Bağımlı bir ülkede yaşıyoruz

Bağımlı bir ülkede yaşıyoruz

Cumhuriyet'in kuruluşunun 77. yılında kutlamalar yapıldı, bağımsızlık nutukları çekildi. Ancak törenleri izlemeye gelenler bile Türkiye'nin bağımsız olduğuna inanmıyor.

Bağımlı bir ülkede yaşıyoruz
Muzaffer Özkurt - Neslihan Demir
Tören alanlarında yapılan bağımsızlık nutuklarına karşın, törenleri seyretmeye gelen halk, ülkemizin ekonomik olarak dışarıya bağımlı olduğunu söylüyor. IMF'den kredi alabilmek için onların her dediklerini uygulamak zorunda kaldığımızı söyleyen insanlar, bu durumun nedeni olarak ise şimdiye kadar gelmiş olan yönetimleri gösteriyorlar.
Tören alanına çocuklarıyla gelen ev hanımları Didem Yavaşoğlu ve Olcay Topçu, ülkenin dışarıya bağımlı kılındığını ve bu durumun kolay çözülemeyeceğini belirttiler. Yavaşoğlu, 29 Ekim'in Cumhuriyet'in kurulduğu ve bağımsızlığın ilan edildiği bir gün olmasına karşın, IMF ve hükümet arasındaki ilişkilerin ülkenin bağımsız olmadığını gösterdiğine dikkat çekti. Topçu ise, "Bu saçma bir durum" diyerek IMF ve hükümet arasındaki ilişkilere tepki gösterdi ve "Türkiye'yi çok kötü bir duruma getirdiler" dedi.
Çelik eşya üretiminde çalışan Bayram Topçu "Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar dışarıya bağlı olduğumuz için Cottarelli'nin söylediklerini yapmak zorunda kalıyoruz" diyerek söze başlıyor. "Biz yapamadığımızdan adamlar gelip ekonomiyi düzeltmeye çalışıyorlar. Zamanında gelip biz uçak yaptığımızda adamlar daha ucuza veririz dediler. Bunu her alanda yapıp kendilerine bağladılar. Bunun nedeni de güçsüz bir ülke olmamız" diyen Bayram Topçu, bu uygulamalarla durumun düzelebileceğine inanmadığını belirtiyor. Şu anda dışa bağımlılığımızın sürdüğüne dikkat çeken Topçu, bıçak gibi kesin kararların alınıp bu durumdan kurtulmak gerektiğini kaydederek "Böyle olmayınca gelip memur maaşını bile yabancılar belirliyor. Benim parama yabancılar karışıyor. Bunun nedeni de biraz kredi alabilmek için takla atıyoruz ve adamların her istediklerini yapıyoruz. Onlar da her şeye el atıyorlar" dedi.
Tören alanına gelen ailelerden birisi de Zeynep ve Galip Serbest çifti. Zeynep Serbest ev hanımı, Galip Serbest ise tekstil işinde çalışıyor. İlk sözü alan Galip Serbest, "Biz aksaklıkları düzeltemeyince gelip yabancılar düzeltmeye çalışıyor" diyor ve ekliyor: "1948'den önce Cottarelli yoktu. Neden bundan sonra oldu? Güçlü bir yönetimimiz olsaydı böyle olmazdı. Şu an ülkemiz bağımsız değil. Sebebi de kendi zayıflığımız".
Zeynep Serbest de sorunun kaynağının yönetim eksikliğinde olduğunu belirtiyor ve "Biz yönetemeyince gelip başkaları yönetiyor ve onların her dediğini yapıyoruz. Bağımsızlık şimdiye kadar gelen yönetimler yüzünden kaybedildi" diyor.
Sultan Süleymanlar bu hale getirdi
Memur emeklisi Uğur Akçam hükümetin ekonomi uygulamaları ile bağımsızlığı kutlamamızın birbirine uymadığını dile getiriyor. "Türkiye'nin şu an ekonomik olarak bağımsızlığı yok. Bir ülkenin iyi duruma gelmesi için kalkınması gerekiyor. Yapılan planlamalar buna yönelik değil" diyen Akçam sözlerine şöyle devam ediyor: "Şimdiye kadar Sultan Süleymanlarla bu güne kadar bizi yöneten 'Beyler' getirdi bu duruma. Daha yeni banka olayları çıktı. 410 trilyondan bahsediliyor. Ben 28 sene çalıştım bu kadar parayı sayamam. Bu adamlar kim bu paraları alıyorlar! Bu sadece güncel bir örnek, geçmişe dönersek uzun bir liste çıkar. Mesela Cavit Çağlar kim? Bunu açıklasınlar. Bu yüzden ekonomi bu hale geldi. Bu yüzden dışa bağımlıyız."
Yönetenler kukla
Lise öğrencisi Nurdan Yıldırım bağımsızlıktan söz edildiği bir günde, Cottarellilerin ekonomiyi belirlemesinin kabul edilemez olduğunu belirtiyor. Yöneticilerin birer kukla haline geldiğini vurgulayan Yıldırım "Bir yandan ülkenin bağımsız olduğunu söyleyip, bir yandan ülkenin sömürülmesine izin veriyorlar" diyor.
Nurdan Yıldırım'ın annesi Nezahat Yıldırım ise ülkenin sömürüldüğünü dile getiriyor ve "Bankaların özelleştirmesi de ne kadar bağımsız olduğumuzu gösteriyor! Bizim uyanıklar yeteri kadar yedi, biraz da yabancılar yesin" diyor.
Ev hanımı Muazzez Özer, Türkiye ekonomisine yabancı ülkelerin ve kuruluşların müdahalesini istemediğini söylüyor. "Ama maalesef buna mecburuz. Bizim torunlarımız bile borçlu doğacak. Bu da onlara bize müdahale etme hakkı veriyor. Bunun çözümü için ekonomiyi düzeltmek zorundayız" diyen Özer, gerekli atılımları yapıp, kültürel ve bilimsel açıdan eğitimimizi tamamladığımız zaman bağımsız hale gelebileceğimizi aktarıyor.
www.evrensel.net