Fatura yine halka çıktı

Fatura yine halka çıktı

Bankacılık sektöründeki krize müdahale bahanesiyle IMF'den istenen "kurtarma paketi", işçi ve emekçilere yönelik bir saldırı paketine dönüştü.

Fatura yine halka çıktı
IMF Türkiye'ye finansal kriz gerekçesiyle açtığı kredinin karşılığı olarak "acil" yapılmasını istediği bir paketi hükümetin önüne koydu. Pakette; kamu bankalarının özelleştirilmesi, ücret ve maaşların hedef enflasyona göre belirlenmesi, fonların tasfiyesi ile cari açığın kapatılması bulunuyor. IMF'nin sunduğu bu istekler, bir kez daha krizin yükünün emekçi kesimlere yıkıldığını gösterdi.
Önceki akşam Türkiye'ye gelen IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli başkanlığındaki 5 kişiden oluşan IMF heyeti, "Kredi veririz ama istediklerimizi hemen yapacaksınız" dedi. Krize çözüm bahanesiyle ortaya atılan IMF istekleri, stand-by anlaşmasında ortaya konulan şartların acil olarak yerine getirilmesini içeriyor. IMF'nin Türkiye'ye sunduğu "kurtarma paketi", bir borç batağına sürüklenen Arjantin'e sunulanla aynı. Krizden çıkışı uluslararası piyasalardan borçlanmak olarak gösteren IMF, karşılığında da emekçi kesimlere yine ağır yükler getiren düzenlemelerin bir an önce yapılmasını şart koşuyor.
Kriz bahane oldu
Krizin nedeni işçi ve memurlarmış gibi IMF özellikle hedef enflasyona göre bir ücret artışı yapılmasını istiyor. Ayrıca kamu bankalarının özelleştirilmesinin geciktiğini belirten IMF heyeti, bankacılık sistemindeki istikrarsızlığın Emlakbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nın özelleştirilmesiyle giderilebileceğini savunuyor. Bu durum kriz bahanesiyle bir haftadır "diken üstünde" olan sermaye kesimleri ve hükümet fırsatı değerlendirip "IMF'nin dediklerini yapmazsak kredi alamayız, kriz derinleşir" diyerek işçi ve memur eylemlerinin yoğunlaştığı bir süreçte saldırı paketini cilalayıp tekrar halkın önüne koyuyorlar.
Arjantin'de aynı durumda
Öte yandan, Arjantin'e mali krizin atlatılması amacıyla IMF tarafından 15 milyar doları rezerv olmak üzere son dönemde 30 milyar dolar kredi açılacağının açıklanmasının, Türkiye'ye sağlanacak ek kredinin tutarı açısından bir ölçüt olamayacağı belirtildi. Konuyla ilgili görüşülen uzmanlar, Arjantin'in ABD'ye çok yakın ve bu ülkeyle ticari ilişkilerinin çok yoğun olduğuna işaret ederek, mali krizin riskinin diğer ülkelere sıçramaması açısından IMF'nin bu kadar büyük boyutta devreye girdiğini söylediler.
Arjantin'e açılan SFR kredisinde ülke kotasının dikkate alınmadığını hatırlatan yetkililer, IMF'nin Arjantin'e bu krediyi hemen değil, yıllara yayarak bir program dahilinde kullandıracağına işaret ettiler. Türkiye'ye yönelik aynı nitelikteki kredinin ise daha hızlı bir şekilde ilerlemesinin beklendiğini kaydeden yetkililer, kredinin de ağır koşullara ve performans şartlarına bağlanmasını beklemediklerini, ancak, niyet mektubu kapsamındaki bazı düzenlemelerin hızlandırılmasının gündeme gelebileceğini belirttiler.
Program IMF'nin prestiji
Dünyada Uzakdoğu ve Rusya'da yaşanan krizler sonrasında uluslararası alanda zor bir dönem geçiren IMF'nin ve diğer büyük ekonomilerin Türkiye'de uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının başarısına çok büyük önem verdiğine dikkati çeken uzmanlar, bu nedenle Türkiye'deki mali krizin atlatılması için bazı çevrelerin harekete geçtiği yolundaki haberleri normal karşıladıklarını vurguluyorlar.
Diğer taraftan, uluslararası piyasalarda ülkeler tarafından ihraç edilen tahvillerin genelde büyük portföy yatırımcısı kuruluşlar tarafından alındığını, bankaların bu yatırımcılara sadece aracılık ettiğini hatırlatan yetkililer, bu yatırımcıların genelde kendi hükümetlerinden bağımsız olarak, yatırım yaptıkları ülkelerin ekonomik verilerine ve ülkedeki gelişmelere göre hareket ettiğine dikkati çektiler.
www.evrensel.net