'Ülkenin kaderine el koymalıyız'

Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, IMF dayatmaları nedeniyle ülkenin talan edildiğini, emekçilerin ise sefalete mahkûm edildiğini belirterek, tüm işçi ve emekçileri parti çatısı altında birleşmeye çağırdı.

'Ülkenin kaderine el koymalıyız'
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, IMF dayatmaları nedeniyle ülkenin talan edildiğini, emekçilerin ise sefalete mahkûm edildiğini belirterek, 57. hükümetin emek karşıtı uygulamalarına karşı, ülkenin kaderine el koymak için, tüm işçi ve emekçileri parti çatısı altında birleşmeye çağırdı.
Halk toplantısına yoğun katılım
IMF programı ve hükümetin emek karşıtı uygulamalarına karşı başlattığı gezi çerçevesinde önceki gün Adana'ya gelen EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, dün düzenlenen toplantıyla 400'ü aşkın işçi ve emekçiye seslendi.
TEKSİF Adana Şubesi'nde yapılan halk toplantısına, başta grevdeki EXSA işçileri olmak üzere, direnişlerini başarıyla sonuçlandıran Çukobirlik işçileri, ambar işçileri, Şehut Erkut, 19 Mayıs, Yamaçlı, Karşıyaka gibi mahallelerde oturan Kürt emekçileri, Şakirpaşa ve Meydan semtlerindeki emekçiler, çok sayıda kamu emekçisi, üniversite, dersane ve lise öğrencileri, birçok işyerinden işçiler ve temsilciler katıldı.DİSK Adana Bölge Temsilcisi Yusuf Yürekli, DİSK/Tekstil Örgütlenme Daire Sekreteri ve Teksa Şube Başkanı Nazmi İncesoy ve Teksa Şubesi'nin diğer yöneticileri, Genel-İş 6 No'lu Bölge Sekreteri Hasan Cinbaş, Genel-İş 2 No'lu Şube Başkanı Cebrail Dağhan, TÜMTİS Şube Başkanı Erol Dolaşır, TÜMTİS Mali Sekreteri ve EMEP GYK Üyesi Halil Çekin, İHD Şube Başkanı Şehmuz Kaya, Çevre ve Tüketicileri Koruma Derneği Yönetim Kurulu Temsilcisi, Eğitim-Sen Şube Sekreteri, ÖDP Adana il Başkanı Yusuf Tek, çok sayıda kitle örgütü ve oda yöneticisi de toplantıya katıldılar.
Türkiye'nin tablosu
Levent Tüzel, toplantıda yaptığı konuşmada, 57. hükümetin işçi ve emekçi karşıtı politikaları hayata geçirmekte en kararlı hükümet olarak tarihe geçtiğini belirterek, 500 bin emekçinin tepkisine rağmen mezarde emeklilik yasasının çıkarıldığını, vatansever olduğunu iddia edenlerin uluslararası tahkim ile ülkeyi yabancı şirketlere parsellediğini, kamu kuruluşlarının belli rant çevrelerine haraç mezat satıldığını belirtti. Tarım reformu adı altında uygulananların, tarım üreticilerini daha da bitirdiğini ifade eden Tüzel, tarımda kendi kendisine yeten bir ülke konumundaki Türkiye'nin artık buğdayı, pamuğu, dışardan aldığına dikkat çekti.
İşçilerin ise asgari ücretle, sigortasız, sendikasız bir şekilde çalıştırılmaya mahkûm edildiğini, kamu emekçilerine yüzde 10 maaş artışı reva görüldüğünü, gençliğin okul kapılarından geri döndüğünü anlatan Tüzel, 2-3 milyonluk sermaye çevresinin ve rant grubunun ise ülke kaynaklarını talan ederek, bankaların içini boşalttığını, ülke bütçesini hortumladığını söyledi.
