Avukatlardan yanıt var

Adalet Bakanı Türk'ün, 'silah nasıl sokuldu' tartışmasında Jandarma'yı suçlaması üzerine, Jandarma Genel Komutanlığı'nın da bir açıklama ile kendilerini suçlamasına avukatlardan yanıt geldi.

Avukatlardan yanıt var
Cezaevlerinin "terör örgütleri tarafından cephanelik haline getirildiği, avukatlar ile infaz koruma memurlarının içeri silah soktuğu" yönünde açıklamalar yapan ve sorunların çözüm kaynağı olarak F tipi cezaevlerini dayatan kurumlar birbirine düştü.
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün, Uşak Cezaevi'nde, 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda sadece savcıların değil, jandarmanın da sorumlu olduğunu söylemesi jandarmayı kızdırdı.
Adalet Bakanlığı'nın kendilerini suçlaması üzerine harekete geçen jandarma da, kurban olarak avukatları seçti. Avukatların içeri silah soktuğunu iddia eden Jandarma Genel Komutanlığı, yaptığı açıklamada herkesi arama yetkilerinin bulunmadığını ve Üçlü Protokol'ün daha etkin hale getirilmesi gerektiğini iddia ediyor.
Ergin Kardeşler'in Uşak Cezaevi'nden silahlarıyla birlikte seyahet ettirilmesi olayıyla ilgili olarak sadece "Sorumlular cezalandırılacak" açıklamasını yapan Jandarma Genel Komutanlığı ise, günah keçisi olarak avukatları seçti. Yetkililerin cezaevlerinde yaşanan olayların sorumlusu olarak kendilerini göstermelerinden şikâyayetçi olan avukatlar ise yaşanan bu durumu tek bir cümleyle açıklıyorlar : "Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı kendi beceriksizliklerini gizlemeye çalışıyor."
TBB: Bütün avukatları itham etmek üzücü
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Eralp Özgen, avukatların cezaevlerine silah soktuğu yönündeki haberlere ilişkin olarak, "Avukatlar silah sokuyor" denilerek bütün avukatları itham etmek son derece üzücüdür" dedi. Özgen, Barolar Birliği Binası'nda düzenlediği basın toplantısında, TBB'ye kayıtlı 39 binin üzerinde avukat olduğunu belirterek, habere göre, cezaevine silah sokma girişiminde bulunan 13 avukat bulunduğunu, buna göre yasadışı eyleme girişen avukat oranının 10 binde üç buçuk civarında olduğunu söyledi. Her toplulukta, her meslekte bu oranda yasadışı işlemler yapan kişilerin çıkabileceğini ifade eden Özgen, "Avukatlar cezaevlerine silah sokuyor" denilerek bütün avukatları itham etmenin "son derece üzücü" olduğunu ifade etti.
Kısa bir süre önce bazı basın mensuplarının batık bankalarla ilgisi olduğuna ilişkin haberlerin yer aldığını hatırlatan Özgen, "Bu durumda tüm basın mensuplarını 'Bankaların soyulması ile ilişkisi var' diye suçlamak ne derece yanlışsa, 10 binde üç buçuk avukatın yasadışı eylemi nedeniyle tüm avukatları itham altında bırakan bir başlık kullanmak da son derece yanlış olur" dedi.
Özgen, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kendilerine gönderilen yazıda sadece iki isim bildirildiğini söyleyerek, gelen yazıda tabancadan hiç söz edilmediğini vurguladı.
Uşak Barosu: Kusur Adalet Bakanlığı'nda
Bu arada Uşak Barosu Başkanı Koray Atak, Baro Yönetim Kurulu üyeleri ile düzenlediği basın toplantısında, Uşak E Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaşanan olaylarla ilgili olarak, "Bize göre kusur, Adalet Bakanlığı'ndadır. Cezaevindeki insanların can güvenliği, devletin etkinliği sağlanmamıştır ve insanlar öldürülüyorsa, bunun sorumlusu olan Adalet Bakanı'nın, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü'nün bu görevinden istifa etmesi gerekir" dedi.
Mesleğin onuru zedeleniyor
Tüm avukatları zan altında bırakacak tasarruflardan kaçınılması greektiğini söyleyen Atak, avukatların savunma haklarını ortadan kaldıracak, avukatlık mesleğinin onurunu zedeleyecek uygulamalardan vazgeçilmesini istedi.
www.evrensel.net