi cezaevlerini 10, 15 kişilik odalar haline getirilmesini istiyorlar. TMMOB'nin, Tabipler Odası'nın ve FP Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun anlaşmanın içeriğini bu taleplerle doldurmasını umuyorlar" dedi. Ümraniye Cezaevi'ndeki ölüm oruçlarını 55'inci gününe girmesi dolayısıyla tutuklu ve hükümlülerde halsizlik, tansiyon düşüklüğü, yorgunluk, vucüt ısısının düşmesi, mide bulantısı ve göz kayması gibi rahatsızlıkların yaşandığını belirten ÇHD Avukatı Behiç Aşçı, "Tutuklu ve hükümlülerin hepsinde genel olarak bir kilo kaybı bulunuyor. Bu kilo kayıpları çok yüksek boyutta, ancak Zeynep Arıkan ve Cem Yıldız adlı tutukluların kilo kaybı kritik sınırda bulunuyor" diye konuştu. Cezaevindeki siyasi tutuklu ve hükümlülerin dışardaki gelişmeleri yakından takip ettiğini söyleyen Aşçı, "Her şey Bayrampaşa'dan çıkacak sonuca bağlı ve tutuklu ve hükümlüler taleplerinin kabul edilmesini istiyorlar. Taleplerinden taviz vermeyeceklerini söylüyorlar" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Emek Platformu laf üretti
İşçi ve emekçilerin, yeni ve daha etkili karar almasını beklediği Emek Platformu (EP) Başkanlar Kurulu, "Hükümet duyarsızlığını devam ettirdiği takdirde 1 Aralık'ı aşacak yeni eylemlere devam edecektir" demekle yetindi, somut karar üretmedi. EP Başkanlar Kurulu Memur-Sen'in dönem sözcülüğünde dün Türk-İş'te toplandı. 1 Aralık eyleminin değerlendirildiği toplantı sonrası ortak açıklamayı okuyan Memur-Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu, hükümetin çalışanların taleplerini duymazlıktan gelmesine ve EP'in görüşme taleplerine yanıt vermemesine karşın, işverenle görüşmeyi sürdürdüğüne dikkat çekti. Başbakan'ın işverenin kaygılarını gidermek konusunda duyarlılık gösterdiğini söyleyen Uğurlu, aynı duyarlılığı EP'in haklı taleplerine yönelik gösterilmemesini anlamakta güçlük çektiklerini ifade etti.
Eylem takvimi nerede?
Uğurlu, "Böyle bir tavır çalışanların önümüzdeki dönemde ortaya koyacağı tepkilerinin meşruiyet zeminini oluşturmaktadır" diyerek, hükümetin EP'in taleplerine yönelik duyarsızlığını devam ettirdiği müddetçe 1 Aralık'ı aşacak yeni kitlesel eylemler yapacağını duyurdu. Uğurlu, bir soru üzerine eylem önerilerinin konuşulduğunu, ancak eylem takviminin karara bağlanmadığını söyledi.
Akay'dan tek kişilik eylem
Toplantıda tek eylem kararının Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay tarafından ortaya konulduğu bildirildi. Akay'ın hükümetin memurların talepleri karşısındaki duyarsızlığı nedeniyle açlık grevine başlayacağını açıkladığı ve kendisine müdahale edilmesini istemediği öğrenildi.
Kamu bankaları ve batık bankalardaki paraların kimlere aktarıldığını, bunların sorumlularının kimler olduğunun ve özelleştirmenin sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını isteyen Uğurlu, Türk Telekom, TEAŞ ve THY özelleştirmelerinden vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.
Uğurlu, son günlerde yaşanan olayların EP'i endişelendirdiğini kaydederek, "EP, kimden ve nereden gelirse gelsin, şiddet ve teröre karşıdır. Toplumumuzun her kesimini sağduyuya ve soğukkanlı davranmaya çağırmaktadır" dedi. Polisin İstanbul'da yaptığı eylemi EP'in nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Uğurlu, "Eğer özlük hakları için yapıyorlarsa, onlar da memurdur, 200 milyon lira maaş almaktadırlar. Yapabilirler. Ancak toplumun gerginliğe sürüklenmesini istemiyoruz. Kaldı ki gerginlik giderek tırmanıyor. Hükümetin olayları iyi okumasını bekliyoruz. Hükümetin daha şeffaf davranarak olayların arka planını görmesini istiyoruz" diye konuştu.
www.evrensel.net