Kamu emekçileri iş bırakıyor

Kamu emekçileri iş bırakıyor

Ankara'da dün olağanüstü toplanan KESK Genel Yönetim Kurulu, iş bırakmanın hangi gün ve nasıl gerçekleşeceğini tartışıyor.

Çukobirlik'te işçi öfkeli
KESK Genel Yönetim Kurulu (GYK), bundan sonraki eyleminin programını belirlemek üzere dün olağanüstü toplandı. Mitinge gelirken geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Haber-Sen Konya Şube Sekteri Halis Gezen'in anısına saygı duruşu ile başlayan toplantıda, KESK'in büyük mitingi alkışlarla selamlandı.
Mülkiyeliler Birliği Salonu'nda yapılan toplantıda konuşan KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, 18 Ekim'den bu yana oya gibi işleyerek adım adım yürüttükleri mücadelenin 11 Kasım'da yüzbinin üzerinde kamu emekçisinin katıldığı mitinge dönüştüğünü ifade etti. Erdem, iki günlük yürüyüşte uğradıkları çok sayıda ilde kitlesel karşılamaların, fiili mitinglerin gerçekleştiğini söyledi. 2001 yılı bütçesinin halkın aleyhine olduğunu pratikte de yaşayarak gördüklerini belirten Erdem, hükümetin mücadelelerini engeleyebilmek için örtülü ya da açık baskılar uyguladığını, doğu illerinden gelenlerin kimlik tespiti gerekçesiyle yollarda saatlerce durdurulduklarını ama tüm baskıların KESK üyelerinin kararlı tutumuyla karşılaştığını ve onbinlerce kamu emekçisinin Kızılay'da buluştuğunu söyledi.
Başbakandan randevu istenecek
Hükümetin bu büyük eylem sürecinden sonra artık gerçekleri görmesi gerektiğini belirten Erdem, hükümetin, sefalet ücretini reddeden, tasarruf teşfik fonunundaki birikimlerin hemen geri ödenmesini, grevli toplusözleşmeli sendika yasasının çıkarılmasını isteyen ve KHK'deki kararları kabul etmeyerek işgüvencesi talebinde ısrar eden KESK'le müzakere sürecine girmesi gerektiğini dile getirdi. Hükümetin KESK'le görüşme adımlarını atması gerektiğini kaydeden Erdem, yüzbinlerce emekçinin pratikte gösterdiği talepleri hükümetin görmezlikten gelemeyeceğini, bu nedenle Başbakan'dan kamu emekçilerinin taleplerini çözebilmesi için görüşme talebinde bulunacaklarını söyledi.
"Sonuç alıncaya kadar mücadele"
Başbakan'ın eylemlerini demokratik ve doğal karşılamasının sonuç olduğu değerlendirmesini yapan Erdem, asıl ve doğal olanın kamu emekçilerinin taleplerinin karşılanması olduğunu belirtti.
İsteklerinin karşılanmasında iddialı ve ısrarlı olduklarını vurgulayan Erdem, "Sonuç alıncaya kadar kararlı bir şekilde mücadeleye devam edeceğiz, mücadeleyi yükselteceğiz" dedi. Afişlerinde, bildiri ve basın açıklamalarında ve mitingde onbinlerce kamu emekçisinin bu sürecin sonucunda istekleri karşılanmadığı takdirde üretimden gelen gücü kullanma kararını ifade ettiğini hatırlatan Erdem, "Bu KESK'in bu toplantıda alacağı bir karar değildir. Bu karar alınmıştır. Dün alınmıştır. Bugün KESK GYK'sı kitlelerin almış olduğu bu kararı planlama, programlama, şekillendirme değerlendirmesi yapacaktır. Üretimden gelen gücü kullanma tüm emekçilerin görevidir. Halk karşıtı bütçeyi bir tarafa atmak, IMF politikalarını yırtıp atmak, halktan yana bir bütçenin hazırlanması ve bütçede kamu emekçilerinin gerçekleşmesi tüm emek örgütlerinin, Emek Platformu'nun görevidir" dedi.
Emek Platformu'nun, Maliye Bakanlığı bütçesinin Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşüldüğünün son günü aldığı iş bırakma kararının KESK tarafından en geniş, en yaygın ve en derinlikli, alanlara çıkarak sahipleneceği bir gün olacağını vurgulayan Erdem, bu tarih öncesinde de birçok eylem ve etkinlikle süreci genel iş bırakma noktasında örmeye, geliştirmeye çaba göstereceğini söyledi.
'Hak alma hükümetin lütfu değildir'
KESK'in Emek Platformu'nun iş bırakma kararından önce iş bırakma yapıp yapmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayan Erdem, KESK'in üretimden gelen gücün kullanılması kararı olduğunu, GYK'da bunun daha da somut hale geleceğini ifade etti.
"Hükümetten aldıkları yanıtın kendilerini tatmin edip etmeyeceği" şeklindeki soruyu da yanıtlayan Erdem, bundan sonraki mücadeleyi Başbakan'ın görüşmesine bağlı kılmadıklarını, görüşmede taleplerini ileteceklerini, bağımsız kararlarını alıp, uygulayacaklarını, ancak Başbakan'ın kendi taleplerini karşıladıkları noktada yeni bir tutumun ortaya çıkacağını dile getirdi. "Başbakan'a güvenip güvenmedikleri" sorusunu da yanıtlayan Erdem, sosyal mücadelenin, hak almanın güce bağlı bir mücadele olduğunu belirterek, "Gücümüzü en geniş şekilde ortaya koyup hak koparma çalışması içerisinde olacağız. Hak alınması hükümet tarafından bir lütuf değil, bizim kopara kopara, gücümüzü ortaya koyarak alacağımız bir olaydır" diye konuştu.
www.evrensel.net