YÖK

YÖK'ü protesto seli

YÖK kuruluşunun 19. yılı olan 6 Kasım'da tüm yurtta üniversite ve lise öğrencileri ile öğretim elemanları tarafından protesto edildi.

YÖK'ü protesto seli
YÖK kuruluşunun 19. yılı olan 6 Kasım'da tüm yurtta üniversite ve lise öğrencileri ile öğretim elemanları tarafından protesto edildi. Kampüslerde ve alanlarda yapılan protesto eylemlerinin bir kısmına polis ve jandarma saldırırken, tüm baskılara karşın öğrenciler "YÖK'e hayır" dediler. Tüm yurtta gerçekleştirilen eylemlere binlerce öğrenci katıldı. Bunun yanı sıra meslek odaları da yaptıkları açıklamalar ile YÖK'ün eğitimi öldüren bir kurum olduğuna dikkat çektiler.
Antalya'da protesto
Antalya'da Akdeniz Üniversitesi Kampüsü'nün farklı noktalarında toplanan öğrenciler, aynı anda yürüyüşe geçerek, yemekhane önünde birleştiler. Taleplerini dile getiren pankartlar taşıyarak, YÖK karşıtı sloganlar atan öğrenciler, hep birlikte merkezi dersliklerin önüne yürüdüler. Eyleme destek veren Öğretim Elemanları Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Ulutürk, "19 yıllır, antidemokratik niteliğini, özgür, özerk ve demokratik üniversite kavramına taban tabana zıt anlayışını eleştirdiğimiz YÖK, 12 Eylül sonrası toplumun baskı dönemiyle hesaplaşabilmesi önündeki engel kurumlardan biri olduğu için kaldırılmalı" dedi. Öğrenciler adına bildiri okuyan Yalçın Sarıgül ise "YÖK ve diğer antidemokratik kurumlar gidene kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
Muğla'da jandarmaya rağmen
Muğla Üniversitesi'nde YÖK'ü protesto etmek isteyen öğrencilere jandarma saldırdı ve 17 öğrenci gözaltına alındı. Sıtkı Koçman Öğrenci Yemekhanesi'nde saat 12.30'da toplanan 250 kadar öğrenci, "Savaşa değil, eğitime bütçe", "YÖK kaldırılsın", "YÖK'e hayır" sloganlarını haykırarak, YÖK kurulduğundan beri dayatılan baskıcı sistem nedeniyle üniversitelerin kışlaya çevrildiğini söylediler. Öğrenciler, üniversitelerin ticarethaneye dönüştürüldüğünü ve "Paran kadar oku" mantığının üniversitelere egemen olduğunu dile getirdiler. Açıklamanın ardından jandarma zorla dışarı çıkarttığı öğrencilere saldırdı ve 17 öğrenciyi gözaltına aldı. Jandarma daha sonra sınıfları gezerek öğrenci avına çıktı. Üniversite yönetimi ise bu duruma tepki göstermedi.
YÖK Balıkesir Üniversitesi Necati Eğitim Fakültesi'nde okuyan öğrenciler tarafından da üzerlerine giydikleri önlükler ve çaldıkları saz ile protesto edildi. Önlüklerinde "YÖK kaldırılsın", "Özerk, demokratik üniversite istiyoruz" ve "Ana dilde eğitim hakkımız engellenemez" yazan öğrenciler alkışlı protestoda bulundular.
YÖK liselilerin de sorunu
Sarıgazi Mehmetçik Lisesi öğrencileri ise okul çıkışında toplanarak YÖK'ü protesto etti. Alkışlar eşliğinde okul önünde toplanan lise öğrencileri, "YÖK'e hayır", "Parasız, bilimsel, demokratik eğitim" sloganları atarak basın açıklaması yaptılar. Açıklamada, YÖK'ün 19 senedir üniversitelerde terör estirdiği ve öğrencileri antidemokratik uygulamalarla pasivize etmeye çalıştığı belirtildi. YÖK sorununun liseli öğrencilerinin de sorunu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, parasız, bilimsel, demokratik eğitim için tüm liseli öğrenciler YÖK'e karşı mücedeleye çağrıldı.
Mücadele çağrısı
