'IMF defol, bu memleket bizim'

İstanbul'da sağlık, eğitim, enerji, ulaşım, haberleşme, maliye, belediye başta olmak üzere birçok işkolunda çalışan on binlerce emekçi işbırakarak, alanlara çıktı.

'IMF defol, bu memleket bizim'
İstanbul'da sağlık, eğitim, enerji, ulaşım, haberleşme, maliye, belediye başta olmak üzere birçok işkolunda çalışan on binlerce emekçi işbırakarak, alanlara çıktı. Emeklisinden öğrencisine, ev kadınından çocuğuna kadar pek çok kesimden de destek alan işçi ve emekçiler, "IMF defol, bu memleket bizim" dediler.
Emek Platformu İstanbul Bileşenleri'ne bağlı örgütlerin üyesi onbinlerce işçi ve emekçiler, sabah saat 10.00'dan itibaren Beyazıt Meydanı'nda toplanmaya başladılar. İstanbul Üniversitesi öğrencileri de kortejler halinde ve sloganlarla okullarından çıkarak Beyazıt Meydanı'ndaki emekçilerle buluştular.
Meydanın kısa sürede dolması üzerine, sonradan gruplar halinde gelen işçi ve emekçiler, Beyazıt-Laleli arasındaki yolda beklediler. Eylemcilerin büyük oranda toplanmasının ardından, Sultanahmet Meydanı'na doğru yürüyüş başladı.
Kortejin önünde Emek Platformu'nu oluşturan kuruluşların isimlerinin yazılı olduğu pankart taşındı. Ardından Emek Platformu'nu oluşturan örgütlerin merkez yöneticileri yürüdü. Daha sonra Türk-İş, Hak-İş, DİSK, KESK, Türkiye Kamu-Sen, Memur-Sen ile tutuklu yakınları, öğrenciler ve siyasi partilerin kortejleri yer aldı. Oldukça coşkulu bir şekilde yürüyen emekçiler, "Genel grev, genel direniş", "Söz bitti, sıra genel grevde" "IMF bütçesine hayır", "Direne, direne kazanacağız", "Hükümet, zammını al başına çal" şeklinde sloganlar atarak kararlılıklarını dile getirdiler.
Kamu emekçileri
Gerek işbırakma gerekse alandaki eyleme katılım açısından memur konfedarasyonları üyelerinin ağırlığı açıkça görülüyordu. Özellikle KESK'e bağlı işyerlerinde işbırakan kamu emekçileri kitlesel kortejlerle miting alanındaki yerlerini aldılar. KESK'e bağlı Eğitim-Sen üyesi öğretmenler öğrencileriyle birlikte yürüdü. SES, BES, Enerji Yapı Yol-Sen ve Tüm Bel-Sen üyeleri de kalabalık kortejler oluşturdular.
Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen üyesi kamu emekçileri de döviz ve pankartlarıyla kitlesel olarak alana çıktılar. Kamu-Sen üyeleri üzerlerinde "Bordro mahkumu" yazan önlüklerle yürüdüler ve banka istediler.
İşçi konfederasyonları
İşbırakma kararı olmayan işçi konfederasyonları ise sadece alandaki eyleme katılmakla yetindi. Türk-İş'e bağlı sendikalardan Yol-İş, TÜMTİS, Petrol-İş, Belediye-İş, Türk Metal, Deri-İş, Tez Koop-İş, Haber-İş, Tek Gıda-İş sendikaları, mitinge, az da olsa üyeleriyle birlikte gelmişlerdi. DİSK'e bağlı sendikalar arasında Lastik-İş ve Genel-İş sendikalarının kortejleri kitleseldi. Zaten İstanbul'da işbırakarak alana gelen tek işçi sendikası Genel-İş oldu.
