Sonrası genel grev...

Üretimden gelen güçlerini kullanan işçiler, emekçiler için dün bir başlangıçtı. Hükümet taleplerini kabul etmezse genel greve, süresiz iş bırakmaya kadar gidecek bir başlangıç...

Sonrası genel grev...
Rana Çetin
Sürekli olarak polise bazen de üniversite öğrencilerine ev sahipliği yapan Beyazıt Meydanı, dün işçilerden, emekçilerden, gençlerden oluşan bir insan selini ağırladı. Meydanı dolduran onbinlerce insanın gözlerinde 'haklarını aramak için mücadele eden' insanların sevinci, özgüveni ve azmi vardı. Üreten insanların, üretmenin en büyük güç olduğunu bilen insanların özgüveni... Sloganlarda, coşkuda kendini gösteren bir özgüven. Bu bilinçle her biri bugüne kadar yaptıkları eylemlerle hükümete duyuramadıkları seslerini, duyurabilmek için iş bırakmışlardı. "El mi yaman bey mi yaman" dercesine meydan okuyorlardı hükümete. İşyerlerinden, okullarından çıkıp gelen işçiler... Sağlık emekçileri önlükleriyle, lise öğrencileri formalarıyla gelmişlerdi alana. Emek Platformu'nun bileşenleri sağ sol ayrımı yapmadan hep bir ağızdan taleplerini haykırıyorlardı. Bunun dövizlerde dile gelişi şöyleydi.
"Meydanlarda yürüyoruz dağ gibi
Başınıza düşeceğiz çığ gibi
Bölünme yok ne sağ ne sol
Emek için geliyoruz, geliyor"
Saat 12:00 civarında mitingin yapılacağı Sultanahmet Meydanı'na giren yürüyüş kolunun bir ucu hala Beyazıt Meydanı'ndan hareket etmemişti. Kortejler, özellikle kamu emekçilerinin kortejleri ise ise hınca hınç doluydu. Belediyelerde, hastanelerde, haberleşmede, okullarda büyük ölçüde yaşam durmuştu. Özelleştirmenin, düşünce suçunun, işkencenin olmadığı, insanca yaşanacak bağımsız ve demokratik bir Türkiye için...Dünya Bankası'nın isteklerini üç saatte gerçekleştiren 'IMF iktidarından', kendi isteklerini yerine getirmede de aynı hızlılığı göstermesini istemekteydiler.
Beyazıt'tan Sultanahmet'e akan insan selini seyredenlerin arasında bu sele dahil olamadıkları için iç geçirenler de vardı. Bunlar o civardaki küçük işletmelerde çalışan işçilerdi. Dün kepenk kapatmamalarına rağmen eylemi desteklediklerini ifade eden esnaflar da hükümet 'hayat standardı' vergisi uygulamaya başlarsa kepenk kapatırız, diyerek hükümete kırmızı ışık yaktı.
Evet, dün işçiler, emekçiler, gençler haklarını almak için ne kadar kararlı olduklarını gösterdiler. Ama bu kararlılığın süreceği de her hallerinden belliydi. 'Hükümet taleplerinizi bugünden sonra da kabul etmezse ne yapacaksınız?" diye sorduğumuz Marmara Üniversitesi'nde çalışan Tez Kop-İş üyeleri, Yol İş, Eğitim Sen, SES, Genel İş üyeleri, KESK'liler, Kamu Senliler, hepsi ama hepsi tek bir yönü göstermekteydi: "Taleplerimiz kabul edilinceye kadar iş bırakmaya devam ederiz. Çalışmayız. Genel greve gideriz". "Telekom vatandır satılamaz" pankartıyla alanda yer alan Haber İş üyesi işçiler ise, Bakanlar Kurulu'nun önceki gün aldığı özelleştirme kararına karşı sonuna kadar direnceklerini ifade etmekteydiler.
Dün üretimden gelen güçlerini kullanan işçiler, emekçiler için bu bir başlangıçtı. Hükümet taleplerini kabul etmezse genel greve, süresiz iş bırakmaya kadar gidecek bir başlangıç...
www.evrensel.net