'Devletin sakata bakışı sakat'

Özürlüler, bugün Ankara'da Çalışma Bakanlığı önünde yapacakları eylemle taleplerini dile getirecekler.

'Devletin sakata bakışı sakat'
Özlem Dinler
Türkiye'nin dört bir yanından gelen özürlüler, bugün Ankara'da taleplerini dile getirecekler. 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü'nde Çalışma Bakanlığı önünde yapılacak eylemde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın, SSK'nın zihinsel özürlü çocukların eğitimi için ayırdığı parayı kaldırmasına tepki gösterecek.
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Şükrü Boyraz'a özürlülerin sorunları ve eğitimlerinde karşılaştıkları problemler üzerine görüştük.
- Özürlüler eğitim alanında hangi sorunlarla karşılaşıyorlar?
Herşeyden önce Anasayamızın 42. maddesine göre hiçkimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Görme özürlü, sağır-dilsiz ve zihinsel özürlü kişilerin okumaları normal insandan farklıdır. Ama ortopedik özürlü çocukların özel bir eğitime ihtiyacı yoktur. Sadece mevcut okulların giriş, çıkışları, merdivenleri, asansörleri ve tuvaletlerinin onlara göre yapılması yeterlidir. Görme özürlü ve sağor-dilsizlerinin özel bir okula ve eğitime ihtiyacı vardır. Ancak bu okullar çok az sayıda. Üniversiteleri ise hiç yoktur. Özürlü ve sakat çocukların eğitim, burs, bakım paraları için devletten bütçe istedik ama bir cevap gelmedi.
- SSK neden zihinsel özürlü çocukların eğitim paralarını kesti?
657 statüsüne sahip olan annenin ya da babanın zihinsel özürlü çocuğu özel bir eğitim aldığı zaman, bunun bütün giderleri yıllardır Emekli Sandığı tarafından karşılanıyordu. Konfederasyon olarak Emekli Sandığı veriyor da neden SSK, Bağ-Kur vermiyor, diye bir girişim başlatmıştık. Verdiğimiz mücadele sonucunda 1997 yılında SSK da bunu vermeye başladı. Yani SSK olan kişilerde, 672 sayılı KHK ile SSK çocuk başına bu yıl 120 milyon ödüyordu. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, SSK'nın zihinsel özürlü çocukların eğitimine ayırdığı parayı kaldırmakla uğraşıyor. Okuyan'ın böyle bir yetkisi olamaz, bunu ancak meclis kaldırılabilir.
- Sakatlar olarak 3 Aralık'ta ne yapacaksınız?
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu'na bağlı dernekler olarak, 3 Aralık Dünya Sakatlar Günü nedeniyle Ankara'da biraraya geleceğiz. Çalışma Bakanlığı'nın önünde yapacağımız eylemde, eğitim hakkımızı, iş hakkımızı ve SSK'dan paralarımızı geri isteyeceğiz.
