Küreselleşmeye karşı dayanışma:

Küreselleşmeye karşı dayanışma:

   Bové ve Bergamalı köylüler

Küreselleşmeye karşı dayanışma:
    Bové ve Bergamalı köylüler
Erol Önderoğlu - Serpil Turan
Fransa'da gerçekleştirdiği antiemperyalist eylemlerle tanınan José Bové, İletişim Yayınları'nın davetlisi olarak Türkiye'ye geldi. Kuzu yetiştirdiği Aveyron'dan çıkıp gelen Fransız köylünün isminin Türkiye'de duyulması çok eskiye dayanmıyor. Fransız insanı da Bové'yi, Ağustos 1999'da Millau kasabasında bir Mc Donald's restorantını yerinden sökmesiyle tanıdı.
Bové, katıldığı panelde yerel üretimin yok edilmeye çalışıldığı uygulamalara dünyadan örnekler gösterdi: "Dünya Ticaret Örgütü'nün, üyesi 134 ülke için aldığı karara göre ülkeler, ürettikleri her tarım ürününün en az % 5'ini ithal etmek zorunda. Yani, patates üreten bir ülkeyseniz ve bu ürettiğiniz patates size yetiyorsa, çöpe de gitse %5 oranında patates ithal etmek zorundasınız."
Benzer uygulamalara kurban giden Filipinler ve Güney Sahara'daki durumu ise Bové şöyle açıklıyor: "1995 yılına kadar Filipinler pirinç üretiminde kendi kendine yeterli bir ülke durumundayken günümüzde bu ülke pirinç üretiminin % 20'sini dışarıdan sağlıyor. İthal edilen pirinç daha ucuza mal olduğu için yerli üreticiler eski güçlerini yitirdiler ve hızla azaldılar. Güney Sahara'da, yerli üreticilerin 19 Fransız Frangı (FF)'na mal ettikleri donmuş etin kilosunu ABD firmaları 10 FF'ye mal ediyor. Sonuçları bakımından burada da durum farksız."
Küreselleşmenin kurbanlarından biri
Uzun yıllar Larzac platosunda arkadaşlarıyla birlikte kuzu yetiştiriciliği yapan Bové'nin kendisi zaten küreselleşmenin kurbanları arasında yer alıyordu. Ünlü Fransız Roquefort peynir üreticilerine süt de sağlayan Bové, sıkıntılı günlere giriyordu ve bunun nedeni belliydi: ABD şirketlerinin ithal ettikleri ürünlere ABD hükümeti çok yüksek oranda vergi uyguluyordu. Bu yolla Roquefort peynirinin ithali % 100 vergilendirilmişti.
Ana teması "Küreselleşme" olan bu yılki TÜYAP Kitap Fuarı etkinliklerine José Bové katılmasaydı eksik kalacaktı. İletişim Yayınları'nın davetlisi olarak, "Küreselleşmeye Karşı Küresel Hareketler" konulu panele katılan Fransız köylü uzun bıyığı, ciddi duruşu, içten ve doğal söylemiyle dinleyicilerin kendisini daha bir yakın hissetmesini sağladı. Siyanürle altın işleyerek bölgelerini tehdit eden çokuluslu Eurogold şirketine karşı yıllardır hem yargı yoluyla hem sokakta mücadelelerini sürdüren Bergamalı köylülerin panelin düzenlendiği salona yaptıkları "baskın", hem panelistleri hem de dinleyicileri duygulandırdı. Hınca hınç dolu salonda kopan alkışlar dünyanın farklı yerlerinde büyük çaplı şirketlerin insan sağlığını tehdit etmek pahasına giriştikleri yatırımlara balta vuran Bové ve Bergamalılara idi.
Yakın geçmişte yapılan bir toplantıyla ilgili olarak Bové dünya kamuoyunu uyarıyor:
"26 Eylül 2000'de Güney Hindistan'da yapılan bir ticari toplantı sırasında büyük gıda şirketleri Asya'yı teslim alacak pirinç politikalarını tespit etti. Darbe pirince, çünkü pirinç bu kıtada tüketilen en önemli tarım ürünü durumunda."
'Umudu küreselleştirmek' için
Panel sonuçlanmadan önce José Bové iki parmağını havaya kaldırıyor ve son sözlerini söylüyor:
"Bir, global düşünelim, yerel hareket edelim; iki, umudu globalleştirmek için mücadeleyi globalleştirelim." José Bové'nin yakında İletişim Yayınları arasında yerini alacak olan kitabının başlığında bu mücadelenin gerekçesi çok iyi belirtiliyor: "Dünya Satılık Değildir"
www.evrensel.net