Tekel işçisine iftar eziyeti

Tekel işçisine iftar eziyeti

Taşerona karşı direnen Cevizli Tekel işçileri iftarlarını da kendi yaptıkları yemekhanede açtılar. Fabrika yönetimi sendikanın getirdiği yemeği fabrikaya sokmadığı için işçiler yemeklerini açık havada kartondan masalarda yediler.

Tekel işçisine iftar eziyeti
Muzaffer Özkurt
Cevizli Tekel Fabrikası'nda yemekhanenin taşerona verilmesi sonrası başlayan yemek boykotu Ramazan'da da devam ediyor. İşçiler taşeronun verdiği yemek yerine Tek Gıda-İş'in fabrikaya getirdiği yemeklerle iftar yapıyor. İşyeri müdürleri ise işçiler üzerindeki baskılarını devam ettiriyorlar. Sendikanın getirdiği yemeklerin fabrikaya sokulmasına izinv erilmiyor. Önceki gün yenen iftar yemeği engellemeler yüzünden üzeri eternetle kaplı açık havada yapıldı. Alanın çevresini de kartonla kaplayan işçilerin büyük çoğunluğu sandalye eksikliğinden dolayı ayakta karton koliden masalar üzerinde yemek yediler. İşçilerin yemekhaneyi kullanmama sebeplerini belli: "Taşeron orada olduğu sürece ne yemeğini yeriz ne de çatılını kaşığını kullanırız".
Tüm bu zorluklar işçilerde hiçbir yılgınlık yapmamış. Aksine kendilerine yönelik baskılar mücadele azimlerini daha da kamçılamış durumda. Fabrikayı kendilerinin bu hale getirdiğini söyleyen işçiler bunu birilerine peşkeş çektirmeyeceklerini söylüyorlar.
Taşeron kanser gibi...
Şaban Sezer filitre çubukta çalışıyor. "Bizim derdimiz özelleştirme. Bugün yemekhane yarın bütün işyeri. Bu aynı kanser gibi. Bir yerden girdi mi yayılmaya başlar. Çalışma şartları değişir. İş geliş gidişleri değişir. Sosyal hakaların hepsi gider. Buna baştan direnmek gerikiyor" diyen Sezer, işsizliği kendilerine karşı kullandıklarını, özelleştirilen yerlerde beş senesini dolduran işçiyi atarak yerine yeni işçi aldıklarını ifade ediyor.
Meryem Aksu 22 yıllık fabrika işçisi. "Fabrika yemeğini özelleştirmeye karşı çıktığımız için yemiyoruz. Bizden sonrakiler için eylem yapıyoruz. Fabrikanın özelleştrilmesi onları daha çok etkiler" diyen Aksu, mutfaktan başlayan özelleştirmenin tüm iş yerine yayılmak istendiğine dikkat çekiyor. "Üretimi biz yapıyoruz. Her arkdaşım bu fabrikanın bir yerinde görev yapıyor. Taşeron gelirse işzizlik olacak. Sosyal haklar gidecek. Bunu kabul etmiyoruz" diyen Aksu, sonuna kadar direneceklerini belirtiyor.
Rukiye Bozkuş Türkiye çapında özelleştirmeye karşı olduklarını anlatıyor. Bozkuş şöyle devam ediyor: "Yemek önemli değil. Yemişsin yememişsin ama bunun altında başka birşey var. Hepimizin işi güvenliği tehlikede". 22 senedir fabrikada çalıştığına dikkat çeken Bozkuş, fabrikanın paketten, imalata her yerinde çalıştığını söylüyor.
'Gençliğimizi verdik'
Mustafa Çakır ise 26 senedir Tekel'de alın teri döküyor. İftarı soğukta ve kartonların üzerinde açmasını ise "Mücadeleye devam. Özelleştirmeye hayır" diyerek anlatıyor. Özelleştirmeler ile yolsuzlukların önünün açıldığını belirten Çakır, "Kamu yatıyor diyorlar. Biz kimin nasıl çalıştığını kimin ne çektiğini biliriz. Hayatımızı gençliğimizi bu fabrikaya verdik. Şimdiden yemekhanedeki işçi arkadaşları attılar oradan. Bu fabrikayı onlara vermeyiz" diyor.
Mustafa Sağlam sigara imalatta çalışıyor. "Taşeronun yemeğini ne olursa olsun yememeye kararlıyız. Biz temelde taşerona karşıyız" diyen Sağlam, "Özelleştirilen yerlerde üretim olmuyor. Biz burada üretim yapıyoruz ve bununda iyisini yapıyoruz" diyor. Sağlam özel sektörü şöyle anlatıyor: "Sosyal hakların hepsini alacaklar ve en başta işçi kıyımına girecekler".
İşçi her türlü eyleme hazır
Taşeronun fabrikada bulunduğu her dakika işçiyi huzursuz ediyor. Bunun içinde her türlü eylemi yapmaya hazırlar. Ve yapacakları eylem taşeron fabrikadan çıkana kadar sürdürecekler. Şu an gelen merkezin doğrultusunda yemek yememe eylemi yapıyorlar. Ancak bu eylem yeteri kadar etkili ve sonuç alıcı değil.
Tek Gıda-İş 2 No'lu Şube Başkanı Taşkın Gündoğan da işçinin kararlı olduğunu söylüyor. "Biz genel merkeze bağlıyız. Eylem planını onlar belirliyor" diyor. İşçilere kurulan iftar sofrası için "Türkiye böyle bir rezillik görmedi. İnsanlara bu kadar eziyet edilmez. Getirdiğimiz yemekleri fabrikaya sokmadıkları için burada kendi yemekhanemizi yaptık" diyen Gündoğan, şöyle devam ediyor: "Bu yapılan Ramazan zulmü. Ama işçiler direniyor. Memurlar da destekliyor bizi. Ancak eylem değişikliği kararını genel merkez alacak. Şu ortada işçi her türlü eylemi yapmaya hazır".
www.evrensel.net