Bu yıl mecliste grubu bulunan 5 siyasi partinin 4 milletvekilini eylemimize kattık.Tekerlekli sandalyeye oturttuğumuz milletvekilleri dışarda gezmeye, kaldırıma çıkmaya İETT otobüsüne binmeye çalışacak. Gözleri kapalı olan milletvekilleri elinde kör bastonuyla yaya olarak dolaşacak. Konuşamayan ve kulaklarına tıkaç tıkadığımız milletvekilleri ise, normal vatandaş gibi karakola gidecek. 4 tane zihinsel özürlü çocuğu da diğer 4 milletvekilinin evine misafir yapacağız. Ailenin çektiği acıları onlarda görsün diye. Ayrıca bir zihinsel özürlü çocuğu Bakan Yaşar Okuyan'ın evine götüreceğiz. Bir gün misafir etmesini isteyeceğiz. Tüm bunları yapmamızın nedeni, yaşadığımız sıkıntıları anlamaları içindir. Havaların soğuk olması ve sakat kişileri taşıma zorluğu çektiğimiz için tüm sakatları Ankara'ya getirmekte zorlanacağız. Aslında Sakatlar Günü 3 Aralık günü değildir. Doğrusu 10-16 Mayıs'tır. Kış günü 3 Aralık Dünya Sakatlar Günü'nü neden ilan edildiğini bilmiyorum. Bizler 10-16 Mayıs Sakatlar Haftası'nda tüm sorunlarımızı topluma anlata biliyorduk, yürüyüşler düzenliyorduk. Nedense 54. hükümet zamanında "3 Aralık Dünya Sakatlar Kutlama Günü" diye ilan edildi. Ama bizler 3 Aralık gününü kutlama günü değil, mücadele günü olarak sokaklara çıkıyoruz. Yasalarda sakatların hakları var ama Türkiye'de uygulanmıyor, sadece kağıt üzerinde. Devlet, 1475 İş Kanunu'nun 25. maddesi gereği, sakatları çalıştırma zorunluluğu var. Ancak devlet kadrosunda yüzde 70 açık olmasına rağmen, sakatları çalıştırmıyor.
- Türkiye'de ne kadar özürlü var?
Birleşmiş Milletler (BM)'in almış olduğu bir karar doğrultusunda, Avrupa ülkelerinin nufüsunun yüzde 10 sakat olduğu tespit edilmiştir. Türkiye'de kendi ülkesini bir Avrupa ülkesi gibi görerek, nufüsunun yüzde 7.5'in sakat olduğunu söylüyor. Bunu da şöyle sıralamış; Görme özürlü yüzde 0.2 (150 bin), ortopedik özürlü yüzde 1.4 (1 milyon 50 bin), işitme özürlü yüzde 0.6 (450 bin), konuşma özürlü yüzde 3.5 (2 milyon 625 bin), eğitilebilir özürlü çocuklar yüzde 2 (1.5 milyon), öğretilebilir kişiler ise yüzde 0.3 (225 bin), uyumsuz kişiler yüzde 1 (750 bin), süregen hastalıklar da yüzde 1 (750 bin). Ama bu tamamen yalan üzerine dizilmiş, BM'ye verilmiş bir rapordur. Devlet gelip bizleri saymadı ki, Türkiye'de yüzde 7.5 sakat var diyor. Nüfusun 7.5'in değil en az yüzde 15'in sakat olduğunu bizler her zaman söylüyoruz.
- Türkiye'de sakatlıkların nedenleri nedir?
Türkiye'de sakatlıkların sebebi trafik, iş kazası, akraba evliliğidir. Devletin yapmış olduğu araştırmalara göre 1999 yılında 441bin trafik kazası olmuştur. Trafik kazasında 460 kişi olay yerinde ölmüş, 1 bin 500 kişi hastaneye giderken ölmüş, 3 bin 533 kişi hastanede tedavi sırasında ölmüş, 111 bin kişi de yaralanmıştır. Bu yaralanan kişilerin içerisinde 16 bin 650 kişi de kalıcı sakatlığa sahip olmuş. Yani 1999 yılında sadece trafik kazasında 16 bin 650 kişi hayatını sakat olarak devam etmeye başlamıştır. Akraba evliliği Doğu ve Güney Doğu'da yüzde 55'dir. Bunlar sakatlığa sebebiyet veren unsurlardır. İş kazalarında, ev kazalarında, doğa felaketlerinde yine sakatlıklar meydana geliyor. 54 hükümet zamanında Özürlülerden Sorumlu Devlet Bakanlığı atandı. Başbakanlık Özürlüler İdaresi yapıldı. 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü'nde, Özürlülerden Sorumlu Devlet Bakanı yurt dışında. Bu devletin sakatlara baktığının bir aynasıdır. Bir bakan aynı günde yaptığı basın toplantılarında, sakatların sayısıyla ilgili bir 5 milyon diyor, bir 3 milyon diyor, bir 8 milyon diyor. Bence devletin sakata bakışı sakat.
www.evrensel.net