Hayal bile kurulmuyor!

Aldığım 86 milyon liranın bir kısmını eve veriyorum, geri kalanı bir hafta on günde bitiyor. Ancak boğazımıza yetiyor bu para. 86 milyonla değil bir gelecek kurmak, hayal bile kurulmuyor.

Hayal bile kurulmuyor!
Şengül Karadağ
Serkan Bozkurt, 20 yaşında bir işçi. Gençliğinin ilk yıllarında pek çok sorunu bir arada yaşıyor: İşsizlik kaygısı, eğitim, sağlık ve gelecek sorunu...
Serkan, Atatürk Havaalanı'ndaki özelleştirmenin ardından birbiri ardına türeyen taşeron firmalardan biri olan Katenbek adlı şirkete bağlı olarak temizlik işçiliği yapıyor. Aynı şirketteki 200 işçi gibi; haftada 6 gün, günde 8 saat çalışan Serkan, asgari ücret, yani ayda 86 milyon lira alıyor. Yerler, tuvaletler, bürolar kısaca her bölümün temizliği ayda 86 milyon lira alan bu işçilerden soruluyor.
"İkramiye gibi sosyal haklarımız yok. Bazen istirahat günlerimiz de kaldırılıyor. Zam istiyoruz, 'Bir günde hepinizi dışarı koyup, yeni işçiler alabiliriz' diyorlar. Kimse bu duruma karşı çıkamıyor. Çünkü işsiz kalmaktan korkuyorlar. İşsiz olmaktansa 86 milyon liraya boyun eğiyorlar. Biz genç olmamıza rağmen bitiyoruz. Bir de çoluk çocuk babası, ev geçindirmek zorunda olan arkadaşlarımızın halini gördükçe kahroluyoruz" diye anlatıyor Serkan çalışma şartlarını. Ama Serkan'ın en çok ağırına giden, horlanmak. "Polisinden hostesine kadar herkes bize bağırıyor. Beş dakika bir yerde sigara içsek üstümüze geliyorlar. Şeflerin çok büyük bir baskısı var. Hepsi bizi küçük görüyorlar" derken sesi titriyor. Serkan'ın işgüvencesi yok. İşten atmalar çok sık yaşanıyor. "En küçük itirazda bile bulunsan hemen kapı önüne koyuyorlar. Yüksek para alanlar özelleştirmenin keyfini sürüyor, çilesini ise biz çekiyoruz" diyor.
Mesleğini yapamıyor
Endüstri meslek lisesi mezunu olan Serkan'ın asıl mesleği metal üzerine. Neden mesleğini yapmadığını soruyoruz, çırak muamelesi yaptıklarını, 50-60 milyon lira karşılığında çalışmasını istediklerini söylüyor. "Gördüğünüz gibi" diyor, "Asgari ücretten bile daha düşük. Üstelik çok ağır bir işkolu. Branşımızın olması da bir işe yaramıyor."
Serkan özürlü. Sağ kalçasında kırık var, sol ayağında ise hareket kısıtlılığı. Özrü doğuştan değil; altı sene önce geçirdiği bir kazanın sonucu. Daha doğrusu kaza sonrası geçirdiği yanlış ameliyatların. Geçen yıl bir ameliyat daha geçirmesi gerekiyormuş ancak yaşı dolayısıyla babasının sigortasından yararlanamadığı için ertelemek zorunda kalmış. Çünkü 5 milyar lira istenmiş ameliyat için. İşe gireli henüz 4-5 ay olduğu ve bunun bir kısmı da deneme süresi olarak sayıldığı için şimdi sigortasının dolmasını bekliyor.
Havaalanındaki işini İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığıyla bulduğunu belirten Serkan, fırsat tanınmamasından şikâyetçi. "İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun gönderdiği her yerde de iş vermiyorlar adama. İstediğini çalıştırıyor, istemediğini çalıştırmıyor. Özürlü insanlara hiçbir kaynak sağlanmıyor. İki senedir bunun peşindeyim. Havaalanını duyunca çok sevinmiştim. 'Geleceğimi kurtardım', dedim. Daha iyi günler bekliyordum, ama tersi oldu" diyor.
Ailesinde Serkan'ın dışında babası ve kardeşi de çalışıyor. Babası 200 milyon lira, parasızlıktan liseyi terk etmek zorunda kalan 18 yaşındaki konfeksiyon işçisi kardeşi ise 150 milyon lira alıyor. Yani hepsi birden devletin belirlediği asgari geçim standardına bile ulaşamıyorlar.
Başka gençler gibi rahat davranamamaktan, üstüne başına bir şey alamamaktan yakınıyor Serkan: "Zamların, fiyatların başını alıp gitmesiyle geçim derdi her şeyin önüne geçmiş durumda. Aldığım 86 milyonun bir kısmını eve veriyorum, geri kalanı bir hafta on günde bitiyor. Bana bir şey kalmıyor. Kaç aydır bir elbise, bir ayakkabı alamıyorum. Ancak boğazımıza yetiyor bu para. Bir yatırım yapamazsın, bir köşeye para koyamazsın. 86 milyonla değil bir gelecek kurmak, hayal bile kurulmuyor."
www.evrensel.net