Aydınlardan arabuluculuk girişimi

Aydınlardan arabuluculuk girişimi

Cezaevlerinde süren ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için arabulucuk yapmak amacıyla Aydınlar, Bayrampaşa Cezaevi'ndeki tutuklularla görüştü.

Aydınlardan arabuluculuk girişimi
Cezaevlerinde süren ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için arabulucuk yapmak amacıyla Yaşar Kemal, Zülfü Livaneli, Orhan Pamuk, Oral Çalışlar ve Can Dündar'ın oluşturduğu heyet, Bayrampaşa Cezaevi'ndeki tutuklularla görüştü.
Yazar Yaşar Kemal, cezaevine girmeden önce yaptığı açıklamada, devam eden eylemin bitirilmesi amacıyla arabuluculuk için cezaevine geldiklerini belirterek, şunları söyledi: "Ölüm oruçlarına bugüne kadar müdahale edilmeliydi.
Çok geç kalındı. Bu işin bir an önce bitirilmesi lazım. Biz aydınlar olarak, aslında bu işe çok fazla karışmak istemiyorduk. Ama kendimizi işin içinde bulduk. Mahkûmların önerilerini dinleyerek, devlet yetkililerine ileteceğiz."
Bu arada, TBMM İnsan Hakları İnceleme Alt Komisyonu üyeleri DYP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, FP Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, DSP Muğla Milletvekili Tunay Dikmen ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ferzan Çitici de aynı saatlerde cezaevine geldi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Baro sempozyumunda acil çözüm istendi
10 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle İzmir Barosu İnsan Hakları Hukuku ve Hukuk Araştırma Merkezi tarafından bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Dün saat 10.30 da, İzmir Barosu İnsan Hakları Hukuku ve Hukuk Araştırma Merkezi'nde,Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İzmir Temsilciliği, ÇHD ve İHD İzmir Şubeleri yöneticilerinin katıldığı bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasında hazırlanan ortak metni okuyan İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, 10 Aralık 2000'in "Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi"nin kabul edilişinin 52. yıldönümü olduğunu belirterek, bildirgenin, insan hak ve özgürlüklerinin ancak toplumsal ve ekonomik haklarla birlikte gerçekleşeceği düşüncesinden yola çıktığını, tüm dünya devletlerinin insan haklarına ve özgürlüklerine duyduğu saygıyı dile getirmesi bakımından insanlık tarihinin en önemli ortak ürünü olduğunu vurguladı. Özkan, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabulünden bu yana 52 yıl geçmesine karşın, ülkemizde halen pek çok insan hakları ihlalinin yaşadığının altını çizerek bu ihlallerden örnekler sundu. Özellikle cezaevlerinde yaşanan ve ölüm sınırına gelen açlık grevlerine dikkat çeken Özkan, konunun hukuk ve bilim çevrelerince tartışılıp çözüm bulunana dek F tipi cezaevi uygulamasından vazgeçilmesini istedi. Türkiye'de insan haklarında görülen kara tablonun değişmesi için, İdam cezasının kaldırılması, işkence ve kötü muamele suçunu işleyenlerin etkin bir biçimde cezalandırılması, örgütlenme ve düşünceyi açıklama özgürlüğünü engelleyen uygulamaların kaldırılması, işçilerin ve diğer çalışanların grevli, toplusözleşme haklarının tanınması ve işgüvencesi sağlanması, OHAL'in ve DGM'lerin kaldırılması gibi bir dizi çözüm önerileri getiren Özkan, TBMM'yi uluslararası insan hakları belgeleri doğrultusunda gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya çağırdı.
İktidar işkenceyi önlemeyi düşünmüyor
Basın açıklamasında konuşan İHD İzmir Şube Başkanı Günseli Kaya, kötü muamele suçunun af kapsamına alınmasını eleştirdi. TİHV İzmir Temsilcisi Prof. Veli Lök de, işkence ile kötü muamele arasında insan sağlığına verdiği zarar açısından hiçbir farkın olmadığını belirterek, Tokyo Bildirgesi'nin işkence ve kötü muameleyi aynı kabul ettiğinin altını çizdi. ÇHD İzmir Şube Başkanı Av. Mustafa Ufacık, F tipi cezaevlerine karşı yapılan ve ölüm sınırına gelen eylemlere dikkat çekti. Av. Ufacık ÇHD olarak 13 Aralık Çarşamba günü, cübbeleriyle birlikte Adliye önünden Konak PTT'ye kadar yürüyerek Adalet Bakanlığına faks çekme eylemi yapacaklarını belirtti. Basın açıklamasında konuşan İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Arif Ali Cangı, işkence yapanları cezalandıran TCK'nın 243. maddesinin af kapsamına alınması için Meclis'te yapılan girişimlerin, iktidarın işkenceyi önlemek gibi bir düşüncesinin olmadığını ortaya koyduğunu söyleyerek, "Zaten işkence suçundan cezalandırılanların sayısı 10. Kötü muameleden cezalandırılan 84 kişi ise af kapsamına alındı" dedi. Basın açıklamasına katılan şube başkanları ve avukatlar daha sonra toplu olarak Kemeraltı girişinde, gözaltına alınan ve işkence görenlere haklarının aktarıldığı broşür ile üzerinde "İnsan hakları herkese hemen" yazılı çıkartmalar dağıttılar.
Tüm Bel-Sen Kocaeli Şube Başkanı Bedriye Yıldızeli de, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle yayınladığı mesajında, "İnsanın insanı sömürmediği, hakların özgürce kullanılabildiği, herkesin kendini ifade edebileceği, insanların gözaltında ölmediği, özgür bağımsız bir Türkiye" diledi.
www.evrensel.net