Aydınlardan F tipi protestosu

Aydınlardan F tipi protestosu

Aydın ve sanatçılar, çete-mafya şeflerinin cezaevlerini içerden teslim almasını, Adalet Bakanlığı'nın da bu durumu F tipi cezaevlerinin gerekçesi yapmasını protesto ettiler.

Aydınlardan F tipi protestosu
F Tipi Cezaevlerine Karşı Aydın ve Sanatçı Girişimi, son günlerde cezaevlerinde yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, devletin cezaevleri konusundaki tutumunu protesto etti.
Aydın ve sanatçılar, dün Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelerek, F tipi cezaevlerine karşı siyasi tutuklu ve hükümlülerin başlatmış olduğu açlık grevinin 20'inci gününe girdiğine işaret ettiler. Aydın ve sanatçılar, açlık grevi ölüm orucuna dönüşmeden tutukluların taleplerinin yerine getirilmesini istediler.
Aydın ve Sanatçı Girişimi adına konuşan Şükrü Erbaş, Adalet Bakanlığı'nın bir dizi yasal düzenlemelerle F tipinde iyileştirmeler yapacağını açıkladığını, ancak içerdekileri ve dışardakileri inandıracak adımlar atmadığını belirtti. Erbaş, çete-mafya şeflerinin cezaevlerini içerden nasıl teslim aldığını ve bunu fırsat bilen Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün, kendi aczinin sonuçlarını, F tipi cezaevlerinin gerekçesine dönüştürmesini hayretle izlediklerini kaydederek, cezaevleri sorununun ucuz ve sığ siyasi çekişmelerle geçiştirilmeye çalışıldığına işaret etti.
Erbaş, 20 gündür süren açlık grevi eylemine karşı, devletin kayıtsız, duyarsız ve önemsemez tavır sergilemesini eleştirerek, F tipi cezaevi uygulamasından vazgeçilmesini istedi. Halka karşı suç işleyenlerin değil, düşünce ve eylemleriyle emekten yana mücadele edenlerin af kapsamına alınmasını talep ettiklerini bildiren Erbaş, devletin F tipi saldırısına karşı tüm demokratik yapıları mücadeleye çağırdı.
Ortak açıklama
EMEP, ÖDP, HADEP ve İHD Aydın İl Başkanları da, ortak basın toplantısı düzenleyerek, F tipi cezaevlerinin yapımının durdurulmasını ve ayrımsız genel af çıkarılmasını istediler.
İHD Aydın Şube binasında önceki gün düzenlenen basın toplantısına İHD Şube Başkanı Süleyman Mutlu, ÖDP İl Başkanı Oya Kartal, EMEP İl Başkanı Hüseyin Saran ve HADEP İl Başkanı Ali Rıza Temur'un yanı sıra, tutuklu ve hükümlü yakınları ile Emekli-Sen şube yöneticileri de katıldı. 10 aydının imza kampanyası başlattığının duyurulduğu toplantıda okunan ortak açıklamada, F tipi cezaevlerinin bir kişilik hücreler, yani tabutluk olduğu belirtildi.
Açıklamada, F tipi cezaevlerinin yapımına ilişkin tutukluların açlık grevinin sürdüğüne dikkat çekilerek, yeni canlar yitirilmeden F tipi uygulamasının derhal durdurulması istendi. Açıklamada, affın siyasi nitelikli suçları da kapsamasının toplumsal barış için ön koşul olduğu ifade edildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İşçiden soyguna protesto
Fabrikalarının özelleştirilmesine karşı yaptıkları çeşitli eylemlerle seselerini duyuran Bakırköy Sümerbank işçileri, dün de özelleştirme sonucu batırılan bankaların hortumlanmasını protesto ettiler. İşçiler 12.30'da, "Etibank, Sümerbank ve diğerleri çürüyor, işte özelleştirme" pankart ve "Egebank, Etibank, Sümerbank, ülkenin haline bak", "Hortumcular yedi; işçi, memur ödedi" dövizlerle ATV binası önüne kadar yürüdüler.