Öğrenciler
Pankart ve sloganlarıyla coşkulu bir şekilde mitinge katılan çeşitli öğrenci örgütleri de "Gençlik emeğin safında" dediler. Öğrenciler, "AOBP kaldırılsın", "YÖK'e hayır", "Eşit ve parasız eğitim", "Formasyon hakkımız gasp edilemez", "Üniversitede polis istemiyoruz", "Hücrelere değil eğitime bütçe" taleplerini bir kez daha dile getirdiler. HADEP'li bir grup genç de "Kürtçe eğitim istiyoruz" yazılı pankart taşıdı.
Her kesimden destek
Sultanahmet'e yürüyen işçi ve memurlara, EMEP, HADEP, ÖDP ve SİP üyeleri ile yöneticileri, tutuklu ve hükümlü aileleri de destek verdi. "IMF ülkemizden elini çek, Carlo Cottarelli defol" pankartı arkasında yürüyen EMEP'lilerin arkasında İstanbul Üniversiteleri Öğrenci Temsilcilikleri ve liseli gençlik de pankartlarıyla yürüdü.
Tutuklu yakınları "Hücreler ölümdür girmeyeceğiz", "F tipine değil sağlığa bütçe" sloganlarıyla halen süren ölüm oruçlarını hatırlatarak, kitleden imza topladılar. ÖES üyesi öğretim elemanları, TMMOB üyesi mimar ve mühendisler, Altı Nokta Körler Derneği, Halkevleri üyeleri de miting alanındaydı.
'Emekçiler teslim olmayacak'
Alanda ilk konuşmayı KESK Genel Başkanı Siyami Erdem yaptı. Tasarruf hakları, iş güvenliği, sosyal güvenlik, eğitim ve sağlık hakları için alanlara çıktıklarını söyleyen Erdem, "Bu mücadele yoksulluğa, adaletsizliğe, herkesi ilgilendiren sorunlara karşı verilen bir mücadeledir. Bu mücadele özel uçakları olanlara, sahte milliyetçilere ve halkçılara verilen insanlık mücadelesidir" dedi.
2001 yılı bütçesinde emekçilere yönelik hiçbir şeyin bulunmadığını kaydeden Erdem, "57. hükümet IMF'ye ve sermayeye teslim olmuştur ancak Türkiye halkı teslim olmayacaktır" dedi. Emek mücadelesinin insan hakları ve demokrasi mücadelesi olduğunu söyleyen Erdem, emekçilerin siyasi ve ekonomik olarak cendere altında bulunduğunu kaydetti. Erdem af konusuna da değinerek "Biz çeteler ve yolsuzluklara karışanlar dışında herkes için genel af istiyoruz. Ölüm hücrelerini istemiyoruz" dedi.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise işçilerin Türkiye'nin aydınlığı için, demokrasi için mücadele ettiklerini belirterek, "İktidar mesajımızı alana kadar direnmeye, eylem yapmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
'Hükümet kulak vermeli'
Emek Platformu İstanbul Bileşenleri Dönem Sözcüsü Nasuh Özdemir de ortak basın metnini okudu. Hükümetin emekçilerin yaptıkları mücadeleyi görmezden gelerek hak gasplarına devam ettiğini belirten Özdemir, vergilerin banka batıranlara aktarıldığını söyledi. Çete, siyaset ve sermaye arasındaki kirli ilişkilerin ortaya çıktığını dile getiren Özdemir, hortumcuların kurtarıldığı bir ortamda emekçilere para yokluğu gerekçe gösterilerek zam yapılmadığına dikkat çekti. "Zorunlu tasarruflara el koymaya çalşıyorlar. Bu paralar hak sahiplerine toptan ve nakit olarak ödenmelidir" diyen Özdemir, siyasilerin baskı aracı olarak kullandığı sürgün ve kıyımlara son verilmesini istedi. Toplusözleşme ve grev hakkı önündeki engellerin ortadan kaldırılması gerektiğine vurgu yapan Özdemir, gerekli koşulların sağlanmaması durumunda üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını duyurdu.
www.evrensel.net