Trakya köylüleri kurultay yapıyor

Trakya köylerinde altı aydır çalışmaları süren köylü kurultayı bugün Babaeski Belediye Düğün Salonu'nda yapılıyor.

Trakya köylüleri kurultay yapıyor
Bülent Falakaoğlu
Altı aydır çalışmaları sürdürülen Trakya Üretici Köylü Kurultayı bugün, Babaeski Belediye Düğün Salonu'nda yapılıyor. Onlarca köyden seçilen kurultay delegeleri, can damarları Ergene'nin temizlenmesi, hayvancılığın desteklenmesi, taban fiyatlarının belirlenmesinde söz sahibi olması ve daha birçok talebini haykırmak için salonda yerini alacak. Birçok üreteci kurultaya umutla bakarken, kurultayın köylüler içerisindeki olumlu etkisini gören ve bundan rahatsız olan bazı çevreler de kurultaya katılımı azaltmak için asılsız iddialar ortaya atıyor.
Ellerindeki belediye araçlarını kurultayın hizmetine sunduğunu açıklayan belde başkanları, köylerinden katılımı sağlamak için araçlar tahsis eden muhtarların tümü bu kultayın canlı geçmesinin, tarımı ve hayvancılığın bitme noktasına geldiği ülke koşullarında, üreticilerin geleceği için bir umut olduğunu vurguluyor.
Eskiden üreticilerin mart ayına kadar aldıkları ürün bedelleriyle idare edebildiklerini ve bu yüzden "Mart ayı dert ayı" dediklerini, ama şimdi üreticilerin bütün aylarının dertlerle geçtiğini belirten Erikleryurdu üreticilerinden Mustafa Çetin, artık üreticilerin bir şeyler yapması gerektiğini ve kurultayında bunun bir başlangıcı olmasını umut ettiğini söylüyor. Çetin, köyün en çalışkan insanlarının ürünlerine dolu vurması ve gelen müfettişlerin ürünlerinin sadece yüzde 35'inin heba olduğunu rapor etmesi üzerine devlet yardımı alamayan bu çalışkan insanların da icralık olduğunu vurguluyor. "Köylüye iade prim verecekler. Ortada henüz bir adım yok. Köylünün kışı geçirebilmeleri için şimdi vermeleri gerekiyor. Köyümüz uzak olduğundan kurultaya az katılım olsa da kurultaya gidenler gelişmeleri köylülere aktaracaktır. Çünkü kurultayı önemsiyoruz"
Provoke edilmeye çalışılıyor
Kurultay çalışmalarının ve hedeflerinin anlatıldığı kahvelerde; "Biz köylüler cahiliz bu işi yapamayız" gibi sözlere verilen "Üniversite okumuşları da gördük. Bankaları boşaltıyorlar. Bize önce bizden fayda var. Kendimize güvenelim" cevap gibi benzeri birçok tartışma yaşanmıştı. Bir çok kahvede bu canlı tartışmalar yapılarak ümitsiz köylülere umut aşılanmış, güçlü bir üretici örgütünün yaratılabileceğine inandırılarak hazırlanılmıştı kurultaya. Köylüsünün geleceğini düşünen onlarca muhtar canı gönülden katılmıştı çalışmalara. Parti ayrımları ortadan kalkmış, ortak hareket edilir olmuştu. Tabii bu birliktelikten rahatsız olanlar da boş durmadı.
Önce muhtarlar arasında il ve ilçenin mülki amirlerinden başlayarak, "Bu kurultay CHP maskesi altında yapılıyor. Ama arasında başka bir güç var", "Bugün sizi kullanıyorlar, ama yarın kuracağınız herhangi bir üretici örgütünde sizi atacaklar" gibi asılsız iddialar ortaya atıldı. Oysa, gidilen hiçbir köy kahvesinde CHP'nin adı ağıza alınmamış, hiçbir şekilde CHP'nin adının zikredilmemişti. Dolayısıyla, CHP'nin maske olması imkânsızdı. Birçok köye gidip çalışmaları yürüten Sinanlı'dan, 75 yaşındaki İsmail Yüce'nin DYP'li olduğunu bilmeyen yoktu. Yine birçok köye giden Büyük Mandıralı Nejdet Dündar hiçbir zaman DSP'li olduğunu saklamamıştı. Çalışmaların aktif iki insanı; İsmet Patron ve Şevki Konur'un, birçok köyde Emeğin Partisi Kırklareli Milletvekili adayları olduğu hatırlanmıştı. İsmet Patron, girdiği kahvelerde yaptığı konuşmalarda kendisinin EMEP'li olduğunu, düzenleme komitesinde başka başka partilere mensup kişilerin bulunduğunu, günün parti ayrımlarını ortadan kaldırıp ortak hareket etme günü olduğunu vurgulamayı hiç ihmal etmemişti.
Provokasyona gelmeyeceğiz
Kafaları mülki amirleri tarafından karıştırılan birçok muhtar daha sonra bir araya gelerek bu tip provokasyonlara gelmemeleri gerekiğini, her şeye rağmen coşkulu bir kurultayın gerçekleşmesi için ellerinden geleni yapma kararı aldı. Muhtarlar, amacın CHP'lisini, DYP'lisini, DSP'lisini karşı karşıya getirmek olduğunu ifade ettiler. Nacak Muhtarı Saim Atalay, "Bu işin arkasında parti var" ve benzeri laflara aldırmadığını kendisinin, köylüleri talepleri üzerinden harekete geçirecek, köylüleri sorunları etrafında bir araya getirecek her partinin elini sıkmaya hazır oldğunu belirtiyor.
Düzenleme komitesinde yer alan Büyük Mandıra Beldesi Paşa Mahallesi Muhtarı Rasim Yörük, kendi emeğini kimsenin heba etmesine izin vermeyeceğini, bu çalışmayı sonuna kadar kovalayacağını vurglayarak, "Ortaya atılan iddialar doğru bile olsa, kimsenin gelip bizim kuracağımız köylü örgütünün başına çöreklenmesine izin vermem" diyor.
Kırıkköy Muhtarı Ahmet Kuran, köylerinde bulunan kemik unu üreten Anıl Protein'in köylerine ağır koku yayması, çevreyi kirletmesi ve kurtlanmaya yol açması üzerine başlattıkları mücadele içerisinde kurultay girişimi ile tanıştıklarını, girişimin verdiği destekle yaptıkları eylemler sonucunda başarıya ulaştıklarını kaydediyor. Birliğin gücünü iyi kavradıklarını ve hiç tereddütsüz Kurultay Düzenleme Komitesi'nde yer aldığını belirten Kuran, çalışma içerisinde kazanılan ivmenin hız kaybetmeden ileri taşınmasını gerektiğini vurguluyor. Ve kendisinin köyünden üretici ve temsilcilerle kongrede olduğunu ekliyor.
Çiftlikköy'de köy kahvesini işleten ve dört kişilik mutfak masrafının 580 milyonu bulduğunun açıklandığı bir dönemde kendisinin 114 milyon emekli maaşı ile geçinmeye çalışan Ali Kibar, kendisinin üretici olmadığını ama işçi emeklisi olarak sendikanın önemini bildiğini, sendikaların bitirildiği bir dönemde kurulmak istenen üretici sendikasını sonuna kadar destekleyeceğini ifade ediyor. O gün kahvesini kapatarak kurultaya gideceğini söyleyen Kibar, "Bu girişimin temeli sağlam atılmalı" diyor.
www.evrensel.net