Fotoğraf: AA

'Acı vatan'da 3. kuşak sendromu

"Alamanya acı vatan"lı türkülerin söylendiği günlerin üzerinden çok zaman geçti. Almanya ve oradaki Türkler, şimdi 3. kuşak çocukların sorunlarını, eğitimde başarısız olmalarının nedenlerini tartışıyor.

'Acı vatan'da 3. kuşak sendromu
Imre Karacs (The Independent)
Almanya'daki Türkiyeli göçmenlerin çocukları, eğitimlerinde başarısız oluyor ve Almanya toplumunda "en alttaki" yerlerini süreklileştiriyor, pekiştiriyor.
İki milyon kişilik büyük Türk nüfusunu "çok kültürlülüğün işlemediği"nin kanıtı sayan Almanya'nın ırkçı politikacıları ve Türk liderleri, Almanya'nın en büyük etnik azınlığının çocuklarının bu başarısızlığı karşısında "alarm zilleri" çalıyorlar.
Türk Büyükelçiliği de, ilk göçmen işçi kuşağının torunlarının Goethe'nin dilini tam olarak öğrenememiş olmalarından ve dörtte birinin herhangi bir vasıf kazanmadan okullarını terk etmesinden duyduğu kaygıyı dile getiriyor.
'Eğitim modelimiz çöktü'
Berlin'deki okullara, derslerin göçmenlerin ana dilinde yapılması şart koşuluyor. İlkokul öğrencilerinin çoğu iki dilli sınıflara, daha doğrusu Türkçe sınıflara alınıyor. Çünkü, çocuklar Almanca öğrenmiyorlar.
Kreuzberg'deki Nürtingen İlkokulu Müdürü Gerd-Jürgem Busack, "Eğitim modelimiz çöktü" diyor. 10 yaşındaki Kevin, bir sınıfn tek Alman'ı. 17 Türk, bir Arap ve bir Kürt ile aynı sınıfta "outshout" çalışıyor. Kızların dördü başörtülü. Çocuklar derslerde hevesli ve oldukça hızlı bir dille konuşuyorlar. Fakat ağızlarından çıkan Tarzanca bir Almanca.
Almancayı da Türkçeyi de bilmiyorlar
Bu öğrenciler, ilk öğrenimlerini iki dille tamamlanacaklar, fakat bir sonrası için iki dilli sınıflar başlamış değil. Busack, bir dili bile bilmeyen çocukları iki dili öğrenmeye zorlamanın anlamsızlığını dile getiriyor.
"Bu çocuklar burada doğdu, fakat henüz Almanca konuşamıyorlar" diyen Busack, Türkçelerinin de oldukça kötü olduğunu ekliyor; "Buraya geldiklerinde Türkçe ya da Almanca renkleri dahi adlandıramıyorlar. 10 saat boyunca televizyon karşısında oturuyorlar, çizmiyorlar, boyamıyorlar, resim yapmıyorlar, elektronik oyuncaklar dışında hiçbir şeyle oynamıyorlar".
Tek kelime Almanca duymadan büyüyorlar
Berlin Türk Birliği ve Türk Ebeveynler Federasyonu, göçmen çocuklarının evde Almanca öğrenmedikleri için işlerinin oldukça zor olduğu konusunda okul müdürü Gerd-Jürgem Busack ile aynı fikirde. Fakat Türklerin yarısı eşlerini Türkiye'den, özellikle de kırsal alandan seçiyorlar. Çocuklar çoğu kez okuldaki ilk günlerine kadar tek kelime Almanca duymuyor.
Türk Büyükelçiliği ve Ebeveynler Federasyonu, Türk ailelere gönderdiği mektuplarla, çocuklarını mümkün olduğunca erken çocuk yuvalarına göndermesini istiyor. Fakat, pek çok aile çok bu ücretleri ödeyemeyecek kadar yoksul. Çünkü, Berlin'deki Türkler arasında işsiz oranının yüzde 30'ları bulduğu belirtiliyor.
Ayrıca, Türk aileler çocuklarını kolaylıkla etkilenebilecekleri küçük yaşlarda Müslüman olmayan bir çevreye göndermek konusunda da oldukça gönülsüz.
Kreuzberg'deki Türklerin çoğu tehlikenin diğer yüzünü göremiyor. Alman ebeveynler, çocuklarını bu okullardan alıyor; Türk çocuklar da varoşlarda kendileri için oluşan sınıflara kaçıyorlar. Sonuçta, Almanya'da yoksul azınlıkların oturduğu mahallelerin, "getto"ların kapıları daha bir sıkı kapanıyor.
www.evrensel.net