Eğitimin sorunlarını 12 yıl da çözmez

Milli Eğitim Bakanı Bostancıoğlu'nun, 8 yıllık kesintisiz eğitimin koşulları sağlanamamışken 12 yıl kesintisiz eğitimi gündeme getirmesine Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitimciler Birliği'nden tepki geldi.

Eğitimin sorunlarını 12 yıl da çözmez
Neslihan Demir
Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun, zorunlu eğitimin, altyapı hazırlıkları yapılmadan 12 yıla çıkarılmasını gündeme getirmesine tepki gösteren Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, "8 yıllık eğitimde bile koyulan hedefler hayata geçirilememişken, 12 yıllık zorunlu eğitim, sorunları çözmez" dedi. Bakan Bostancıoğlu'nun açıklamalarını ve 8 yıllık eğitimi sürecini gazetemize değerlendiren Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, eğitim sorunlarının zaman uzatmalarla çözümlenemeyeceğini belirterek, "Bilimsel, kaliteli, kaynak sorunları çözülmeden, anadilde ve parasız eğitimin koşulları sağlanmadan, 12 yıllık zorunlu eğitim ülke ihtiyaçlarına göre verilmiş bir karar olamaz" dedi. 28 Şubat süreciyle özellikle ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda bir yeniden yapılanmanın söz konusu olduğunu kaydeden Dinçer, eğitim ve öğretim sisteminin de, bu siyaset dengesine oturtulmuş bir çerçeve olduğunu vurguladı.
Altyapısı hazır değil
Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasının ülkenin realitesi ve ihtiyaçlarına göre gündeme getirilmediğini kaydeden Dinçer, eğitim sorunlarını görmezden gelip üzerini örtmek için böyle bir suni gündem yaratılmak istendiğini söyledi.
Birçok okulda 8 yıllık eğitime geçişin koşullarının hâlâ tam olarak sağlanamadığını vurgulayan Dinçer, şöyle konuştu: "Halen köylerin büyük bir bölümünde okul ve öğretmen açığı kapatılamamıştır. Okulların çoğunda 12 yıllık eğitimin alt yapısı hazır değildir. Sınıfları nasıl 30 kişiye düşürürüm, öğretmen açığını nasıl kapatırım, yetiştirilen öğretmenlerin kalitesini nasıl yeterli hale getiririm diye düşünmek yerine, eğitime ayrılan payı iyice azaltanlar eğitimi kendi arka bahçeleri haline getiremezler. Eğitim kamusal bir haktır. Bütün yurttaşların yararlanabileceği parasız ve bilimsel eğitimin koşuları hazırlanmadan, 12 yıllık zorunlu eğitime geçiş yine eğitim emekçilerini, öğrencileri ve velileri zor durumda bırakacaktır." Sendika olarak bilimsel, tarafsız ve anadilde eğitim hakkının herkese sağlanması gerektiğini savunduklarını belirten Dinçer, eğitime katkı payının 10 yıl daha uzatılacak olmasının hiçbir sorunu çözmeyeceğini kaydetti. Bu gündemin birtakım dayatmaların sonucu olarak doğduğunun altını çizen Dinçer, "Altyapı sorununu çözmeden böyle bir uygulamaya gidilerek insanların geleceğiyle oynanıyor" dedi.
'Önce 8 yıl değerlendirilsin'
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan da, 8 yıllık zorunlu eğitimin her yönüyle değerlendirilmesi ve aksayan yönleri giderildikten sonra 12 yıl uygulamasıyla ilgili planlamanın yapılması gerektiğini ifade etti. Özcan, fiziki mekânlar oluşturulmadan, öğretmen ihtiyacı karşılanmadan, araç-gereç temin edilmeden öğrenim süresinin uzatılmasının yanlış olacağını dile getirdi.
Eğit-Der Genel Başkanı Mustafa Gazalcı, zorunlu eğitimin zaman geçirmeden 12 yıla çıkarılması gerektiğini savundu. Gazalcı, yaptığı yazılı açıklamada, çağı yakalamanın koşullarından birinin de çocuklara daha nitelikli ve uzun eğitim vermek olduğunu ifade ederek, ileri ve çağdaş ülkelerde 12 yıl veya daha uzun süreli zorunlu eğitim verildiğini kaydetti. Gazalcı, "Nüfus yönünden bir çocuklar ülkesi olan Türkiye'de gereklerini yerine getirmek koşuluyla 12 yıllık zorunlu eğitime zaman geçirmeden geçilmelidir" dedi.
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir Sen) Genel Başkanı Niyazi Yavuz ise, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması tartışmaları konusunda, "Eğitim ciddi bir iştir. Eğitim sistemleri yaz-boz tahtası değildir" dedi. Yavuz, yaptığı yazılı açıklamada, sekiz yıllık zorunlu eğitimin, eğitim sistemini "felç ettiğini" savunarak, gerekli altyapı hazırlanmadan yeni bir değişikliğe gidilmesinin, eğitim sistemini "kaosa" sürükleyeceğini kaydetti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


KKTC'de 41 örgütten Meclis'te protesto
"Sosyoekonomik reform"a karşı bir araya gelen 41 sivil toplum örgütü eylemlerini, siyah kıyafetlerle meclis oturumuna katılarak devam ettirdi.
Önceki sabah siyah kıyafetlerle meclis oturumuna katılan çok sayıda sendika ve diğer kitle örgütü temsilcileri burada meclis oturumunu izlediler. Oturum sonunda ellerindeki yazılı basın açıklamasını da dağıtan temsilciler, IMF reçetesinin Türkiye'de dayattığı poitikaların aynısının Kıbrıs Türk Toplumu'na dayatılmaya çalışılmasının bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmadığını belirttiler. 41 örgütün imzasıyla yapılan ortak açıklamada, "UBP-TKP hükümeti 21. yüzyıla girmeye çalıştığımız bugünlerde Ankara patentli paketi yürürlüğe koymak inadını sürdürmektedir.
Ekonomnik istikrar paketi adı altında dayatmacı yıkım paketinin bu topluma çare olmayacağı aylardır toplumun gündemindedir. Halkımızın meydanlarda pakete karşı iradesini ortaya koymasına karşın koalisyon hükümeti, 'Biz bu paketi uygulayacağız' diye bağırmaktadırlar" denildi.
Açıklamaya şu örgütler imza attı: CTP, YBH, KTÖS, KTOEÖS, DEV-İŞ, DEVRİMCİ GENEL-İŞ, EMEK -Ş, BES, TÜRK-SEN, KTAMS, KTMMOB, EL-SEN, TEL-SEN, BASIN-SEN, BEL-SEN, TIP-İŞ, YÖN-SEN, KOOP-SEN, GÜÇ-SEN, DAÜ-SEN, PEY-SEN, ÇAĞ-SEN, Mağusa Türk Genel-İş Sendikası, K.T. Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, K.T. Hayvan Üreticileri Birliği, YKB, Kıbrıs Türk Sanatçı ve Yazarlar Birliği, Haklar ve Özgürlükler Derneği, Girne Halk Sanatları Derneği, Kıbrıs'ta Sosyalist Gerçek, EKİM Kültür-Sanat Derneği, Kıbrıs Sanat Derneği, Barış Derneği, Barış ve Demokrasi İnisiyatifi, KIB-YAY, Naci Talat Vakfı, Kutlu Adalı Vakfı, Barış ve Federal Çözüm için Kadın Hareketi, Kadın Araştırmaları Merkezi, Kıbrıslılar Bilim, Eğitim, Sağlık ve Dayanışma Derneği (KIBES) Gençlik Merkezi.
www.evrensel.net