Emekçiden kararlı uyarı

Kamu emekçilerinin 2001 yılı bütçesi, zorunlu tasarrufların gaspı ve yüzde 10'luk maaş artışı dayatmasına karşı sürdürülen mücadelenin Ankara Kızılay Mitingi aşaması dün onbinlerce kişinin katılmasıyla gerçekleştirildi.

Emekçiden kararlı uyarı
Türkiye'nin dört bir yanından başkent Ankara'ya gelen kamu emekçileri Kızılay Meydanı'nda hükümeti uyardı. Zorunlu tasarrufların ödenmemesini, yüzde 10'luk maş zammını ve 2001 yılı bütçesini protesto için Kızılay Meydanı'nı dolduran 50 bini aşkın kamu emekçisi talepleri yerine getirilmezse greve gideceklerini duyurdular.Kamu emekçileri "Söz bitti, sıra grevde", "Bugünden sonra grevdeyiz" sloganlarını sık sık atarak hem hükümeti uyardı, hem de sonuç alıcı eylemlerden yana olduklarını ortaya koydular.
Ankara dışından gelen kamu emekçilerini taşıyan otobüsler sabahın erken saatlerinden itibaren Hipodrom'a girmeye başladı. Dört saati aşkın bir sürede Hipodrom'a giren yaklaşık 500 otobüs, sloganlar ve alkışlarla karşılandı. Saat 10.30'da başlayan yürüyüş kolunun başı bir saat sonra Kızılay'a girerken kortejin sonu Hipodrom'dan ancak saat 13.00 civarında çıkabildi. Kortejinin önünde, "Yüzde 10'luk artış değil, insanca yaşanacak ücret", "Zorunlu tasarruflar ödensin", "IMF için değil halk için bütçe" ve "IMF'ye hayır; Cottarelli defol bu memleket bizim" pankartları yer alırken, yürüyüş boyunca sık sık "IMF uşağı hükümet istifa", "Söz bitti, sıra grevde", "Bugünden sonra grevdeyiz" sloganları atıldı. Oldukça kitlesel ve coşkulu olan Kürt illerinden gelen kamu emekçileri ise "OHAL ve Koruculuk kaldırılsın, köylere geri dönüş sağlansın, halkların özgür demokratik birliği sağlansın", "Diyarbakır Eğitim-Sen yöneticileri üzerindeki baskılar kaldırılsın" pankartları taşırken, "Anadilde eğitim hakkımız engellenemez", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Savaşa değil eğitime bütçe" sloganlarını attılar.
Eyleme en kitlesel katılan sendika olan Eğitim-Sen kortejinde, "Öğretmeniz, saygınlığımızı istiyoruz", "Normzedeler kazanacak", "Bağış bitti, taksit başladı", "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum dediler, öğretmene jop gösterdiler" dövizleri taşınırken, SES'liler de "Fazla çalışma angaryası kaldırılsın" pankartı ve "Hastaneler halkındır, satılamaz" sloganları ile taleplerini dile getirdiler.
Ankaralılar YKM'de toplandı
İki gündür Güvenpark'ta oturma eylemi yapan KESK yöneticileri, sabah saatlerinden itibaren, parkı temizleyerek, illerden gelecek kamu emekçilerini beklemeye başladılar. Ankaralı kamu emekçilerinin buluşma yeri olan YKM önü saat 9.00'dan itibaren dolmaya başlarken, Tez Koop-İş Sendikası üyesi emekçiler, "İşçi memur el ele genel greve" sloganı ile YKM önüne geldiler ve KESK'e desteklerini sundular. "Geçici işçiliğe son" pankartı açan ve kadro isteyen işçiler, "Söz bitti sıra grevde" sloganını attılar. BES Ankara Şubesi'nin Ziya Gökalp Caddesi üzerinden gelmesi ile saat 10.30'da Kızılay trafiğe kapandı. İki gündür oturma eylemi yapan KESK yöneticileri, Zafer Çarşısı önünde Ankara dışından gelen binlerce emekçiyi karşıladılar.
TÜMTİS'liler selamladı
Gar önünden yürüyerek Opera Köprüsü yakınlarında oluşturulan arama noktasında tek tek aranan kamu emekçilerini Sıhhıye'de Orduevi önünde pankart açan TÜMTİS Ankara Şube işçileri, "İşçi memur el ele genel greve, genel grev genel direniş" sloganlarıyla selamlarken, kamu emekçileri de "Yaşasın sınıf dayanışması" sloganıyla karşılık verdi.
Sıhhiye üzerinden Kızılay'a giren yürüyüşçüler, iki gündür oturma eylemi yapan KESK ve bağlı sendikaların yöneticileri ile Ankaralı kamu emekçileriyle buluştular. Türk-İş'e bağlı Türk Harb-İş Sendikası şube pankartı ve "Kahrolsun IMF bağımsız Türkiye" pankartları açarak, Türk bayraklarıya mitinge katılırken, DİSK'e bağlı sendikalar DİSK çarkının bulunduğu pankart arkasında mitinge katıldılar.