Malatya Emek Gençliği, EMEP İl Binası'nda düzenlediği basın toplantısı ile YÖK'ü protesto etti. Emek Gençliği adına açıklamayı okuyan Vural Nasuhbeyoğlu IMF programının uygulanması için, emekçi kesimleri ve onların örgütlerini hedef alan 12 Eylül darbesinin ardından, darbeci zihniyetin bir uzantısı olarak YÖK'ün kurulduğunu söyledi. YÖK'ün üniversiteleri emperyalistler ve yerli işbirlikçilerinin çıkarlarına hizmet eden kurumlar haline getirmeyi amaçladığını vurgulayan Nasuhbeyoğlu, iş, bilim ve özgürlük için tüm öğrencileri birlikte mücadeleye çağırdı.
Samsun'da da Emek Gençliği ve ÖDP Gençliği ortak düzenledikleri basın açıklamasıyla YÖK'ü protesto ettiler. "YÖK'e hayır", "Çetelere kıyak, öğrenciye dayak. Bu abluka dağıtılacak", "Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm", "Silaha değil, eğitime bütçe" sloganlarının atıldığı basın açıklamasında, YÖK'ün tüm saldırılarına karşı üniversitelilerin antiemperyalist bir mücadeleye girmesi gerektiği ifade edildi.
Siirt ve Diyarbakır'da gözaltı
Diyarbakır'da, Dicle Üniversitesi (DÜ)'nde 6 Kasım'da gerçekleştirilen YÖK protestosunda gözaltına alınan 106 kişiden 91'i önceki gün serbest bırakıldı. Aralarında, YÖK'e karşı dava açan Antrenörlük Bölümü öğrencisi Zeynep Karakuş, DÜ Öğrenci Derneği Başkanı Murat Çetiner ve iki yöneticisi ile HADEP ve Emek Gençliği üyesi 15 kişi ise dün savcılığa dahi çıkarılmadan serbest bırakıldılar. Serbest bırakılan öğrenciler, HADEP Merkez İlçe Binası'nda düzenledikleri basın toplantısında, YÖK'e karşı mücadelelerini baskılara karşın sürdüreceklerini söylediler. Siirt'te, önceki gün gözaltına alınna Siirt Eğitim Fakültesi öğrencisi 57 kişi de dün serbest bırakıldı.
YÖK dün de İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi'nde bir grup öğrenci tarafından protesto edildi. Laleli'deki fakülte binasının bahçesinde toplanan sağ görüşlü yaklaşık 40 kişilik öğrenci grubu, "İnanca saygı, düşünceye özgürlük" ve "YÖK gidecek" şeklinde sloganlar attı.
Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu'ndan yapılan yazılı açıklamada, tıp eğitiminin YÖK yüzünden niteliksizleştiği belirtilirken; Tüm Sosyal-Sen Ankara Şubesi, öğrencilere polis ve jandarma saldırısını protesto etti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Beslenen çete F tipine mazeret
Siyasi tutuklular için yapımına başlanan ve Terörle Mücadele Yasası'ndan yargılananlar için inşa edilen F tipi cezaevleri, cezaevinde krallık kurmasına ve silahlanmasına göz yumulan Nuri Ergin'in çıkardığı olaylar bahane edilerek ısıtılıyor. ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, cezaevlerindeki çete savaşlarını gerekçe göstererek, yapımına başlanan F tipi cezaevlerinin bir an evvel bitirilmesi ve en kısa sürede F tipi cezaevi uygulamasına geçilmesini istedi. Yılmaz, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, son günlerde cezaevlerinde yaşanan olayların milleti rahatsız ettiğini belirterek, son olaylarla birlikte cezaevlerinde devlet otoritesinin zayıflığının gözler önüne serildiğini söyledi. Yılmaz, bu olayların geniş halk kesimlerinde affa karşı bir tavrın ortaya çıkmasına sebep olabileceğinin de gözlerden kaçırılmaması gereğini iddia ederek, "Yapılması gereken, aşırı şiddet görüntüleriyle otorite sağlamak değildir. Bu yolun yanlışlığı ve netice vermediği daha önce defalarca görülmüştür" dedi.
Yapımına başlanan F tipi cezaevlerinin bir an evvel bitirilmesi ve en kısa sürede F tipi cezaevi uygulamasına geçilmesini isteyen Yılmaz, bu kurumların sistem bütünlüğü içerisinde ele alınması ve infaz sistemiyle birlikte TCK'nin tümden değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
www.evrensel.net