Türkiye

Türkiye'ye G. Kore modeli

Hükümet ile IMF arasındaki anlaşmaya ilişkin açıklama yapan Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp IMF'ye verilecek taahhütler karşılığında mali destek sağlanacağını söyledi.

Türkiye'ye G. Kore modeli
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp hükümetin IMF ile prensip olarak anlaştığını söyledi. Demiralp, anlaşma ile IMF'ye verilecek taahhütler karşılığında mali destek sağlanacağını söyledi. Liderler zirvesinde karara bağlanan, IMF'ye verilecek taahhütleri ise, 'kamu işçilerine sıfır zam, şubatta ödenecek nemaların hazirana ertelenmesi, özelleştirmelerin hızlandırılması, batık bankaların özelleştirilmesi, kamu harcamalarının durdurulması, KDV'nin bir puan artırılması, Özel Tüketim Vergisi'nin getirilmesi' oluşturuluyor.
Hükümetin IMF ile anlaşması uluslararası finans çevrelerinde Türkiye'ye Güney Kore modeli uygulandığı değerlendirmelere yol açarken, hükümetin halktan yeni fedakârlıklar beklediği dile getiriliyor.
IMF ile anlaşmanın şartlarını yarın açıklayacaklarını belirten Demiralp mali desteğin miktarını kesinleştirip kamuoyuna duyuracaklarını kaydetti. Demiralp ekonomik parametreler ve ekonomik program hedeflerinde hiçbir değişikliğin söz konusu olmadığını da söyledi.
Hazine Müsteşarı Demiralp, IMF ile yapılan görüşmelerin ne aşamada olduğuna ilişkin soruları yanıtlarken, şöyle konuştu: "Detaya ilişkin şu an fazla bir şey söyleyemiyorum. Görüşmeler öğleden sonra da devam edecek. Ama biz prensip olarak anlaştık, mutabakatımız var. Yarın sayın başbakan bir açıklama yapacak. Deppler, muhtemelen ben de dahil, ortaklaşa bir açıklama yapılacak. Mali desteğin miktarını kesinleştirip yarın kamuoyuna duyuracağız.
Bunun dışında, şu anda program hedeflerinde herhangi bir değişiklik veya yeni bir hedef söz konusu değil. Ne parametrelerde ne de hedeflerde hiç bir değişiklik olmayacak. Bunun altını çizmek istiyorum. Program yine eskisi gibi, aynı kurallarla devam edecek."
Yeni bir dış borç kapısı daha açılıyor
Demiralp bu arada, IMF'nin mali desteği yanında, uluslararası bankalardan "köprü kredi" sağlanması konusunda görüşmelerde bulunduklarını söyledi. Demiralp "O konudaki görüşmeler de devam ediyor. Fakat bu konuda IMF ile paralellik kurmamak lazım. O farklı bir olay. Tabii IMF ile mutabakata varmak, işleri daha kolaylaştırır, daha rahatlatır. Fakat o konunun kendi içerisinde görüşmelerimiz devam ediyor. O ayrı bir konu. Miktarı ise tamamen görüşmelere bağlı. Kendimizi bağlamak istemiyorum" dedi.
Demiralp, IMF'den sağlanacak kredilerin miktarı konusundaki sorulara karşılık, "şu aşamada açıklamak istemiyorum. Ancak piyasaları tatmin edecek bir rakam" dedi.
Türkiye'ye Kore modeli
Öte yandan IMF ile Türk hükümeti arasındaki görüşmelerin anlaşmaya sağlanması ile verilecek ek kredilerin 23 Aralık'ta Ankara'ya ulaşması bekleniyor. IMF sözcüsü Conny Lotze, yaptığı açıklamada, IMF Başkanı Horst Köhler'in, ek kaynağın IMF İcra Kurulu'ndan 21 Aralık tarihinde çıkarılmasının amaçlandığı yolundaki açıklamasını hatırlattı. Lotze, umulduğu gibi kararın 21 Aralık'ta alınması halinde paranın, iki gün içinde Türk hükümetinin eline ulaşacağını belirtti.
Sözcü Lotze, ek kaynağın kaç parça halinde Türkiye'nin kullanımına açılacağına IMF İcra Kurulu'nun karar vereceğini söyledi. Ancak Washington'daki uluslararası finans çevreleri, geçmişte bu tür acil ek kredilerin Güney Kore ve Brezilya'ya açıldığına dikkati çekerek, genel uygulamanın, ek kaynağın tek parça halinde sağlanması olduğunu belirttiler.
Türkiye'ye sağlanacak ek kaynağın miktarı ise, Türk hükümetiyle IMF yetkilileri arasında yapılmakta olan görüşmelerin sonunda önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Ancak birkaç milyar dolar tutarındaki ek kaynağın, Türk piyasalarındaki sıkıntının aşılması ve Merkez Bankası'nın döviz rezervlerindeki erimenin telafisi amacıyla, 23 Aralık'ta Ankara'nın eline ulaşması bekleniyor.
Yine "acı ilaç" formülü
Uluslararası finans çevreleri Türk hükümeti ile IMF'nin anlaşmasının sonuçları hakkında değerlendirmelerde bulundular. Bu çevrelerin yaptığı değerlendirmeler hükümetin IMF'ye tam teslim olduğunun ve krizin faturasının çalışanlara çıkarılacağını gösteriyor. Bu çevreler, "IMF reçetesinin belirli bir süre için 'acı ilaç' anlamına gelebileceğini, ancak Türk hükümetinin ekonomik programı tavizsiz uygulaması gerektiğini" öne sürüyorlar.
www.evrensel.net