İşçiler, "Sümerbank işçileri, alkış ve 'İşte burası çete yuvası", "Vurguna, yalana, talana, soyuguna son", "Hırsızlar halka hesap verecek", "Çetelere değil emekçiye bütçe", "Çeteler halka hesap verecek", "Kirli basın istemiyoruz", "İşçiler yürüyor, sistem çürüyor" sloganlarıyla halkın birikimlerinin talan edilmesine sessiz kalmayacaklarını vurguladılar.
'Çağdaşlık açlığa mahkûm olmak mı'
Burada bir açıklama yapan TEKSİF Sendikası Bakırköy Şube Başkanı Çetin Yelken, yıllardır estirilen halkın birikimlerini talan etme fırtınasının Egebank ve Etibank ile kasırgaya dönüştüğünü, toplam on bankada çalınan paranın, dış borçların yüzde 10'una ulaştığını söyledi. Yelken, yıllardır özelleştirmenin ihanet olduğunu söylediklerini, kendilerini çağdışılıkla suçlayanlara, halkın birikimlerini talan etmenin, siyasi yakınlarına peşkeş çekmenin, işçiyi, memuru, köylüyü açlığa mahkûm etmenin çağdaşlık olup olmadığını sordu. "Hırsızlığın adı özelleştirmeyse, bizler dün karşıydık bugün de karşıyız, yarın da karşı olacağız" diyen Yelken, Dinç Bilgin'e ait gazete ve televizyonlarda çalışan yazarların Bilgin'in devlete borçlarını ödeyeceği güne kadar sütunlarını boş bırakmalarını istedi. Yelken'in konuşmasının ardından ATV binası önüne üzerinde "Zıkkımın kökünü yedireceğiz" yazılı siyah bir çelenk bırakıldı. Polisin eylem boyunca işçilere karşı izlediği sert tutum dikkat çekti. Tepkilerini gazetemize aktaran işçilerden Seyhan Gerçek, devletin, önce özelleştirilen, sonra da batırılan bankalara sahip çıktığını belirterek, devletin sokakta aç kalan insanlara, işçiye, emekçiye sahip çıkması gerektiğini söyledi. Memura komik bir zammın verildiğini dile getiren Gerçek, çetelere akıtılan paraların emekçinin cebinden çıktığını, devletin de çetelerin bir parçası olduğunu ifade etti. "Hakkımızın, emeğimizin peşindeyiz, bunlar hiç mi utanmıyorlar? Özelleştirme yaparken bize mi sordular" diyen Mevlüde Tekin adlı işçi, özelleştirme kapsamında olan fabrikalarının bilerek zararda gösterildiğini belirtti.
Özelleştirmenin gerçek yüzü
Emeklerine ve fabrikalarına sahip çıkmak için eylem yaptıklarını söyleyen Namaz Temel, "28 Sümerbank fabrikası, milletin gözüne baka baka özelleştirildi. Sümerbank fabrikalarımızı 62 trilyon zarara soktu. Soruyorum, çalışan bir fabrika nasıl zarar ediyor? İşte Sümerbank, işte özelleştirme, işte Yalova'nın gerçek yüzü" dedi. Sümerbankların 'kodamanlara' peşkeş çekildiğini belirten Mehmet Kahraman, "Birikimler birkaç çapulcuya verildi. Fabrikamızın da aynı duruma gelmesini istemiyoruz" şeklinde tepkisini dile getirdi.
Özel bir işyeri olan Akfil'de işyeri baş temsilcisi olan Halil İbrahim Topaloğlu, özelleştirmenin peşkeş olduğunun son örneklerle bir kez daha ortaya çıktığını belirterek, faturanın yine emekçilerin sırtından çıkarılmak istendiğini söyledi. Talanın işçinin ve emekçinin sırtından yapıldığını söyleyen Asiye Dayanak, hakları için ve emekçilerin biriklerinin peşkeş çekilmesine karşı tepki göstermeye devam edeceklerini vurguladı. Nemaların ve emekçilerin elindeki her şeyin alınmak istendiğini ifade eden Gülten Durmuş, "İşçiler birlik olursa koltuklarında oturamazlar. İşçiler bilinçlendi artık, susmuyoruz" dedi.
www.evrensel.net