İHD, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, CHP Ankara Gençlik Kolları ve çeşitli bazı kitle örgütleri de KESK'lileri Kızılay'da karşıladı. TTB, Ankara Tabib Odası, TMMOB da Hipodrom'dan pankartlarıyla katıldılar. Ayrıca, Tüm Emekliler Derneği, DİSK Emekli-Sen ve Serbest Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Birliği de pankartları ile eyleme katıldılar. ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir ve EMEP Genel Başkan Yardımcısı Haydar Kaya da mitinge katıldılar. Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral mitinge Kızılay'da katılırken, Yenimahalle Belediye Başkanı Tuncay Alemdaroğlu ile HADEP'li Diyarbakır Sur, Bağlar ve Viranşehir Belediye başkanları da mitinge destek verdi. Türk-İş Genel Başkanı Meral, kürsüden anons edilince kitle tarafından yuhalandı.
Hükümet istifa
Coşkulu olduğu gözlenen kamu emekçileri, geldikleri yörelerin sorunlarını da dile getirdiler. Karadenizliler, horon teperek Kızılay'a girerken, deprem bölgesinden gelen emekçiler, "Deprem yıktı, hükümet yıkamaz" sloganını attılar. Miting öncesi halaylar çeken, türküler söyleyen kamu emekçileri, sık sık hükümeti ıslıkla protesto ettiler ve istifaya çağırdılar. Miting, sendika başkanları ve KESK MYK'sının emekçileri selamlaması ile başladı. Daha sonra söz alan KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, insanları görmezden, duymazdan gelen hükümete karşı bundan sonra yapılacakların planlanması gerektiğini belirtti.
Kamu emekçilerine "Bundan sonra ne yapacağız?" sorusunu yönelten Erdem, kamu emekçilerinden "Grev" yanıtını aldı. Erdem de KESK'in tabanın iradesine bağlı çalışan bir konfedarasyon olduğunu ifade ederek, eğer tabanın talebi grev ise illere dönüp grev örgütlenmelerinin başlatılması gerektiğini söyledi.
Erdem, 2001 yılı bütçesinin daha önceki yıllardaki bütçelerden farklı olmadığını vurgulayarak, bütçenin IMF ve Cottarelli'nin direktifleriyle hazırlandığını ve emekten, halktan yana olmadığına işaret etti. Üretenlerin, işçinin, kamu emekçisinin ülke yönetiminde söz hakkı olmadığını, hükümetin Cottarelli'ye ve IMF'ye hesap verdiğini dile getiren Erdem, "Çünkü bu hükümet, emekçinin, halkın değil, sermayenin, IMF'nin hükümeti. İşte o yüzden sendikalara, halkın örgütlerine hesap vermiyor, onlarla görüşmüyor" dedi.
Hükümetlerin yıllardır yoksul halktan fedakârlık istediğine dikkat çeken Erdem, milyarlarca doları batık bankalara veren hükümetin sıra kamu emekçilerine geldiğinde yüzde 10 zam dayatmasını getirdiğini vurguladı. Hükümetin emekçileri ve halkı bol vaatlerle kandırıp Meclis'teki koltuklara oturduklarını hatırlatan Erdem, artık seçim zamanı geldiğinde hükümetin IMF'den oy istemeleri gerektiğini söyledi. Erdem, verdikleri mücadelenin sadece kamu emekçilerinin mücadelesi olmadığını, sorunların köklü bir demokratikleşmeyle çözülebileceğini dile getirerek, IMF'nin, sermayenin değil; halkın ve emekçilerin taleplerini esas alan bir yönetim istediklerini yineledi. Erdem, "Kamu emekçileri yüzde 10'luk sadaka istemiyor. Banka batırmıyor, devleti soymuyor, devlete para satmıyor. Sadece emeğimizin karşılığını verin. Hükümetle masaya oturmak, toplusözleşme yapmak istiyoruz" diyerek, toplusözleşmesiz, grevsiz hiçbir sendika yasasına izin vermeyeceklerini dile getirdi.
18 Ekim'den beri sürdürdükleri mücadeleyi görmeyen hükümete verecek tek bir cevapları kaldığını söyleyen Erdem, "O zaman bize düşen önemli görev, hizmet üretiminden gelen gücü kullanmaktır. İllerimize dönüp, hizmet üretiminden gelen gücü kullanmak için örgütleme çalışmalarına başlamalıyız" dedi.
Erdem'in konuşmasının ardından Grup Anatolia'nın türküleriyle halay çeken kamu emekçileri, grevi örgütlemek üzere illerine döndüler.
www.evrensel.net