Kelepir Telekom!

Kelepir Telekom!

Telekom, IMF'den alınan borçların karşılığı olarak satılıyor. 1995 yılında dönemin hükümeti tarafından 30 milyar dolar değer biçilen ve bugünkü değeri 40 milyar dolar olarak ifade edilen Telekom için hükümet 10 milyar dolar istiyor.

Kelepir Telekom!
Muzaffer Özkurt
Telekom'un özelleştirilmesinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ilgili KHK'yı imzalamasıyla düğmeye basıldı. İhale süreci 14 Aralık'ta başlayacak. 40 milyar dolar fiyat biçilen Telekom bugün 10 milyar dolara yerli ve yabancı sermayeye yönetimi de devredilerek satılacak. Memurların işçi statüsüne geçerek işgüvenceleri ortadan kaldırılmak isteniyor.
Türkiye'nin en önemli kurumlarının başında gelen Türk Telekom, IMF'den alınan borçların karşılığı olarak satılıyor. Satış fiyatı ise tesadüf o ki, tam da IMF'den gelecek para kadar. 1995 yılında dönemin hükümeti tarafından 30 milyar dolar değer biçilen ve bugünkü değeri 40 milyar dolar olarak ifade edilen Telekom için hükümet 10 milyar dolar istiyor. Yine Telekom'un özelleştirilmesiyle birlikte onbinlerce işçi ve memurun işgüvencesi ortadan kaldırılırken, kullanıcılar açısından da külfetler gelecek özelleştirme sonucu.
Özelleştirmenin direkt muhatabı olan Türk Haber-İş Genel Merkezi özelleştirme ile ilgili olarak hiçbir açıklama yapmadı. Sendika merkezi şimdiye kadar yaptığı açıklamalarla da özelleştirmeye karşı olmadığını belirtti. Ancak Haber-İş'in tabanı oldukça huzursuz. Belli şube yönetimleri ve işçiler özelleştirme sonrası karşı karşıya kalacakları kıyımdan dolayı endişeli. Haber-Sen Genel Başkanı Kamil Keleş de özelleştirme sonucu memurların işçi statüsüne geçmesinin işgüvencesinin ortadan kaldırılması olduğunu söyleyerek özelleştirmeyi peşkeş olarak nitelendiriyor.
Sermayenin isteği oldu
Yasanın gecici 4. maddesinin kurumda çalışan memur personeline aynı statüde kalma ya da işçiliğe geçmesini öngörüyor. Aynı yasayla da 2003 yılına kadar Telekom'un özelleştirilmesinin bitirilmesi düşünülüyordu. Burada ilk etepta yüzde 10 hisse Posta İşletmeleri'ne devrediliyor ve yüzde 15'i halka arz bçiminde satılıyor, kalanı da blok satış biçiminde düşünülüyordu. Ancak blok satıştaki oranın sermaye tarafından az görülmesi ve blok olarak satın alacak kuruma verilecek yetkilerin yetersiz olması geçtiğimiz aylarda yapılan ihaleye hiçbir kurmun katılmamasına neden oldu. Bu nedenle yapılan değişiklikle hissenin yüzde 33.5'inin yabancı sermayeye satışı yönünde karar alındı.
Yönetim küçük ortağın
Hissenin artırılmasının yanında yönetimde genel müdürlük, iki genel müdür yardımcılığı ve insan kaynakları müdürlüğü hisseyi alan sermayedarlara peşkeş çekiliyor.
Konu ile ilgili olarak Haber-Sen Genel Başkanı Kemal Keleş ve Haber-İş 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu ile görüştük.
'Kritik nokta işçi kıyımı'
"Şube olarak bizim en kritik gördüğümüz nokta stratejik ortaklığın yönetimin tamamiyle devredilmesinin yanında çok kısa zamanda bir işçi memur kıyımına yol açacağıdır. Haber-İş Sendikası Genel Merkezi'nin de düşüncesi bu şekildedir. 16 Aralık'ta yapacağı başkanlar kurulunun bir eylem kararı alacağına inanıyoruz. Kaldı ki Haber-İş Sendikası'nın son genel kurulunda özelleştirme nedeniyle bir işçinin dahi işten atılması durumunda Türkiye genelinde tüm santrallerin işgal edilmesi kararı alınmıştır. Biz o günün geldiğini düşünüyoruz" diyen Dokuyucu, Başkanlar Kurulu'na bütün işçiler ve kamu çalışanlarıyla birlikte ihale sürecinde topyekûn bir mücadelenin sürdürülmesni önereceklerini belirtti.
Ortak mücadele çağrısı
Stratejik ortaklığın Türkiye'nin bağımsızlığının emperyalist tekellere peşkeş çekilmesi anlamına geldiğini ifade eden Dokuyucu, "Bu nedenle ülke bağımsızlığını savunan bütün güçlerle birlikte hareket etme çağrısını da buradan yapıyoruz" dedi.
Özelleştirmeye muhatap tüm işçilerle birlikte, işkolundaki tüm kamu sendikalarının da içinde olduğu geniş bir mücadele cephesi oluşturulması gerekliliğine dikkat çeken Dokuyucu, Emek Platformu'nun bu mücadele içerisine aktif olarak girmesi gerektiğini söyledi.
"Ancak Emek Platformu içerisinde yer almayan ve bu sorunları kendi sorunu olarak gören bütün güçlerle de eylem birliğine hazırız. Bu çerçevede İstanbul'da 20 Aralık 2000 tarihinde yapacağımız basın toplantısına bütün kurumları çağrıyoruz. Basın toplantısı sonrasında açıklayacağımız eylem planlarımız için de destek bekliyoruz" diyen Dokuyucu, memursuz bir Telekom satışının istendiğini belirtti.
Haber-İş Genel Merkezi ile Telekom Genel Müdürlüğü arasında sözleşmeli personel ve memur statüsünde çalışanların işçiliğe geçirilmesi olduğuna dikkat çeken Dokuyucu "IMF'nin ve DB'nin Telekom'la ilgili en önemli talebi memursuz bir Telekom'un satışıdır. Bu nedenle bu operasyon protokolle birlikte hayata geçirilmiştir. Biz şube yönetim kurulu olarak ücret artışı bahanesiyle işçiliğe geçmek isteyen memur arkadaşlarımızın işgüvencelerini ortadan kaldıracak bu uygulamaya alet olmamasını savunduk. Elimizden geldiği kadar engel olmaya çalıştık. Ancak geldiğimiz noktada Türkiye genelinde 15 bine yakın şube sahamız içerisinde 800 civarı arkadaşımız işçiliğe geçtiler. Bizde bu arkadaşlarımızı sendika üyesi yaparak olası bir kıyıma karşı örgütlemeye çalışıyoruz" dedi.
Sendika tehdit ediliyor
Özelleştirmenin önemli bir yönünün işçiliğe geçen personelin kapsam içi ve kapsam dışı diye ikiye ayrılması olduğunu dile getiren Dokuyucu "Yönetim kademesindeki memurlar kapsam dışı olduğu için sendikaya üye olamıyorlar. Gereve ve çeşitli eylemlere katılmaları yasaklanıyor. Ancak bizi tereddüte düşüren nokta işverenin bir süre sonra istediği kısımdan işçileri kapsam dışına alıp önümüzdeki süreçte sendikanın yetkisini düşürebilme avantajıdır. Bu nedenle de mart ayndaki toplusözleşmede amacımız kesinlikle kapsam dışı personeli ancak genel müdür ve yardımcıları, başmüdür ve yardımcıları ile sınırlı bir düzenlemeyi sözleşme hükmü haline getirmektir" dedi.
www.evrensel.net