'F tipinden vazgeçin!'

Hükümetin, cezaevlerinde otorite sağlamak iddiasıyla F tipi cezaevlerinde ısrar etmesi, hem cezaevlerinde hem de dışarıda tepkileri yoğunlaştırıyor.

'F tipinden vazgeçin!'
Hükümetin "çağdaş", "lüks, beş yıldızlı otel gibi" nitelendirmelerle tepkileri yumuşatmaya çalıştığı F tipi cezaevlerinin insan yaşamına uygun olmadığı ve mutlaka karşı çıkılması gerektiği tespiti yapıldı. Parti, sendika, kitle ve meslek örgütleri temsilcilerinden oluşan bir heyetin dün Sincan F Tipi Cezaevi'ndeki incelemelerinden sonra yapılan açıklamalarda, hükümetin F tipi cezaevi inadından vazgeçmesi istendi.
Cezaevi incelemesine; Emeğin Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, DBP Genel Başkanı Yılmaz Çamlıbel, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç, KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, DİSK Ankara Temsilcisi Enver Öktem, İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, TİHV Başkanı Yavuz Önen, ÇHD Genel Başkanı Ali Ersin Gür, Halkevleri Genel Başkanı Rıza Ilıman ve Mazlum-Der Başkanı Yılmaz Ensaroğlu katıldı.
İncelemenin ardından heyet adına bir açıklama yapan KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, cezaevlerinde F tipine karşı başlatılan açlık grevlerinin 37'inci gününde olduğunu, bu nedenle heyet olarak yaptıkları incelemenin ardından yetkilileri bir kez daha uyardıklarını söyledi.
Ortak açıklamada, F tipi cezaevlerinin; insan beden ve ruh sağlığı üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler; yol açacağı sosyo-kültürel olumsuzluklar; dayandığı yasal düzenlemelerin evrensel hukuka aykırılığı ve insan haklarına aykırı bir uygulama olması nedeniyle kabul edilemez olduğu belirtildi. Adalet Bakanlığı ve hükümetin acilen adım atmaya çağrıldığı açıklamada, yasalarda gerekli değişikliklerin yapılması, hukuki güvencelerin sağlanması, cezaeevlerinin tutuklu ve hükümlülerin yaşamlarını insanca sürdürebilecekleri bir mekâna dönüştürülmesi istendi. Açıklamada, "Geçen her gün açlık grevindeki mahkûm ve tutukluların sağlıklarını ve yaşamlarını biraz daha tehlikeye atmaktadır" uyarısında bulunuldu.
Toplantıda söz alan ÇHD Genel Başkanı Ali Ersin Gür, egemen siyasi iradenin çözümsüzlüğünü ve yönetememe krizini F tipleriyle kapatmaya çalıştığına vurgu yaparak, bütün dünyada ceza infaz politikalarının iflas ettiğini, çağdaş bir programa ihtiyaç olduğunu belirtti.
DBP Genel Başkanı Yılmaz Çamlıbel ise F tipini "altın tasta sunulan zehir"e benzeterek, hep tasın methedildiğini ancak içindekinden bahsedilmediğini ifade etti. Düzen karşıtı düşüncelere, inançlarından vazgeçmeyenlere baskı yapılacağını kaydeden Çamlıbel, F tipinde hukuksuz bir cezalandırmanın söz konusu olacağını, ancak bu tür önlemlerle düzene karşı olanların sesinin susturulamayacağının bilinmesini istedi.
Ayrımsız genel af
Emeğin Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel de Meclis'teki partilerin ve hükümetin bu konuda kötü niyetli olmasından dolayı parlamento dışında kalan partiler ile emek ve insan hakları örgütlerinin sesini oluşturmak, açlık grevleri ve ölüm oruçlarıyla bu gidişe 'dur' demek isteyen, ayrımsız genel affı talep eden mahkûmların duygularını yansıtmak için böyle bir organizasyon düzenlediklerini söyledi. F tipi cezaevlerinin siyasi mahkûmları etkisiz kılmak, güvencesiz biçimde yok etmeye dönük olduğunun açık olduğunu kaydeden Tüzel, Adalet Bakanlığı'nın, hükümetin bu kadar tepkiye, yaşamların ortaya konulmasına rağmen girişimi devam ettirmesini son derece anlamsız ve hesaplı olduğunu söyledi. Köşe yazarlarının gösterdiği gibi beş yıldızlı otel diye şirinleştirmek değil, binlerce mahkûmun af talebinin karşılanması gerektiğini kaydeden Tüzel, toplumun tepkisine yanıt verilmesi ve bu anlayıştan vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.
Tecrite uygun
TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç, hücrelerin hepsinin mahkûmların tecritine uygun düşünüldüğünü, suyundan, elektriğine, kaloriferine kadar dışardan kapatılabilecek şekilde düzenlendiğini söyledi.
Tüm tutukluların susuz, elektriksiz bırakılabileceği tehlikesine işaret eden Güvenç, hükümeti bu yanlış uygulamadan vazgeçmeye çağırarak, "O alanları bize versinler eğitim alanına, üretim alanına dönüştürelim" dedi. TİHV Genel Başkanı Yavuz Önen ise sağlık ve beslenme sorununa dikkat çekti. Mahkûmların ani rahatsızlık geçirmesi halinde kimin haber vereceği sorusunun yanıtsız kaldığını belirten Önen, mahkûmun kendi rahatsızlığını duyuramayacağını, cezaevi yönetiminin olağan kontrolüne kadar mahkûmun yaşamını yitirebileceğini söyledi. "Çağdaş, gelişmiş" diye gösterilen F tipi cezaevlerinin, insanları yok etmeye yönelik gelişmiş silahlardan farklı olmadığını vurgulayan Önen, toplumsal muhalefetin hep birlikte F tiplerine karşı çıkması gerektiğini söyledi.
www.evrensel.net