Ülkeler farklı, dünyalar aynı

Ülkeler farklı, dünyalar aynı

Eskişehir'de açılan Yeni Bir Yüzyıla Girerken Eğitimin Sorunları konulu karikatür sergisinde dünyanın dört bir yanından gelen karikatürler aynı dili konuşuyor

Ülkeler farklı, dünyalar aynı
Ali Baş
"Yeni Bir Yüzyıla Girerken Eğitimin Sorunları" adlı uluslar arası Karikatür Sergisi Eskişehir Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dökümantasyon Merkezi'nde açıldı. 30 Kasım'a kadar açık kalacak sergide 34 ülkeden 180 sanatçının 208 karikatürü yer alıyor. Sergilenen Karikatürler Anadolu Üniversitesi'nde oluşturulacak Eğitim Karikatürleri Sergisi'nin çekirdeğini oluşturacak.
Eğitimin sorunları arasında neler yok ki...
Karikatürlerde işlenen konular ise ülkelere göre farklılıklar gösteriyor. Brezilyalı bir karikatüristin ele aldığı konu, Türkiye'de de karşımıza çıkıyor. Eğitimin 'paralı' hale gelmesi, teknoloji ile eğitimin çelişkisi, bilimin değil de 'paranın' egemen olduğunun öğretilmesine kadar hemen hemen tüm sorunlar çizgilerle anlıtılıyor. Eleştirilerden elbette, Üniversite gençliği ile eğitimciler de üzerine düşen payı alıyor.
Ayrı ülkelerde yaşayan, ayrı dili konuşan, çizgileri farklı olan iki sanatçı Fransız Gerald Pergneux ile Turhan Selçuk'un aynı konuyu işlemesi bu nedenle kimseye şaşırtıcı gelmiyor. İlköğretime yeni başlayan iki çocuk tek rakamlı iki sayısının nasıl toplanmasını öğrenmek yerine, ellerinde hesap makinaları ile sonuca ulaşmayı bir erdem olarak görüyor.
Karikatür sanatının 'usta' isimlerinden olan Tan Oral sergiyi dünya çizerlerinin ortak 'çıkarması' alarak yorumluyor. Anadolu Üniversitesi Rektörü Dr. Engin Ataç'ın böyle bir girişimi başlatmasını ise 'yüreklilik' olarak yorumluyor. Çünkü, sergide Türkiye'deki Üniversite Eğitimi ve YÖK'ü sert bir şekilde eleştiren karikatürler oldukça bol.Tan Oral farklı kıtalarda bulunan çizerlerin aynı konuları işlemesini şöyle açıklıyor: "Demek ki günümüzün eğitim sorunları tüm ülkelerde benzer özellikler taşıyor. Çizerler de buna işaret ediyor. Sorunların evrensel olduğunu görüyoruz. Bu da bizlere çözümün de evrensel olduğunu gösteriyor. Karikatüristlerin görevi sorunlara dikkat çekmektir. Yöneticiler, karikatürlere dikkatle bakarsa çözüm üretebilir. Bu sergi müzenin çekirdeğini oluşturuyor. Daha sonra 'Eğitim ve Şiddet' 'Eğitim ve Teknoloji' konuları da işlenebilir"
"Parasız Eğitim" sloganına denk düşen karikatürlerden birisi de Emre Becer'e ait. Karikatürlerden biri de İspanyol sanatçı Juli S. Aguado'ya ait. Alfabeye dolar işaretini öğrenmekle başlayan çocuğun ileride her şeyi dolar olarak görmeyeceğini kim söyleyebilir?
Sonuçta üniversitelerin önünde duran 'kasiyerler' kalktığı zaman, çocuklar alfabeyi öğrenmeye 'A' harfinden başladığı zaman, eğitim de tüm sorunlar da kökünden çözülmüş olacak.
Tonguç Yaşar ise söze "Güneşin altında yeni bir şey yok" cümlesi ile başlıyor. Tonguç Yaşar paralı eğitim konusunda şu görüşlere yer veriyor: "Gelişmiş bir ülke olsaydık, eğitimde de bunca sorun olmazdı. Eğitimin devlet eliyle yapılması daha sağlıklı. Milli Gelir eşit olarak dağıtılmadığı için özel okullara gidenler, avantajlı oluyor. Devlet okullarına gerekli olanakların sağlanması gerekir. Bunlar olmadığı sürece eğitimde fırsat eşitliği olmaz. Karikatürlerde de gördüğünüz gibi, başka kıtalardan gelen çizerlerin konuları örtüşüyor. Aynı sorunlar sürdüğü sürece çizgiler de birbirine benzer."
Sergide yer alan ve dikkat çeken karikatürlerden biri de Eskişehirli sanatçı Hikmet Cerrah'a ait. Cerrah'ın karikatürü bizlere fazla yabancı gelmiyor. Eskişehir'de genelde üniversite öğrencilerinin gittiği cafenin içinden bir kesit. Kitaplar, defterler öylece kenara bırakılmış. Çaylar içiliyor, iskambil oynanıyor. Herkes mutlu. Bilgi ile üretim yüzyıllardır yan yana yürür.
O belki de hiçbirimizin istemediği çizgilerin içinde, köşede duran bir çocuk yüzümüzü aydınlatıyor. Boya sandığını yanından ayırmayan çocuk elindeki kitabıyla yarına ait umutlarımızı çoğaltıyor.
Brezilyalı sanatçı Erico de Olivera Junguerire Ayres'in karikatürü de sadece kendi ülkesini değil, kendi ülkesinin benzeri olan tüm ülkeleri anlatıyor.
İzel Rozenta "Hepimiz Nasreddin Hoca'nın torunlarıyız" diyerek söze başlıyor ve ekliyor "Karikatüristler kendi düşüncelerini, rahatsızlıklarını çizgilerle dile getiriyor. Latin Amerikalı karikatüristlerle konularındaki benzerliğimiz bundan kaynaklanabilir. Ülkede sıkıntı çoksa, karikatür de çok olur. Batı Avrupa'da karikatür hemen hemen yok gibidir. Bunların yerine basit şakalar var. Doğu Avrupa ülkelerinde çok karamsar bir karikatür ile karşılaşırız."
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Engin Ataç ise böyle bir sergi ve müze olayını şu şekilde açıklıyor; "Karikatürün günümüzde tüm ülkelerde hemen her konuda çizildiği, gerek gazete ve dergilerde, gerekse TV ve bilgisayar ortamında kitlelerle güleryüzlü iletişim kuran bir sanat dalı olduğu gerçeğinden yola çıkarak yakın bir gelecekte oluşturmayı planladığımız 'Eğitim Karikatürleri Müzesi'nin ilk aşaması olduğunu düşünüyoruz. Eğitim konusunda ülkelerindeki sorunlar boyutunda ele alan sanatçılar, eserlerinde yeni bir yüzyılın başında geçmişle günümüz eğitimini karşılaştırırken gelecek için de ipuçları sunuyorlar."
www.evrensel.net