Gerçek demokrasi için
Herkesin bu tablonun farkında olduğunu, düzen partilerinin de bu olumsuzlukları dile getirdiğini ama çözümü daha fazla kemer sıkma ve emperyalistlerle anlaşma yapmakta gördüklerini, çünkü kendilerinin çıkarlarını da orada gördüklerini ifade eden Tüzel, şunları söyledi: "Bizim partimiz tam da burada diğer partilerden ayrışmaktadır. Biz çözümün, değiştirici gücün işçilerde, emekçilerde olduğunu söylüyoruz. Tüm işçi ve emekçilerin sağ-sol, Türk-Kürt demeden birleşmesini, ülkenin bu gidişatına dur demesini istiyoruz. Ülke ancak bu güç sayesinde düze çıkar."
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın da Adana'da olduğunu ve ama onun emekçilere seslenmek için değil, termik santral açmak için geldiğini söyleyen Tüzel, "Mesut Yılmaz'ın santral açılışı yaptığı saatlerde santrale tepki gösteren emekçiler coplanıyor. Hem de demokrat olduğunu ve Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne sokacağını söyleyen Yılmaz'ın gözü önünde. Bunların demokratlığı ancak bu kadardır. Bunların demokratlığı, kendilerini protesto eden emekçileri tartaklamak ve içeri atmaktan ibarettir" dedi. Levent Tüzel, gerçek demokrasinin alınteri harcayan, emek kavgası veren ve ona ihtiyaç hisseden işçi ve emekçilerle geleceğini söyledi.
Toprak onların, ırgat bizim
Genel kongresini yapan MHP'nin de emekçilerin vatanseverlik duygularını istismar ederek ve özelleştirmeleri durduracağını söyleyerek iktidara geldiğini hatırlatan Tüzel, MHP'nin şimdi de "Ya sev ya terk et", "Biz ülkemizi karşılıksız sevdik" söylemleri ile halkın tepkisini dindirmeye çalıştıklarını kaydetti. CHP'nin de özelleştirmeci olduğunu söyleyen Tüzel, POAŞ'ta, Telekom'da hisse kapma çabasında olan CHP'nin kendi iç kavgasından başını kaldıramadığını dile getirdi.
İsrail ve ABD ile Türkiye'nin yaptığı anlaşmalara da değinen Tüzel, emperyalistlerle yapılan anlaşmaların bir an önce iptal edilmesini istedi. ABD ve İsrail ile yapılan siyasi anlaşmaların ticari anlaşmalarla taçlandırıldığını belirten Tüzel, "İsrail ve ABD gelip Çukurova'da, GAP'ta arazi satın alıyor. Bizim üreticilerimizin ise ırgat olması isteniyor. GAP'ın tüm nimetleri emperyalistlere peşkeş çekiliyor" dedi.
Levent Tüzel tüm emekçileri, başlattıkları kampanyaya güç vermeye, kendi kaderlerini ellerine alarak talan ve yolsuzlukları önlemeye çağırdı.
Sendikacılardan teşekkür
Daha sonra söz alan sendika ve kurum temsilcileri, ülkedeki sorunların çözümünün işçi ve emekçilerin birleşik mücadelesi ile olacağını vurguladılar. DİSK Adana Bölge Temsilcisi Yusuf Yürekli, EMEP Gelen Başkanı'nın konuşmasının ardından söylenecek çok şeyin olmadığını, artık sıranın icraata geldiğini ifade ederek, EMEP'e, gerek grevdeki EXSA işçilerine verdiği destekten gerekse de IMF karşıtı kampanyadan dolayı teşekkür etti.
ÖDP İl başkanı Yusuf Tek ise EMEP'in başlattığı IMF ve 2001 bütçesi karşıtı kampanyayı taktirle karşıladıklarını ve bu kampanyayı ortak sürdürmek gerektiğini söyleyerek, başta ÖDP olmak üzere EXSA işçilerine Adana kamuoyunun verdiği desteğin yetersiz olduğunu ifade etti.
www.evrensel.net