Doğaçlama müzik

Sıradana, renksize, kısıra, kirlenmişe, egemen ve popülere karşı ideolojik bir tavır

İnsan hakları; bir gün gerekir!
Steve Kulak
Müzik, içimizde taşıdığımız bir şeydir. Hayatın birçok diğer unsuru için olduğu gibi, müziğin değerini de genellikle bilinçsiz bir şekilde süzer ve geliştiririz. Duyguları sorgulamanın hayatta makûl bir sınırı olmadığı gibi, müzikte de yoktur. Bu yüzden de doğaçlama müzik tonların ve yapının sınırlarını zorlamaya başladığında, bunun sonu yoktur. Aslında bu canlı bir başlangıçtır.
Egemen müzik dünyası doğaçlama müziği ve bu müziği çalanları önemsemez.
Sanat ve ticareti birbirine karıştıran başlıca kayıt şirketleri, ateş ve tutkunun ikiz kulelerini yadsıyarak belirli bir soundu öne çıkarıyorlar.
Ateşi besleyenler küçük firmalar; Leo, FMP, Hat Hut, Emanem, Intakt ve Victo gibi küçük fakat önemli firmalar. Zamanın daha büyük sosyal gerçeklerini yansıtan bir ayna gibiler: Spontanlık modern kültürel sistemimizin eksikliğidir.
Doğaçlama müzik, korkularını ve düşlerini popüler müzik tiranlığına emanet etmiş bir toplumun bilinçsiz bağlılığının ortaya çıkarılmasıdır.
İnsanları yaşadıkları köşelerden, günlük aktivitenin kirlenmiş alışkanlıklarından yenilenmiş bilincin ve keşfetmenin içine çekip duyma biçimlerini kaldırmaya ve değiştirmeye, yerine yenilerini koymaya çalışır. Ve eğer baskın durumla mücadele edilmesi gerekiyorsa, şimdi o andır. Sosyal ve siyasi sistemlerin yarattığı kargaşa vasatlığın cennetini kurdu ve renksiz politika tüm eleştirel nişanları bozguna uğrattı.
Doğaçlamacı müzisyenlere fikirlerini geliştirmek için eşit alan tanıyan çoğulculuğun ve birlikte çalışma ruhunun heyecanı hangi kelimelerle ifade edilebilir? Yoğunluk decesini nasıl anlatabilir, açık armonik yaklaşımı nasıl tanımlayabilirsiniz? Doğaçlama müzik birçok biçimde tüm yüce sanatların yeraltı geleneğini temsil eder. En yüksek düzenin nişanı ve etkileşimidir.
İnsanlar zihinlerini serbest bıraktıkça ve daha atılgan oldukça yirmi birinci yüzyılda yeni bir doğaçlama müziğe doğru bir hareket olacak mıdır?
Kültürel diktatörlerin empoze ettiği kısır popülizm yerine yeteneğin ve buluşun baskın olmasına izin verecek miyiz? Sıradan olan, müziği ezdi ve onu iktidarsız bir rahatlamaya dönüştürdü. Kuşkusuz yeni müzik biçimlerinin ortaya çıkması gerek. Ya bu olacak, ya da müzik sadece bir mal olarak insanların yaşamlarının kıyısına itilecek.
Müziğin sosyal rolünü yeniden evrimleştirmemiz gerek. Doğaçlama müziğin doğasında, ilerici politikaların yakınlık duyduğu bir eylem unsuru var. Tarihin gerçek sonu, eylemin ve uğraşının ölümüdür. Doğaçlama müzik, icra eden ile dinleyen arasında her defasında yeniden tazelenen bir bağlılığın özel tecrübesidir.
Gerçekten özgürleştirici bir dönemin eşiğinde olabiliriz. Sırada neyin olduğunu bilemiyoruz, sadece tahmin edebiliyoruz. En büyük insan etkinliği işbirliğidir, rekabet değil.
(The New Enternationalist)
www.evrensel.net