Fotoğraf: AA

Cezaevlerinde durum kritik

F tipi cezaevlerinden vazgeçilmesi talebiyle başlatılan ölüm oruçları 42. günü geride bıraktı.

Cezaevlerinde kritik durum
Siyasi tutuklu ve hükümlülerin başlattığı ölüm oruçları 42. günü geride bırakırken, sağlık durumları iyice bozulan tutukluların her an yaşamlarını yitirebilecekleri belirtiliyor. Tutuklular talepleri kabul edilmeden eylemden vazgeçmeyeceklerini duyururken, bazı siyasi partiler ile kurum ve kuruluşlar da F tipi cezaevlerinden vazgeçilmesi çağrısında bulunuyorlar.
İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, baronun F tipi cezaevlerine yönelik hazırladığı raporu ve cezaevlerindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Önceki gün basın toplantısı düzenleyen Özkan, Türkiye'de cezaevleri sorununun dönemsel bir sorun olmadığını ifade ederek, son 20 yıl içinde cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin farklı dönemlerde yaptıkları uzun süreli açlık grevleri toplamının 726 gün olduğunu söyledi. Özkan, şöyle konuştu: "Son 5 yılda cezaevlerinde, toplu katliam düzeyine varan yüksek şiddette fiziki güç kullanımı sonucu 27 tutuklu ve hükümlü öldürülmüş, 265 tutuklu ve hükümlü de ağır yaralanmıştır. Yine özellikle son birkaç yılda mafya babası olarak nitelendirilen tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerindeki silahlı çatışmaları sonucunda onlarca tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirmiştir."
Düşündürücü tablo
İnşa edilen F tipi cezaevlerinin, hücre tipi cezaevleri olduğunu söyleyen Özkan, "tehlikeli suçlu" olarak nitelendirilen tutuklu ve hükümlülerin, cezaevlerinde bulunan tüm tutuklu ve hükümlülere oranının 1/6 olduğunu belirtti. Özkan, "Demokratik ülkelerde 1/50'yi geçmeyen bu oranın Türkiye'deki nitelemesi, çarpıcı ve dikkat çekicidir. Bu kapsamdaki tutuklu ve hükümlüler, hücre sistemi ile ikinci kez cezalandırılmış olacaktır" diye konuştu.
Ölümlere göz yumulmamalı
Türkiye Deri-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu adına yazılı açıklama yapan Feyzi Deniz ise, hükümetin, amaçları ne olursa olsun açlık grevi yapan mahkûmların ölümüne göz yummaması gerektiğini belirtti. Mahkûmların can güvenliğini sağlamanın hükümetin görevi olduğunu kaydeden Feyzi Deniz şu açıklamada bulundu:"Bugün yapılması gereken, açlık grevi yapan mahkûmları 'Yurtdışındaki terör örgütlerinden emir alıyorlar' diye suçlamak değil, ölüm orucuna yatanları kurtarmak, onları bu davranışlarından vazgeçirmektir. Bu aynı zamanda bir insanlık görevidir." src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Alemdaroğlu'ndan öğrenciye değil,
   darbeciye destek
Azerbeycan'daki darbe girişimine adı karışan ve bu öğretim döneminde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi kadrosuna alınan Ferman Demirkol'un derslerine girmesini istemeyen öğrencilere Kemal Alemdaroğlu'nun başında bulunduğu İstanbul Üniversitesi rektörlüğünce soruşturma açıldı. İki kez Demirkol'u protesto ederek, amfiyi terk eden öğrencilerin dün okula girmeleri kapıdaki görevlilerce, rektörlük tarafından alınan "ihtiyadi tedbir" kararı gerekçe gösterilerek engellenmek istendi. Kimlik kontrolü yapan polis, tek tek öğrencilerin isimlerini elinde bulunan ve 26 Hukuk Fakültesi öğrencisinin ismiyle karşılaştırdı. Tüm engellemelere rağmen içeri girmeyi başaran öğrenciler, soruşturmaları protesto etmek için Siyasal Bilgiler Fakültesi önünde bir araya geldi. Arkadaşlarının da desteğiyle sayıları 500'ü bulan öğrenciler, buradan Merkez Kampüs önüne yürüdü.
Öğrenciler yürüyüş boyunca "Darbeci Demirkol, üniversiteden defol", "Sermaye dışarı, bilim içeri", "Ferman rektörün, üniversiteler bizimdir" sloganlarını attı. Merkez Kampüs'ün Beyazıt Meydanı'na çıkan ana kapısına gelen öğrenciler burada açıklama yaptılar. Ferman Demirkol'un 22 Kasım günü derse girdiğini ve derste adını açıklamadığını kaydeden öğrenciler, bütün öğrencilerin Demirkol'u tanıdıklarını ve dersi protesto ettiğini belirttiler. Demirkol'un bir hafta sonra derse sivil polislerle birlikte geldiğini anlatan öğrenciler, tekrar tepki gösterdiklerini vurguladılar. Dün okul girişinde 26 kişilik bir liste ile karşılandıklarını ve listede adı geçen öğrencilerin okula girmelerine izin verilmediğini ifade eden öğrenciler, bütün sınıfın Demirkol'u protesto etmesine rağmen neden 26 kişiye soruşturma açıldığı sorusunun da yanıtlanmasını istediler.
www.evrensel.net