Kriz derinleşiyor

IMF'nin ardından ABD'de devreye girerek yeni bir Asya krizinin doğmaması için Türkiye'nin uluslararası borçlanma olanaklarını artırmaya çalışıyor.

Kriz derinleşiyor
Bankacılık krizi bütün ekonomiyi ciddi bir krize doğru sürüklüyor. Yabancı bankalara borçlarını kapatmak amacıyla hükümetten para isteyen bankalara Merze Bankası'ndan aktarılan 6 milyar doların yurtdışına transfer edilmesi, krizin etkisinin daha fazla yayılmasına neden oluyor. Nitekim 1994 yılı krizinde yurtdışına Merkez Bankası'ndan transfer edilen miktar 4 milyar dolardı.
Önceki gece İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) repo piyasasında günlük faizler yüzde 1700'e çıktı. Buna karşılık İMKB endeksi de, 2. seansın ilk dakikalarında 8000 puanın altına kadar indi. Faizlerdeki bu rekor tırmanış mali piyasaları altüst ederken hükümetin "kontrol altına alındığını" ileri sürdüğü krizin etkisinin giderek şiddetlendiğini ortaya koydu. Faizler Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu kadar yükseliyor.
Borçlanma maliyeti arttı
Faizlerdeki bu artış ve borsanın düşmesi piyasalarda kaynak sıkıntısı çeken kesimin oldukça zor duruma düştüğünü gösteriyor. Kaynak bulmak isteyen küçük ve orta ölçekli bankalar borsa düştüğü için "faizsiz fon" elde edemezken, sıkıntılarını başka bankalardan gidermeye çalıştılar. Ancak yüzde 1700'e dayanan faizler birçok bankanın para bulmasını oldukça pahalı hale getirdi. Böylece küçükler büyüklerin, özellikle de yabancı bankaların etkin olduğu büyük bankaların eline düştü.
Nitekim aylık bazda bakıldığında, 5 ay sonra ekim ayında yatırımcısına kazanç sağlayan hisse senetleri kasım ayında ortalama yüzde 35.39 oranında değer yitirdi. İMKB Ulusal Mali Endeks 6.895.26 puanlık düşüşle 11.672.25 puana, İMKB Ulusal Sanayi Endeksi 3.295.70 puanlık düşüşle 7.088.18 puana ve İMKB Ulusal Hizmetler Endeksi de 3.594.25 puanlık düşüşle 5.995.94
puana indi. Böylece, Mali gruptaki hisselerin aylık ortalama değer kaybı yüzde 37.14, sanayi grubundaki hisselerin aylık ortalama değer kaybı yüzde 31.74 ve hizmetler grubundaki hisselerin aylık ortalama değer kaybı da yüzde 37.48 oldu.
Borsadan kazanç elde edemeyen bankalara Merkez Bankası tam 6 milyar dolar aktardı. Bu paranın tamamı ise yurtdışına çıktı. Çünkü bankaların para sıkıntısı bizzat yabancı bankaların Türkiye'deki vurgun vurup gitmesinden kaynaklandı.
'Sıcak para' vurgunu
Bu vurgunun adresi ise Asya krizi ile tanıştığımız "sıcak para." Sıcak para Güneydoğu Asya ülkelerini bir gecede çökertip gitmişlerdi. Aynı olay şimdi Türkiye için de gerçekleşiyor. Borsada ve finans piyasalarında oynayan yabancı sermaye kâr transferi yapmaya başladığı zaman tamamen devlet hazinesinden geçinen bankalar para sıkıntısına düştü. Hükümet bir hafta bu bankalara para aktardı. Ama parayı kesince bankalar tek para bulma yolu olarak büyük bankalara sarıldılar. Bu fırsatı değerlendiren büyükler de faizleri aşırı artırdı.
Sanayi tehdit altında
Sıcak paranın bu istikrarsızlaştırıcı hareketi ise krizin üretim sektörlerine de sıçrama olanağını gündeme getiriyor. Özellikle ticaret kesimi bankalardan kredi alamadıkları gibi aldıkları kredilerin faizlerinin de aşırı arttığından şikâyet ediyorlar. Diğer yandan birçok bankanın Türkiye'nin önde gelen sermaye gruplarının bünyesinde bulunması ve bu denli likidite sıkıntısına girmesi, doğrudan sanayi kesimindeki üretimin düşmesi, dolayısıyla istihdam ve ücretlerde daha fazla azalmayı gündeme getirecek.
www.evrensel.net