AB'den askeri bağımsızlık için ilk adım

AB savunma bakanları, 2003'e kadar bir acil müdahale gücü oluşturulmasına karar verdiler. 100 bin askerden oluşacak olan bu kuvvet, Avrupa'nın NATO şemsiyesinden çıkma çabasının ilk adımı.

AB'den askeri bağımsızlık için ilk adım
Belçika'nın başkenti Brüksel'de bir araya gelen Avrupa Birliği savunma bakanları, Avrupa Acil Müdahale Gücü'nün ana hatlarını belirlediler. AB'nin askeri bir güç olarak dünya sahnesine çıkışının habercisi olan toplantıda imzalanan taslak, ABD'yi rahatsız edici nitelikte.
Brüksel toplantısından çıkan karara göre, söz konusu kuvvete 100 bin asker, 400 uçak ve 100 gemi tahsis edilecek. Acil Müdahale Gücü, "barış koruma" gibi bugüne dek ABD'nin tekelinde olan uluslararası askeri operasyonları gerçekleştirebilecek yetenekte olacak. Bu güçte en büyük pay, her biri 12.500 civarında asker tahsis edeceğini açıklayan Almanya, Fransa ve İngiltere'ye ait.
Taslak bildirgeye göre, AB'nin 15 üye ülkesi, 2003 yılına kadar, "iki ay içinde, görev süresi bir yıla kadar çıkabilecek 60 bin askeri bir araya getirebilecek" noktaya ulaşacaklar.
ABD'ye verilen taahhütler
Savunma Bakanları zirvesinde, ABD'nin tutumunu yumuşatmak için çeşitli taahhütlerde bulunuldu. İngiltere ve Almanya tarafından taslak metne sokulan ifadelerde, AB gücünün "NATO'nun yerine ikame edilmeyeceği ve onu zayıflatmayacağı" garanti edildi. İki ülke, Kosova işgali boyutundaki operasyonların "NATO'suz olamayacağını" vurguladılar.
Almanya Savunma Bakanı Rudolf Scharping, "NATO'dan ayrılmak istiyormuşuz gibi bir şüphenin yaratılmasına izin vermemeliyiz" derken, Avrupa'nın kollektif savunmasının "sadece NATO'nun işi" olduğunu söyleme gereği hissetti. Taslak metinde, "Bu süreç, bir Avrupa Ordusu'nun kurulmasını içermez" denildi.
İngiltere Genelkurmay Başkanı Charles Guthrie de, "NATO, güvenliğimizin temelidir" diye konuştu. Guthrie, AB kuvvetinin "Avrupalı NATO üyelerini farklı bir hareket tarzına yöneltmeyeceğini" vaat etti.
Sovyetler dağıldı, ortaklık bozuldu!
Ancak bu garantilerin, önümüzdeki süreçte kağıt üzerinde kalması ve Müdahale Gücü'nün giderek ABD denetimindeki NATO'ya alternatif hale gelmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu durumda ABD, Avrupa üzerindeki "söz hakkını" büyük ölçüde yitirecek ve Avrupa Birliği ile askeri ilişkisi, giderek "ortaklık" yerine "rekabet" ile tanımlanır olacak.
AB bakanlarının hazırladığı bildirgede ayrıca, "AB'nin kriz yönetimi alanındaki askeri kapasitesinin güçlendirilmesi, Avrupa güvenlik ve savunma politikasının güvenilirliği açısından şarttır. Böylece AB, NATO kaynaklarına ulaşsın ya da ulaşmasın, müdahale edebilecek pozisyonda olabilecektir" denildi. NATO kaynaklarına ulaşılamadığı durumlar ise, "küçük ölçekli operasyonlar" olarak tanımlandı.
ABD kaygılı
ABD'den yapılan yorumlar, AB savunma bakanlarının verdiği garantilerin pek etkili olmadığını gösteriyor. New York Times gazetesinde dün yayınlanan haberde, Avrupa inisiyatifi ile ilgili gelişmelerin "hem ABD yönetimi, hem NATO için zorlu bir sınav" niteliğinde olacağı öngörüldü. Gazeteye konuşan NATO Komutanı General Joseph Ralston, "Avrupalılar, kendi güvenlikleri konusunda elbette daha büyük sorumluluğa sahip olmalılar. Ama bunu, NATO ittifakına zarar vermeyecek bir biçimde yapmalıyız" dedi.
Haberde, İngiltere'nin Avrupa entegrasyonunu desteklediğini göstermek için inisiyatifi savunduğu belirtilirken, Fransa'nın niyetinin ise, Avrupa'daki ABD etkisini sınırlamak olduğu vurgulandı.
Öte yandan, başkanlık seçimleri karmaşası nedeniyle, ABD'nin Avrupa Acil Müdahale Gücü'ne karşı "gereken tutumu alamadığı" da belirtiliyor.
Türkiye kullanılacak
Acil Müdahale Gücü'ne karşı ABD ile birlikte hareket eden Türkiye, son gelişmelerden oldukça rahatsız. Avrupa Birliği, üyesi olmayan Türkiye'nin söz konusu gücün karar mekanizmasında olmasını kabul etmiyor, ancak Türk ordusunun çeşitli askeri operasyonlarda kullanılmasını talep ediyor. Bu dayatmayı kabul eden Türkiye, 3000 askerini Acil Müdahale Gücü'ne göndereceğini bildirmişti.
www.evrensel.net