Üretici örgütünün tohumları atıldı

Trakya Üretici Kurultayı Girişimi, her geçen gün bölgede daha fazla üreticiyi kapsıyor. Oluşturulduğu günden beri üretici mitinglerinde aktif rol oynayan girişim, şimdi bir yandan köy köy kurultayı örgütlüyor, bir yandan da kurultay sonrası atılacak büyük adımların planlarını hazırlıyor.

Üretici örgütünün tohumları atıldı
Bülent Falakaoğlu
Uygulanan politikalar yüzünden tarımı çökmek üzere olan Trakya köylüleri, tarımın temel dayanağı olan toprak, hava ve sularının kirletilmesi, zehirlenmesi üzerine harekete geçmişler önce. Ergene Nehri'nin civarında kurulan fabrikaların artıma tesisi kurmasını ve Ergene'nin temizlenmesini talep etmişler. Sonra sorunlarına daha ciddi sahip çıkmak için kurultay örgütleme kararı alan köylüler, hiç zaman kaybetmeden muhtarlarının, köy kooperatifleri başkan ve yöneticilerinin, deneyimli eski birlik, ziraat odası ve kooperatif yöneticilerinin içinde yer aldığı Trakya Üretici Köylü Kurultayı Girişimi'ni oluşturmuşlar. Ve o günden beri nerde bir üretici mitingi ve eylemi varsa orda pankartıyla yerini alan girişim, şimdi bir yandan köy köy kurultayı örgütlüyor, bir yandan da kurultay sonrası atılacak büyük adımların planlarını hazırlıyor.
Kurultay Düzenleme Komitesi üyeleri kurultayı, iki sebebin kendilerine dayattığını belirtiyorlar. Bunlardan biri son uygulanan politikaların tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına getirmesi ve IMF ile Dünya Bankası'nın Türkiye tarımı ve 30 milyon dolayındaki üreticinin kaderini belirliyor olması. İkincisi ise, Trakya'nın can damarı Ergene'nin artık kahve rengi akması, zehir saçması ve pis koku yayması.
Talepler belli
Düzenleme Komitesi Üyesi Hasan Tahsin Onat, bölgede gün geçtikçe gerileyen hayvancılığın canlandırılması için kurultayda, "Hayvancılık desteklenmeli; ucuz ve kolay kredi sağlanmalı; süt ve süt ürüleri, et ve canlı hayvan ithalatı yasaklanmalı" talebimizi gür bir şekilde haykırmak ve bu talep etrafında üreticileri harekete geçirmek için çaba harcayacaklarını vurguluyor. Kendisi aynı zamanda Köy-Koop Kırklareli Birliği 2. Başkanı ve Katranca Köyü Muhtarı da olan Onat, pancarda kota uyulamasının kaldırılması taban fiyatının üreticiyi tatmin edecek şekilde açıklanması, ödemelerin peşin yapılması ve şeker ithalinin de yasaklanması talebininde dile getirileceğini belirtiyor.
Özellikle bankaların içinin boşaltıldığı şu günlerde Ziraat Bankası'nın özelleştirilmesinin kesinlikle durdurulması gerektiğinin bir kez daha açığa çıktığını ifade eden bir diğer girişimci Fahrettin Özden, özelleştirilmesinin durdurulmasının yanında Ziraat Bankası'nın üreticiye yeterli, ucuz ve kolay kredi vermesi gerektiğini kaydediyor. "Artık Allah vermedi" diye susan şükreden köylü yapısından hak arayan bir yapıya sahip bir köylülüğün oluşturulması için kurultayın önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Üretici köylülüğün sosyal güvencesi olmadığına da değinen Özden, tüm üretici köylülüğün kapsayıcı sosyal güvenlik sistemi mutlaka oluşturulması gerektiğini söylüyor.
'Ulusal tarım politikası şart'
Tarımın temel bir sektör olduğunu ve tarım politikalarını, IMF ve Cotarelli'nin belirleyemeyeceğini kaydeden Kurultay Düzenleme Komitesi Sözcüsü Şevki Konur, ulusal tarım politikalarının belirlenerek uygulanması gerektiğini söylüyor. Fakat bugün için böylesi bir tablonun söz konusu olmadığını, kararları Cottarelli'nin verdiğini ve bunun doğal sonucu olarak tarımın hızla yok oluşa sürüklendiğini belirten Konur, "Bu uygulamaları yaşama geçirenler, biraz da bizim örgütsüz ve dağınık olmamızdan cesaret alıyorlar" diyor. Konur, bu örgütsüzlüğe son vermek, üreticinin taban fiyatlarının belerlenmesinde doğrudan söz sahibi olmasını sağlamak ve alınan kararlarda taraf olmasının koşullarını yaratmak için adım attıklarını belirtiyor. Bahsettiği nitelikteki bir örgütü ve koşulları yaratacak olan örgütün de üretici sendikası olacağına inandığını ifade eden Konur, "Bunun tohumları Trakya köylerinde atıldı" diyor.
www.evrensel.net