Suçluluk telaşı

Ecevit, 10 milyar doları kendi hesaplarına aktararak bankaları hortumlayanların da aftan yararlanması önerisini getirirken, Demirel de, hortumculara açıkça destek verdi.

Suçluluk telaşı
Bir kısmı özelleştirilen bankalar olmak üzere 10 bankanın içinin bilinçli bir şekilde boşaltıldığının ortaya çıkması üzerine patlak veren skandal, yeni bir skandalla kapatılmak isteniyor. Suçluluk telaşına kapılan hükümet ve Demirel, hortumcuların affedilmesini isterken, hukukçular, siyasi partiler ve kitle örgütleri bu öneriye şiddetle karşı çıkıyor. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Nedim Köroğlu, hortumcuların kirli ilişkilerinin geniş olduğuna dikkat çekerek, hükümetin yaptığının af değil, pislik örtme operasyonu olduğunu kaydetti. İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, hükümetin kendisini affetmek istediğini belirtti. FP Genel Başkanı Kutan da, hükümeti eleştirerek, "Perde arkasında kendinizin bulunduğu suçları, kader kurbanları ambalajına sarmaya ve böylece kendi paçanızı kurtarmaya çalışıyorsunuz" dedi.
Pislik örtme operasyonu
Dün yazılı bir açıklama yapan EMEP Genel Başkanı Nedim Köroğlu, Demirel'in aralarında yeğeni Murat Demirel'in de bulunduğu banka hortumcularını, hayali ihracatçıları ve karaparacıları aklamaya yönelik konuşmasının hükümetin "af tasarısı"nın ardındaki sis perdesini önemli ölçüde araladığını belirtti. Demirel'in skandalvari konuşmasının, hükümetin DSP kanadının, verdikleri zararları karşılamaları koşuluyla banka batıranların da affedilmlesini istemesiyle zamandaş olmasının tesadüf olmadığını kaydeden Köroğlu, "Kayınvalidesinin Egebank skandalına adı karışan DSP'li Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın bu işte başı çekiyor olması ise olayı daha da ilginç kılmaktadır. Bu durum, hortumcuların, karaparacıların ve hayali ihracatçıların kirli ilişkilerinin uçlarının iktidar ve siyaset merkezlerini de kapsayacak biçimde kamuoyuna açıklanandan çok daha derinlerde bulunduğunu göstermektedir. Böylece hükümetin 'af severliği'nin ve af konusundaki ketumiyetinin sebeb-i hikmeti de ortaya çıkmıştır. Belli ki, hükümet bir ucundan ortaya dökülen kirli ilişkilerin üstünü örtmede affı bir imkan olarak kullanmak istemektedir" dedi.
Halkın yolsuzlukların üstünün örtülmesini değil, kirli ilişkilerin tüm boyutlarıyla ortaya çıkartılarak sorumlusu kim olursa olsun cezalandırılmasını istediğini kaydeden Köroğlu şöyle devam etti: "Hakkını arayan işçinin, emekçinin, öğrencinin, düşüncesini ve fikrini açıklayan, düşün, sanat ve bilim insanının ve siyasilerin cezaevlerinde tutularak, yolsuzluk ve çete artıklarının affedilmesi kamu vicdanını derinden yaralayacaktır.
Ne var ki, gırtlağına kadar yolsuzluklara bulaşmış bugünkü hükümetin ve iktidar sahiplerinin halkın bu beklentisini karşılayamayacakları şu ana kadar ki tutumlarıyle açığa çıkmıştır. Çare emek ve demokrasi güçlerindedir. Bu güç harekete geçtiğinde, yolsuzlukların hesabı sorulacak, kamuoyunun vicdanını kanayan bir yaraya çeviren af sorunu gerçek bir çözüme kavuşacaktır."
'Hükümet kendini affediyor'
Gazetemize görüşlerini açıklayan İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül de, sistemin, bankaları hortumlayanları da kapsayacak şekilde hazırladığını kaydetti. Hükümetin bütünü ile kendisini af yoluna gittiğini kaydeden Öndül, "Affın temellendirilmesinde, ülkenin demokratik ve politik olarak yeniden yapılandırılması amaçlanmadığı için herkes kendi adamlarını veya çevrelerini kurtarma yoluna gidiyor. Bu ya Haluk Kırcı olayında ya da bankalar olayında ortaya çıkıyor. Politik tercihler, bu yönde şekillenmiş durumda" dedi.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Cezaevi Çalışma Grubu Sorumlusu Avukat Kemal Aytaç ise katrilyonların iktidardan kopuk hortumlanmasının mümkün olmadığına dkkat çekti. Aftan esas faydalanması gerekenleri, siyasal tutukluları içine almadığını kaydeden Aytaç, "Hırsızları ödüllendiren bir af bu. Hükümetin bankalardan para hortumlayanları affetmek istemesi onlardan bir anlamda özür dilemesi anlamı taşır" diye konuştu.
ÇHD Genel Başkanı Ali Ersin Gür de bankaları hortumlayanların, işkencilerin, eski faşistlerin, 'Susurluk' gibi çetelerin affadelmesinin toplum vicdanında yara açacağını belirtti.
'Paçanızı kurtarmaya çalışıyorsunuz'
FP Genel Başkanı Recai Kutan, hükümetin af konusunu lüzumsuz yere gündeme getirdiğini ve şimdi de sulandırmaya başladığını ifade ederek, "Perde arkasında kendinizin ve yandaşlarınızın bulunduğu suçları, kader kurbanları ambalajına sarmaya ve böylece kendi paçanızı kurtarmaya çalışıyorsunuz" dedi.
Kutan, partisinin TBMM Grubunda yaptığı konuşmada, hükümetin bir konuyu gündeme getirdiğinde, bunu bir süre sonra "Parkın kuytu bir yerine bırakıp kaçtığını", sonra da işi içinden çıkılmaz hale getirdiğini söyledi. İktidarı oluşturan üç partinin her konuda ayrı telden çaldığını ifade eden Kutan, FP olarak af konusunda ve başka hiçbir konuda kamu vicdanını rahatsız edecek bir işin destekçisi olmayacaklarını söyledi.
Baykal referandum istedi
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, çıkarılacak olan yasanın içine bir madde koyarak af yasası yürürlüğünün, halk oylaması sonucuna bırakılmasını teklif ederek, "Yani 'Halk oyuyla yürürlüğe girmelidir' şeklinde bir düzenleme getirilmelidir. Bu konuyu parlamentoya bir uyarı olarak iletmek istiyorum" dedi. Af tasarısıyla, kamunun affetmeyi kesinlikle içine sindiremeyeceği pek çok suçlunun, bu kapsam dahiline alındığına dikkati çeken Baykal, şöyle devam etti: "Bunların başında da banka yolsuzlukları nedeniyle takibata uğramaya başlamış olan kimseler geliyor. Bir yandan banka yolsuzluklarını denetim altına alırken, Türkiye'nin 40 milyar dolarlık bütçesinin dörtte biri, 10 banka yolsuzluğuyla ortadan kaldırılmıştır. 10 milyar dolarlık banka yolsuzluğuyla karşı karşıyayız. Bunun bu kadar hafife alınmasını anlamak mümkün değildir."
www.evrensel.net