Fransa için yapmıştık!

Fransa için yapmıştık!

Cezayir halkının bağımsızlık savaşını bastırmak için her türlü işkence ve katliamı gerçekleştiren generaller; "devletin çıkarlarının gereğiydi" diyorlar.

Fransa için yapmıştık!
Yıldız Eren
"Teröristlerin örgütüne ulaşmak için sorguladığımız 24 kişiyi üzerlerine yaylım ateşi açarak ben infaz ettim. Devletin ve ordunun çıkarları gereği işkence yapmak gerekliydi. Mahkeme, hapiste tutmak, soruşturma; bunlar çok uzun işlemlerdi. Buna zaman yoktu." Bu sözler Cezayir halkının Fransa'ya bağımsızlık mücadesi verdiği yıllarda, Cezayir'de görev yapmış en üst düzey ordu mensuplarının itirafları. Fransa, 40 yıl öncesinin katliamlarını tartışırken, "pişman olmadığı"nı söyleyen katliamcıların sayısı hiç de az değil. Fransız halkı ve aydınlar ise, tarih önünde katliamların hesabının verilmesini istiyor.
1954-1962 yılları arasında Cezayir'de görev yapan en yüksek rütbeli iki komutandan biri olan General Jacques Massu, basına yaptığı açıklamalarda yargısız infazcı olduğunu, elektrik vermekten, kurşuna dizmeye ve daha ileri gidenleri de helikopterden canlı canlı aşağı atmaya kadar varan uygulamalara başvurduklarını itiraf ediyor.
'Hiç pişman olmadım'
Aynı dönem Cezayir'de silahlı güçlerin komutanlığını yapan General Marcel Bigeard, söylenenlerin doğru olmadığını ileri sürürek, yaptıklarından hiçbir zaman pişman olmadığını, şimdi yürütülen kampanyanın Fransa'yı ve orduyu yıpratma hedefi taşıdığını iddia ediyor.
General Bigeard'ı Akdeniz'in öte yakasından bir ses yalanlıyor, Louise İghilalriz. "Ben FLN kuryesi suçlamasıyla gözaltına alındığımda 1956'da bizzat General Bigeard tarafından her türlü işkenceye maruz bırakıldım. En dayanılmazı tecavüz idi. Hayatıma son vermek için her yolu denedim, ama başaramadım" diyor İghilalriz.
11 aydın gündeme taşıdı
Fransa'nın yaptığı işkence ve yargısız infazları tarih önünde açığa çıkarmak için başta Henri Alleg olmak üzere 11 aydının başlattığı "Cezayir savaşının içyüzünü ortaya sermeyi" amaçlayan kampanya ise, toplumda önemli bir destek bularak gelişiyor. Bu kampanya, siyasi partilerden, orduya kadar pek çok devlet aygıtının belirgin bir hoşnutsuzluk ve panik ile sağa sola saldırmalarına da yol açtı.
Fransız ordusunun Cezayir'de yaptıklarının sadece insan hakları ihlalleri ve basit bir şahsi aykırılık olmadığını ortaya koyan aydınlar, bunun devlet eliyle yapılan sistematik bir işkence, baskı ve infaz uygulaması olduğunu; Fransız devletinin ve ordusunun bunun hesabını tarih önünde vermeleri gerektiğini söylüyorlar.
11 Fransız aydınının bu kampanyası, ordunun üst düzey mensuplarını da kamuoyu önünde konuşmaya zorladı. Fransız devletinin sömürgeleri olan ülkelerde ulusal kurtuluş mücadelesi verenlere ve halka karşı en akla gelmez işkence ve baskıya başvurduğunu, bugün tarih önünde yaptıklarından dolayı özür dilemesini isteyen aydınların çabasına destek veren gazeteciler, bugün emekli olup köşesine çekilmiş eski generalleri bulup, dönem hakkında konuşmaya zorluyorlar.
Cezayir'de işkence, yargısız infaz ve katliamları gerçekleştirenlerin önemli bir bölümü Çin Hindi'nde Fransız ordusunun Vietnam direniş hareketi karşısında uğradığı yenilgiyi tadan ve oradan aktarılan subay ve lejyonerlerdi. Bu yenilgilerinin verdiği kin ve düşmanlıkla Cezayir'de kurtuluş savaşı verenlere karşı savaşmaya gidiyorlardı. Üstelik, o dönemde sömürgeciliğe karış savaşların büyük bölümü de sosyalizme sempati ile bakmaktaydı.
1952-1962 yılları arasında Cezayir'de Fransız gizli servisinin şefi olan General Paul Aussaresses, katıldığı ve emrini verdiği infazlar hakkında tüyler ürpetici açıklamalarda bulundu. Aussaresses, Le Monde gazetesinde yayınlanan ropörtajında şöyle diyordu; "Bir seferinde teröristlerin örgütüne ulaşmak için sorguladığımız 24 kişiyi üzerlerine yaylım ateşi açarak ben infaz ettim. Devletin ve ordunun çıkarları gereği işkence yapmak gerekliydi. Mahkeme, hapiste tutmak, soruşturma; bunlar çok uzun işlemlerdi, buna zaman yoktu. Ayrıca başka generaller de benzer yöntemlere başvuruyorlardı. Bundan dolayı pişmanlık duymadım, ayrıca emrimdeki askerlere infaz kararı veriyordum, benimle aynı dönemde görev yapanlar da benzer emirler veriyorlardı, terörizmi ezmek için bunlar gerekliydi."
'Görevimi yaptım'
Aynı general, bir televizyon programda kendisine sorulan "Bugün Cezayir'de katlettiklerinizin ailelerine, yakınlarına, tarih önünde hesap soranlara ne diyeceksiniz?" sorusuna soğukkanlılıkla "Görevimi yaptım" yanıtını verdi.
Cezayir'de işkenceleri, yargısız infazları tarih önünde sorgulama kampanyası oldukça önemli bir tepki alarak yayılıyor. Parlamentoya bir araştırma önergesi veren Komünist Parti milletvekilleri, soruşturmanın derinleştirilmesi ve tüm sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyor. Savunma Bakanı Alain Richard dahi, ortaya konan olay ve olgular karşısında, "Devlet bütün karanlık noktaları açığa çıkarmalıdır" açıklaması yapmak zorunda kaldı.
www.evrensel.net