'Bizim gibi çok insan var'

Onların hayatı bu ülkedeki milyonlarca emekçiden farksız. 140 milyon lira maaşlı su dağıtıcısı baba, giyim mağazasında çalışan 70 milyon maaşlı anne, 65 milyon kira, mutfak masrafları, okul masrafları, hastane masrafları... Liste uzayıp gidiyor. Eksik olan insanca yaşayabilecek, hatta sadece yaşayacak kadar bir ücret.

'Bizim gibi çok insan var'
Şerif Karataş(*)
İstanbul Ümraniye'de, Adem Yavuz Mahallesi'nde oturan Gülten Duymaz, çalışmaya yeni başlamış. Çünkü, eşinin kısa süre önce 140 milyon liraya çıkan maaşı evi geçindirmiyor. 70 milyon liraya alıyor, Gülten Duymaz, ödedikleri kira ise 65 milyon lira.
İki çocuk annesi olan Gülten Duymaz, bir çocuğunun ilkokul üçüncü sınıfa gittiğini ve 4.5 yaşındaki kızını evde tek başına bırakmak zorunda kaldığını anlatıyor. Eşinin sabah saat 8.00'de işbaşı yaptığını, akşam kaçta çıkacağının ise belirsiz olduğunu ifade eden Duymaz, bu tempoya karşılık hiçbir sosyal hakkı olmadığını hatta sigorta primlerinin bile tam yatırılmadığını söylüyor.
Kendisi de saat 8.30'da işbaşı yapan Gülten Duymaz, 18.00'e kadar çalışıyor. Devletin, dört kişilik ailenin mutfak masraflarının 500 milyon liranın üzerinde olduğunu hatırlattığımızda Duymaz, "Onun da üstünde para olsa yetmez. İstediğimizi çoğu zaman alamıyoruz" diyor. Tiyatroya, sinemaya gidip gidemediklerini sorduğumuzda ise yanıt kısa ve net: "Hayır."
İzin gününde ek iş
Maddi imkânsızlıklarından çocuklarının da mağdur durumda olduğunu belirten Duymaz, eşinin izin günü olan pazar günleri bile bekçilik yaptığını ama o işin elinden alındığını söylüyor. Her ay ortalama 30-40 milyon lira elektrik, su, telefon faturası ödüyorlar. Okul masrafları da oldukça ağır. Çocuğun kitap, defter ihtiyaçları borç parayla karşılanabilmiş. "Eşe dosta" çok borçları olduğunu belirterek, evdeki eşyaları da arkadaşlarının yardımıyla alabildiğini söylüyor Gülten Duymaz.
Kendi hastalığını dahi önemseyemiyor
Okula giden çocuğuyla ilgili sorunların üstüne geçen yıl bir de hastalık çıkmış. Boğazında kist çıkan Duygu geçen yıl ameliyat olmuş, ama parasızlıktan tedaviyi devam ettiremedikleri için hastalık tekrarlamaya başlamış.
Karı koca aldıkları iki maaşın toplamı iki asgari ücretin toplamından çok olmasına karşın, bu sıkıntıları yaşayan Duymaz ailesi, tek asgari ücretle geçinmeye çalışan ailelerin halini düşündürüyor. Onca çalışmaya rağmen yaşanan yokluk insanı bir süre sonra önemli sıkıntılar arasından tercih yapmak zorunda bırakıyor.
Gülten Duymaz kendi hastalığını arka plana atmak zorunda kalmış. Göğüs kanserine yakalanmış ancak kendi hastalığını önemsemiyor, unutmaya çalışıyor. Çocuklarına iyi bir gelecek hazırlayamamak en büyük endişesi. Ülkemizdeki koşullar göz önüne alındığında asgari ücretin en azından 500 milyon lira olması gerektiğini belirten Duymaz, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Mutfak masrafları almış başını gidiyor. Ne yiyeceğe ne giyeceğe hiçbir şeye yanaşılmıyor. Sesimizi duyurabilirsek ne âlâ, ama duyuramıyoruz. Bizleri düşünenler gelip baksınlar, bizim gibi çok insanlar var".
www.evrensel.net