Bergamalılar her yerde

   coşkuyla karşılanıyor

Bergamalılar her yerde coşkuyla karşılanıyor
Erol Teslim
Bergamalı köylülerin yürüyüşü beşinci gününde de coşkuyla devam ediyor. Yürüyüşün başından beri köylüleri takip eden jandarma, köylülere zaman zaman müdahalelerde bulunuyor. Danıştay'ın verdiği Eurogold aleyhine çıkan mahkeme kararını boyunlarına asarak , akşam konaklayacakları Zeytinli'ye önceki gün giren köylüler slogan atmak isteyince, jandarma devreye girdi.
Buna rağmen köylüler slogan atmayı sürdüren köylüler Zeytinli'ye girdiler.
Akşam yemeği için Güre'ye giden Bergamalılar, 150 kişi tarafından coşkuyla karşılandı. Güre Belediye Başkanı Kamil Saka, burada yaptığı konuşmada "Mücadelemiz birdir, beraberdir. Bu mücadele aynı zamanda ruhsat almak için sırada bekleyen 96 firmaya karşı da veriliyor. Bu mücadele Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesidir. Türkiye tam bağımsız demokratik bir ülke oluncaya kadar sürecektir" dedi. Güre halkının da Bergamalılara büyük destek verdikleri görüldü. Güreli Ali Güven, Bergama köylülerini yürüyüşünü çok haklı bulduklarını söyleyerek, mücadeleyi sonuna kadar destekleyeceklerini belirtti. İbrahim Keçeli ise, insanların ve doğanın zehirlenmesine kimsenin 'evet' diyemeyeceğini söyledi.
Bu arada, uluslararası insan hakları kuruluşları ile Münih Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Fethen Gonghe köylülere destek mesajları gönderdi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Avukatlar, üçlü protokol için Ankara'da
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)'nden bir heyet, avukatların cezaevleri girişinde aranmasını da içeren protokolün geri alınması amacıyla toplanan imzaları Adalet Bakanlığı'na iletmek üzere Ankara'ya gitti. ÇHD İstanbul Şube Başkanı Gülay Erpul ile dernek üyeleri Basri Akyüz ve Keleş Öztürk, söz konusu protokolün kaldırılmasını içeren dilekçe ve bunun için İstanbul'da toplanan 1200 imzayı bugün Adalet Bakanlığı'na iletmek üzere, trenle Ankara'ya hareket etti. Heyetin hareketinden önce Gülay Erpul tarafından okunan basın açıklamasında, Sağlık, İçişleri ve Adalet bakanlıklarınca imzalanan ve avukatların cezaevlerine girişte aranmasını, evrakların incelenmesini içeren protokolün geri alınması istendi.
Bu protokolle savunma hakkının ortadan kaldırıldığı belirtilen açıklamada, avukatların da potansiyel suçlu gibi görüldüğü kaydedildi. Açıklamada, "Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevlerinde Yönetim, Dış Koruma ve Sağlık Hizmetlerine İşlerlik Kazandırılması" konulu üçlü protokolün 17 Ocak tarihinde yürürlüğe girdiği hatırlatılarak, ÇHD üyelerinin bu protokolü kabul etmeyerek cezaevlerine gitmedikleri ve müvekkilleriyle görüşemedikleri ifade edildi. Protokolün açlık grevlerine doğrudan müdahaleyi de içerdiği söylenen açıklamada, "Protokol ortadan kaldırılmadıkça, yapılan yargılamalar savunmasız yargılama niteliği taşıyacaktır. Tam bir sansür uygulaması getirerek savunmanın gizliliği ilkesini tamamen yok eden protokol yürürlükten kaldırılmalıdır" denildi.
Bu arada ÇHD Üyesi Avukat Bahri Belen, gazetecilerin sorusu üzerine, cezaevine girişte avukatların evrağının incelenmesine ancak savcı veya hakimin karar verebileceğini belirterek, cezaevlerinde hâlâ cep telefonu ve silah bulunmasının bu protokolün hiçbir fayda getirmediğinin bir göstergesi olduğunu kaydetti.
www.evrensel.net