Akademisyenlerin isyanı

Batık bankalara trilyonlar aktarılırken, bilim insanlarının yoksulluk sınırında çalışmaya zorlandığına dikkat çeken Akdeniz Üniversitesi'nde görevli akademisyenler, seslerini duyurmak için üniversite içinde yürüyüş yaptılar.

Akademisyenlerin isyanı
Akdeniz Üniversitesi'nde görevli akademisyenler, maaşlarının yetersizliğini anlatmak ve seslerini duyurmak için yürüdü.
Akdeniz Üniversitesi Morfoloji Anabilim Dalı binası önünde toplanan öğretim elemanları, üniversite yerleşkesi girişine kadar yürüdü. Alkışlarla yürüyen öğretim elemanlarına öğrenciler de destek verdi. Yürüyüşün ardından Sosyal Tesisler önünde toplanan yaklaşık 300 kişilik grup adına açıklama yapan Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Ersel, 1 Aralık günü Genel ve Katma Bütçe yasa tasarılarının TBMM Başkanlığı'na sunulacağını hatırlatarak, işçi ve memurların aylardır seslerini duyurmaya çalışmalarına rağmen, hükümetin çalışanlara, "yüzde 10'luk zam diye sadaka verdiğini" savundu.
Prof. Dr. Ersel, şöyle konuştu: "Üniversiteler de bu acımasızlıktan payını almaktadır. Üniversite öğretim elemanları hem kamu çalışanı olarak bireysel anlamda, hem de bilimin ve üniversitenin geleceği adına seslerini çıkarmak zorundadır. Batık bankalara trilyonlar aktarılırken, bilim insanlarını yoksulluk sınırında çalıştırmak, bilime yatırım yapmayarak üniversitelerin içinin boşalmasına göz yummak, Avrupa Birliği kriteri midir?"
Üniversitelerin kaynak sorunu nedeniyle kan kaybettiğini belirten Prof. Dr. Filiz Ersel, devletin vergi adaleti sağlayarak eğitime ve bilime kaynak ayırmak zorunda olduğunu söyledi. Ersel, devlet üniversitelerinde çalışan bilim adamlarının geçim sıkıntısı içinde olduğunu, bir profesörün maaşının bin dolar bile olmadığını ifade ederek, bir araştırma görevlisinin ev tutacak kadar maaş alamadığını ve bilim insanlarının yoksulluk sınırında yaşamaya zorlandığını ileri sürdü.
TBMM'de akademisyen kökenli 63 milletvekili bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ersel "Beyin bankası da batarsa, kurtarmaya hükümetin gücü yetecek mi" diye sordu. "Her işimizde ortaya çıkan YÖK, maaş artışlarında neden YOK", "Anneme akademisyen olduğumu söylemeyin", "Aç karnına bilim yapılırsa toplum da aç kalır" yazılı dövizleri taşıyan öğretim elemanları daha sonra TBMM Başkanlığı'na fasklanmak üzere imza topladılar.
İZÜNİDER'den mektup
Öte yandan İzmir Üniversiteleri Öğretim Elemanları Derneği (İZÜNİDER), akademisyen milletvekillerine çağrıda bulunarak uğradıkları ücret haksızlıklarının giderilmesi konusunda yardım ve destek istedi.
İZÜNİDER Başkanı Prof. Dr. Osman Gökçe, yaptığı yazılı açıklamada, akademisyen milletvekillerine birer mektup göndererek, çok iyi bildikleri sorunların çözümüne katkı koymaları talebinde bulundu. Gökçe, öğretim elemanlarının özlük haklarının düzeltilmesi gerektiğini belirterek şu görüşleri dile getirdi: "Bir bölge müdürü şoföründen, bir profesör öğrencisinden, 10 yıllık yüksek eğitimi olan bir doktor, 2 yıllık yüksek okulu mezunundan daha az ücret almakta ve bu konuda hak dağıtıcısı konumunda olanlar da sanki herşey yolunda ve hiçbir olumsuzluk yokmuş gibi rahat ve vurdumduymaz davranabilmektedir. Yasama ve yürütme organlarında yetkili ve etkili konumda bulunan siz akademisyen milletvekillerine, özlük haklarımızla ilgili olarak yaptığımız bu çağrıyı yanıtsız bırakmayacağınızı, sessizce geçiştirmeyeceğinizi ve gerekeni elinizden geldiğince yapacağınızı diliyor ve umuyoruz." Gökçe, "hak aramak için cübbelerle sokaklara dökülmeyi" de, ülke, üniversite ve öğretim elemanları yönünden onur kırıcı bulduklarını ifade etti.
www.evrensel.net