İngiltere-Fransa savaşı kızıştı

İngiltere-Fransa savaşı kızıştı

Fransa'da yapılacak olan Avrupa Birliği Zirvesi öncesinde İngiltere, oluşturulması planlanan Acil Müdahale Gücü konusunda sert tavır aldı.

İngiltere-Fransa savaşı kızıştı
Fransa'nın Nice kentinde yapılacak olan Avrupa Birliği zirvesi öncesinde kıtanın devleri arasındaki gerginlik giderek tırmanıyor. İngiltere Dışişleri Bakanı Robin Cook, Fransa'nın zirvede imzalanması öngörülen ortak bildirgeye bir savunma ve güvenlik maddesi ekleme çabasına karşı çıkıyor. Nice Antlaşması adı verilen bildirgenin daha pek çok alanda tartışma yaratacağı belirtiliyor.
İngiltere çıkarları
Cook, İngiltere'nin zirvenin sona ermesi beklenen cumartesi sabahına dek vergiler, güvenlik ve sınırların denetimi konularında veto hakkını korumak için çaba harcayacağını söyledi. Robin Cook, "Blöf yapmıyoruz. Anlaşma istiyoruz ancak İngiltere'nin ulusal çıkarlarını da koruyacağız" diye konuştu. Veto hakkı konusunda ısrar eden İngiltere, böylece oluşturulması planlanan Avrupa ordusunun idari yapısında önemli ölçüde söz sahibi olmak istiyor. Acil Müdahale Gücü adı verilen ve en az 60 bin askerden oluşması planlanan ordunun dünyanın her bölgesine hava ve deniz müdahalesinde bulunabilecek bir kapasitede olması isteniyor. Fransa, sözkonusu güç için acil müdahale emrinin AB'nin büyük ortakları tarafından alınabilmesini savunuyor.
"J Maddesi" denen bu şartın belgeye konması halinde, müdahale kararlarının AB kurumlarından geçmesi gerekmeyecek. ABD'nin yakın müttefiki İngiltere, Fransa'nın "artırılmış işbirliği" dediği bu strateji konusunda endişeli. İngiltere, Avrupa'nın sadece NATO tarafından müdahale edilmediği durumlarda harekete geçmesini savunuyor. NATO'nun en etkili gücü olan ABD de bu tezi destekliyor. İsveç ve İrlanda da İngiltere ile aynı fikirde.
İngiltere bu tartışmalar kapsamında, Türkiye gibi "sadık NATO üyesi" olan ancak AB üyesi olmayan ülkelere de dikkat çekiyor.
AB kurumları
Avrupa Birliği'nin Nice zirvesinde ele alınacak en önemli konulardan biri de, Bakanlar Konseyi'nin yeniden yapılandırılması. Bu kurum, bugüne dek diğerleri gibi Avrupa Komisyonu'nun gölgesinde kalmıştı. Avrupa Birliği dört temel organa sahip: Avrupa Parlamentosu, Bakanlar Konseyi, Adalet Divanı ve Avrupa Komisyonu. Bu dört kurumdan sadece biri, Avrupa Parlamentosu, Avrupa ülkelerinde düzenlenen -ve katılım oranı yüzde 50'leri bile bulmayan- seçimlerle belirlenmekte. Ancak sadece "tavsiye" yetkisine sahip.
Bakanlar Konseyi
Bakanlar Konseyi ise, AB üyelerinin dışışleri bakanları tarafından oluşturuyor. Bu kurumun yürütme organı işlevi yok, ancak Avrupa Komisyonu tarafından önerilen yasalar hakkında karar verebiliyor.
Adalet Divanı ise, AB üyelerinden gönderilen yargıçlardan oluşuyor. Ancak verdiği kararların resmi bir bağlayıcılığı yok.
Bütün bu yetkisi kısıtlı kurumların üzerinde, Avrupa Komisyonu yer almakta. Komisyon, AB'nin hem yasama, hem de yürütme organı. Üyeleri seçimle değil; AB devletlerinin ataması ile belirleniyor. Komisyon'un iç demokrasisi de ibretlik. AB ittifakının asli bileşenleri olan İtalya, Fransa, Almanya, İngiltere ve İspanya ikişer üyeyle, diğerleri ise birer üyeyle temsil ediliyorlar.
Toplam 20 üyelik komisyonun karar alması için, saydığımız beş ülkenin yanlarına tek bir üyeyi çekmeleri yeterli. Nice zirvesinde Bakanlar Konseyi'nin de güçlendirilmeye çalışılması, Avrupa entegrasyonunda yeni bir aşamanın eşiğinde olunduğunu gösteriyor.
www.evrensel.net