Avrupa'da kılıçlar çekildi

Yeni üyelerin Avrupa Birliği kapısına dayandığı bu günlerde, AB patronları arasındaki çekişme de giderek şiddetleniyor. Nice Zirvesi öncesinde bir dizi kritik konuda karşılıklı cepheler oluşturulmuş durumda.

Avrupa'da kılıçlar çekildi
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, ülkesinin Avrupa Birliği kurumlarındaki oy hakkının daha da güçlendirilmesi talebinden vazgeçmiyor. Perşembe günü Fransa'nın Nice kentinde yapılacak olan AB zirvesi öncesinde, Almanya hükümeti, konuyla ilgili baskısını giderek artırıyor.
Schröder, Der Spiegel dergisine verdiği demeçte, "Nice'in başarısızlıkla sonuçlanmasına izin verilmemelidir ve verilmeyecektir" dedi. Gözlemciler, AB'nin genişlemesinden idari mekanizmaların reformdan geçirilmesine kadar bir dizi önemli konunun ele alınacağı zirvenin planlanandan uzun sürmesine kesin gözüyle bakıyorlar.
Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, cumartesi günü oy hakkı konusunu görüşmüş ancak bir anlaşmaya varamamışlardı. Chirac, geçtiğimiz günlerde Avrupa başkentlerini dolaşmış ve Fransa'nın Nice zirvesindeki isteklerine destek talep etmişti.
Prodi'den uyarı
Bu arada, Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi, zirvenin başarısızlıkla sonuçlanabileceği uyarısında bulundu. Prodi, İngiliz hükümetine de yüklenerek, İngiltere'nin "ulusal oy hakkı"na sahip çıkmasını anlayamadığını söyledi.
İngiltere, özellikle vergi ve sosyal güvenlik konusunda hükümetin elindeki karar yetkisinin AB'ye aktarılmasına şiddetle karşı çıkıyor.
Diplomatlar, bir başarısızlık senaryosunun hem AB'nin genişlemesi, hem de Euro'nun geleceği için büyük sorun yaratacağını dile getiriyorlar.
NÇO sistemi
Avrupa Birliği, halen kararlarının yüzde 80'ini "nitelikli çoğunluk oyu" (NÇO) sistemine göre alıyor. Ancak potansiyel AB üyesi sayısının 30'a yaklaştığı bir dönemde, Avrupalı emperyalistler, halen ellerinde olan karar alma tekelini yitirmemek için farklı bir yöntem arayışındalar. Bu yöntemlerden ilki, NÇO sisteminin kullanımını yüzde 100'e çıkarmak ve AB'nin lokomotifi sayılan devletlerin bu sistem içindeki gücünü artırmak. Ancak bu talebe karşı çıkan bazı güçlü ülkeler de var. Örneğin İspanya, bugüne kadar en çok faydalandığı bölgesel yardım programları konusundaki veto hakkını korumak istiyor. Bu vetonun korunmaması durumunda, bölgesel yardımlar Doğu Avrupa ülkelerine kayacak.
İngiltere, İrlanda ve Lüksemburg ise, vergi konusunda huzursuzlar. Bu ülkeler, NÇO sisteminin vergi ile ilgili kararlara uygulanmasına karşı çıkıyorlar.
Emekçiler alarmda
Vergi konusu ulusal hükümetlerin denetiminden çıkıp AB'nin devleri tarafından belirlenir hale geldiğinde, kıta çapında emeğe yüklenen vergiler "yukarıda eşitlenecek", yani artırılacak. Sermayeye yüklenen vergilerde ise "aşağıda eşitlenme"nin yaşanması bekleniyor. Yani işçi ve emekçilere en çok vergi yükleyen ülkenin oranları tüm AB için geçerli hale gelirken, patronlara en az vergi yükleyen ülkenin vergi oranları da aynı biçimde genelleşecek.
Bakanlar Konseyi'ne yeni düzenleme
AB liderlerinin, Bakanlar Konseyi'ndeki karar alma mekanizmalarını büyük emperyalistler lehine yeniden düzenlemesi de bekleniyor. Bakanlar Konseyi, bugüne dek Avrupa Komisyonu'nun gölgesinde kalan organlardan biriydi. Yeni düzenlemelerle, Konsey'in rolünün daha da artması muhtemel görünüyor.
Fransa ile Almanya arasındaki sorunun kaynağı, Fransa'nın, kendisinden 23 milyon fazla nüfusa sahip olan Almanya ile aynı oy sayısına sahip olmakta ısrar etmesi. Almanya ise, kendi oy sayısının artırılmasının "tek adil çözüm olduğu" görüşünde.
Fransız yöneticiler, nüfus kavramı üzerinden daha fazla yetki isteyen Almanları "Nazilik" ile suçlamışlardı.
www.evrensel.net