DGM'de yoğun mesai!

PKK yöneticisi olduğu öne sürülen Cevat Soysal'ın idam istemiyle yargılandığı davaya Ankara 1 No'lu DGM'de devam edildi.

DGM'de yoğun mesai!
Uşak Valisi Ayhan Çevik'e, Çankırı Valisi olduğu dönemde düzenlenen bombalı saldırı olayıyla ilgili olarak açılan dava ile PKK yöneticisi olduğu öne sürülen Cevat Soysal'ın idam istemiyle yargılandığı davaya Ankara 1 No'lu DGM'de devam edildi. TİYAD (Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği) Başkanı ve 3 yönetim kurulu üyesinin ise aynı mahkemede, Ulucanlar Cezaevi'ndeki olayların ardından yayınladıkları kitapta, "DHKP-C'ye yardım ve yataklık yaptıkları" gerekçesiyle haklarında açılan davada yargılanmalarına başlandı.
Ankara 1 No'lu DGM'de önce, TİYAD Başkanı Ayşe Betül Gökoğlu ile Yönetim Kurulu üyeleri Mehmet Bakır, Alaaddin Uğraş ve Yalçın Savcı'nın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Tutuksuz 4 sanığın, avukatları ile geldiği duruşmada, sanıkların kimlik tespitleri yapıldı ve iddianame okundu. Daha sonra söz verilen TİYAD'lılar, suçsuz olduklarını belirterek, beraatlerini istediler. Mahkeme Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz, Cumhuriyet Savcısı Dilaver Kahveci'nin de talebi doğrultusunda, Ankara Valiliği'ne yazı yazılarak, sanıkların TİYAD Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri olup olmadığının sorulmasına ve dava konusu kitapta yer alan fotoğrafların, hangi örgüt mensuplarına ait olduğunun belirlenmesi için Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına karar verildiğini açıklayarak, duruşmayı erteledi.
Soysal davası
Daha sonra, Moldovya'dan kaçırılarak Türkiye'ye getirilen Cevat Soysal'ın, "Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf fiil işlediği" gerekçesiyle idam istemiyle aynı mahkemede yargılandığı davanın duruşması yapıldı. Tutuklu sanık Soysal ve avukatlarının katıldığı dünkü duruşmada, sanık avukatı Levent Kanat, müvekkilinin TCK'nın 125. maddesinden idam istemiyle yargılanmasına rağmen, yargılama aşamasında toplanan delillerin bu suç isnatını desteklemediğini söyledi. Müvekkilinin beraat etmesi, ceza verilecekse de TCK'nın 169. maddesinin uygulanması gerektiğini ifade eden Kanat, suç isnatının değişmesi ihtimali nedeniyle müvekkilinin ek savunmasının alınmasını istedi. Mahkeme Başkanı Karadeniz, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için duruşmayı erteledi.
Uşak Valisi Ayhan Çevik'e, Çankırı Valisi olduğu dönemde düzenlenen bombalı saldırı olayıyla ilgili olarak açılan davaya da Ankara 1 No'lu DGM'de devam edildi. Davanın dünkü duruşmasına, tutuklu 5 sanık ve avukatları ile müdahil Hazine avukatı katıldı. Söz verilen sanıklar, suçsuz olduklarını ifade ederek, beraatlerini istediler. Sanık avukatları da, müvekkillerinin tahliyelerini talep ettiler. Mahkeme Başkanı Karadeniz, suçun vasıf ve mahiyetine, mevcut delil durumuna göre sanık Kemal Kaygısız'ın gıyaben tutuklanmasına ve savunması alınmayan sanıkların gelecek celse savunmalarının alınmasına karar vererek, duruşmayı erteledi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


70 tutuklu ölüm orucunda
F tipi cezaevlerine karşı siyasi tutuklu ve hükümlülerin başlattığı ölüm oruçları yayılıyor. Ümraniye, Bursa, Çankırı, Aydın, Çanakkale, Bartın, Malatya, Gebze, Bayrampaşa, Buca, Ceyhan, Ulucanlar, Uşak, Niğde, Ermenek, Nevşehir, Yozgat ve Adana Kürkçüler cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin 20 Ekim 2000 tarihinde başlattıkları süresiz açlık grevleri ölüm orucuna çevrildi.
Tutukluların, F tipi cezaevleri projesinden vazgeçilmesi, TMY'nin kaldırılması, üçlü protokolün iptal edilmesi gibi taleplerle başlattığı ölüm orucuna, Ümraniye, Çankırı, Aydın ve Bursa cezaevlerinde bulunan 40 hükümlüden sonra, 23 Ekim'den itibaren açlık grevine başlayan Bartın, Çanakkale, Malatya ve Gebze cezaevlerinde bulunan 30 tutuklu ve hükümlü de katıldı. Ölüm orucunda olan tutuklu ve hükümlülerin, üşüme, ishal, deri incelmesinden kaynaklı acı hissi, baş dönmesi, tansiyon düşmesi, mide bulantısı, halsizlik ve ara ara bayılma gibi rahatsızlıklar yaşamaya başladıkları öğrenildi.
Tutuklu ve hükümlü aileleri önceki gün gazetemizin Ankara bürosunu ziyaret etti. Ümraniye, Çankırı, Bursa ve Aydın Cezaevleri'nde 40 kadar tutuklu ve hükümlünün süresiz açlık grevini ölüm orucuna çevirdiğine dikkat çeken aileler, Adalet Bakanlığı'nın ölüm orucundaki çocuklarının taleplerine duyarsız kalmasını eleştirdiler. Aileler, 1996 yılındaki ölüm oruçlarında, bakanlık yetkilileri tarafından açlık grevine giden tutuklu ve hükümlüler hakkında asılsız iddialarda bulunulduğunu hatırlatarak, çocuklarının örgüt baskısı ve dayatmasıyla değil, kendi iradeleriyle ölüm orucuna gittiğini vurguladılar.
EMEP Mersin İl Başkanı Musa Mehmet de, toplumsal huzursuzluğun ortadan kaldırılması için F tipi cezaevi değil, genel af istediklerini belirtti. Dün saat 12.30'da EMEP Mersin il binasında basın toplantısı düzenleyen Musa Mehmet, 8 metrekarelik hücreler istemediklerini söyleyerek, F tipi cezaevine karşı kamuoyunu duyarlı ve tepkili olmaya çağırdı. Mehmet, "Uzun yıllar hücrelerde kalan kişilerde zamanla unutkanlık, sinir bozukluğu benlik parçalanması, görme bozukluğu ve başka ciddi ruhsal dengesizlikler oluşmaktadır. Sosyal varlık olmanın en doğal sonucu insanlarla iletişim kurarak bir arada yaşamaktır" dedi.
Açlık grevleri
Öte yandan Ermenek Özel Tip Cezaevi'ndeki TDKP, MLKP, TKP/ML, Devrimci Yol davalarından tutuklu ve hükümlüler, F tipi cezaevlerinden vazgeçilmesi talebiyle 5 günlük uyarı açlık grevi yaptılar. 18 Kasım ve 22 Kasım tarihlerinde açlık grevi yapan tutuklu ve hükümlüler, bir gün de sayım vermediler. TİYAD'lı tutuklu ve hükümlü aileleri de, çocuklarının taleplerinin yerine getirilmesi amacıyla önceki gün 5 günlük dönüşümlü açlık grevine başladı.
www.evrensel.net